MAHSUL ÇİFTÇİYİ MEMNUN ETMİYOR

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Yozgat'ın hububat hasadı mercimekle başlar arpa, buğday arkasından nohut daha sonrada ay çiçeği ile sonlanır.

Yerköy Sekili ovasından başlayan hasadın kaldırma işi başladığıyla bittiği bir oldu. Çiftçiler umduğunu bulmadılar.

İlkbaharda yağmur yağmadı. Sekili gibi taban araziler susuzluğa tahammül edemiyor. Ekili alanlar birden kurumaya başlıyor.

Son yıllarda mevsimlerin bir buçuk, iki ay gibi ileriye kaydığı söyleniyor.

Yüksek kesimlerde mayıs ortalarında başlayan yağmurlar yağdıysa da mahsulü kurtarmaya yeterli olmadı. Buralarda da yer yer yangınlar oldu.

Bu sene tüm Yozgat genelinde ne arpa ne buğday ne mercimek hasadı beklenen düzeyde olmadı.

Görüştüğümüz bazı çiftçi dostlarımızdan aldığımız bilgiye göre "unluğumuzu avuçladık, avare kasnağa döndük" diyorlar.

"Yaptığımız masrafın karşılığını bile alamadık. Tarım girdilerinin pahalı oluşu, mazot, gübre, tohuma verdiğimiz paralara mı yanalım, bütün bir yıl ümitle beklediğimiz ama elimizin boşa çıktığı, borçları ödeyemediğimize mi yanalım?" diyorlar.

Geçtiğimiz gün bahçemizin önünden geçen yolda traktörlerin biri geliyor diğeri gidiyordu. Arazide biçerdöverler çalışıyor. 

Çıkan mahsulü de traktörlerde taşıyordu. Traktörcünün birisi ile görüştüm.

"Haydi, Allah bereket versin. Mahsulünüz iyidir inşallah" dedim de "Abi maalesef umduğumuzu bulamadık. Ama şükür olsun ne yapalım" dedi. "Hiçbir tarladan traktör dolusu mahsul alamıyoruz." Bende kendilerine nasihat babında "Canınız sağ olsun" diyerek gönlünü almaya çalıştım.

Görülen o ki bu yıl ambarlarımız dolmayacağa benziyor. Sağlık olsun.

Aynı zamanda sadece buğday, arpa, mercimekle kalmıyor, hayvanlarının yiyeceği samanı bulmakta da zorlanıyor çiftçiler.

Yine bazı köylüler diyorlar ki, "Bu gidişle bizi zor günler bekliyor. Hadi buğdayı devlet ithal ediyor. Samanı da ithal edersek anası danasını geçecek. Ne yapacağımızı şaşırttık. Çaresiziz. Devletimizin elimizden tutmasını, borçlarımızın tehir edilmesini, faizlerinin silinmesini bekliyoruz."

Ben hatırlıyorum, büyüklerimiz böyle zamanlarda ekinleri biçerdövere biçtirmezler, saman kaybımız oluyor diye ya tırpanla ya da orakla biçerlerdi.

Atalar boşa söylememişler; "Sakla samanı gelir zamanı"

İşte bugün samanı biriktirme, saklama zamanı olsa gerek.

Yapılacak hiçbir şey yok. Kaybeden her ne kadar çiftçimiz, köylümüz ise de esas kaybedenin milletimiz, devletimiz olduğu gerçeğidir.

Yetkililerin dünden daha çok bugün köylümüzün, çiftçimizin yanında yer alarak elinden tutmasın bekliyoruz.

Vesselam.

15 Temmuz 2021 Perşembe tarihinde eklendi ve 458 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız