AVARE KASNAĞI ÇÖZEMEDİK YILLARCA

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Yozgat köylüsü, 1950'li yıllardan sonra traktörle tanıştı. 

Bunlardan bir tanesi de Ahmet Büyüksoy dedemdir. 

Ben doğmadan önce Massey Harris traktörü satın alır. Köyüne getirir. 

O günlerde traktörün dilinden anlayan olmadığı gibi traktörü kullanacak ehliyete haiz sürücüde yok.

Traktör köy gelince bütün köylü; genç, ihtiyar, kadın, kızlar başına toplanmışlar. 

Hayretle bakarlar ki, dedemde inceliyor. Bakıyor ki ön tekerlekler küçük arka tekerlekler de büyük. 

Dedemin, "Eyvah! eskiden büyükler önde, küçükler arkada giderdi. Şimdi dünya değişmiş, tam tersi olmuş" dediği meşhurdur.

O gün ki traktörlerin yan tarafına monte edilmiş boşa dönen bir kasnak vardı. Ona da güzel bir isim vermişler, avara kasnak. İniş inerken öne döner, yokuş çıkarken de arkaya dönerdi. Bu kasnağın ne iş yaptığını Yozgat köylüsü o günlerde bilemiyordu. 

Aynı traktörün arkasına tahtadan yapılmış, sapı saman yapmak için döven diye alet takarlardı. Bunun için günlerce, aylarca uğraşırlardı.

1975'li yıllarda patos diye bir aletle tanıştı çiftçilerimiz. 

O avare dönen kasnağa bir kayışla patosu bağlıyorsunuz, harmandaki sapı saman yapıyor döven yerine. 

O gün modern olmasına rağmen oda yorucu ve hantaldı. 

Meğer o traktörlerde dönen avare kasnak neler yaparmış da haberimiz olmazmış. 

Sapı saman yapar tanesini de ayırır, kuyudan su çeker, enerji üretir, kompresör vazifesi yapar vs. 

Bugün bile bilemediğimiz başka işleri de yapar. 

Sadece traktör mü? 

Hayır! Makineleşme adına, elektronik eşyalar adına ne gibi yenilikler çıksa yıllar sonra bize ulaşır. 

İçerisinde bir sürü versiyonlar olmasına rağmen biz ancak işimize yarayan birkaç tanesini bilebiliriz. 

Onu da zar zor kullanırız.

İşte bunlardan bir tanesi de güneş enerjisidir. İlk defa 1975 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde uygulamaya konulmuş, aynı traktörde olduğu gibi 20 yıl sonra da ülkemizde yaygınlaşarak kullanılmaya başlamıştır. 

1985'li yıllarda Konya'da üretilen güneş enerjisinden ticaret yapmak amacıyla 5 adet getirip depomuza koyduk. Reklam olsun diye de, iş yerimizin önündeki cadde ortasına kurumunu gerçekleştirdik, vatandaşa göstermek için. 

Bir yaz günü 2 saat sonra 60 derece sıcak su elde ettik. 

Vatandaşlar başımıza toplandı. 

Hayret içinde musluğu açıyorlar, suyun kaynadığını görünce bu suyu neyle kaynattığımızı soruyorlardı.

Onlara teknik bilgiler veriyorduk. 

"İyi de bu Antalya'da olur fakat Yozgat'ta olmaz" diyorlardı. 

Neticede Yozgat'ta 1 yaz sezonunda 1 tane bile satamadık. Menfi propaganda yüzünden. 

1 yıl sonra Nevşehir'den bir müşterimiz geldi, ucuz bulduğu için aldı. Gerisini iade ettik. Yozgat'ta bunu başaramadık. Bırakın başkasına satmayı, kendi evlerimize bile yıllar sonra alıp takabildik.  

Niye? Derseniz. Biz yeniliklere hep böyle karşı geldik. 

Bugün çatılara baktığınızda bırakın şehir merkezini, köylerimizde bile enerji monte edilmeyen bir tane çatı göremezsiniz.

Ahir kelam: Yenilikleri kolay kabul edemiyoruz. 

Önce duyuyor inanasımız gelmiyor. Sonra görüyoruz aklımıza yatarsa bizde alıyoruz. 

Eh ne yapalım anlayışımız işte budur, diyorum. 

Vesselam.

20 Ağustos 2021 Cuma tarihinde eklendi ve 503 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız