BİNALARI GÜZEL FAKAT İÇİ BOŞ ÜNİVERSİTE

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Bildiğimiz gibi Yozgat'a bir üniversite kurulması yönünde en büyük gayret, bir hakkı teslim edelim ki iş insanı Erdoğan Akdağ'ındır. Yıllarca didindi, mücadele etti durdu. Neler yapmadı ki!

Mütevelli heyetleri oluşturdu. Başkanlıklarını yaptı, maddi desteğini de hiç esirgemedi. Şimdi ki kampus alanına ilk harcı koyan Yozgat'ta büyük kamuoyu oluşmasına sebep olan bir büyüğümüz, saygıdeğer bir iş insanımızdır. Kendisine sağlıklı, hayırlı uzun ömürler dilerim.

Üniversitemiz Kayseri Erciyes Üniversitesine bağlı olarak bünyesinde açılan bazı fakültelerle tedrisatına devam etti yıllarca.

2006 yılında Yozgat Üniversitesi ismiyle kuruluşu beklenirken birden bilecenimiz tarafından Bozok Üniversitesi olarak ismi tescillendi, kanunu da çıkartıldı.

Ne var bunda! Ha Yozgat Üniversitesi ha Bozok Üniversitesi.

Yozgatlıya kalsa üniversitenin adının Erdoğan Akdağ Üniversitesi olarak tescillenmesi isteniyordu. Eh! Bu hazım gerektirirdi. Olmadı!

Geçmiş mazide kaldı. O günden bu güne devletimiz tarafından büyük büyük fakülte binaları yapıldı. Yurtlar, yuvalar sadece devlet tarafından değil, iş insanlarımız tarafından da fakülte binaları yapıldığı biliniyor.

Şimdi orası koskoca bir kampus alanı oldu. Fiziki yapıya hiç diyeceğimiz yok. Yıllar önce binası yapılıp da içinde eğitim görülmeyen fakülte binalarımızda mevcut.

Son 15 yılda gelen, görev yapan rektörlerin ve yönetim kadrolarının çalışmalarına diyeceğimiz bir şey yok.

Ancak geldiğimiz an itibari ile Bozok Üniversitemiz istenilen düzeyde midir? İşte bu tartışılır.

Bugüne kadar kenevirin dışında ciddi manada dişe dokunur bilimsel bir çalışmanın yapıldığını görmedik, duymadık, şahitte olmadık.

Gönlümüz isterdi ki; üniversitemiz pandemi sürecinde keşke Covid-19 çalışmalarına katkı sağlayabilseydi fakat bırakın bu denli güncel ve önemli bir meseleye katkı sunmayı, kurulduğu günden bu yana Yozgat'ın sanayisine, tarımına, hayvancılığına, sanata, spora, şehirciliğin, ilmin ve bilimin gelişmesine yeterli katkıyı sunamadı.

Bozok Üniversitesi bünyesindeki İlahiyat Fakültesi binası külliye şeklinde iş adamı tarafından yaptırıldı. Aradan geçen birkaç sene sonra devlet tarafından kocaman bir bina daha yapıldı. İçinde de hiç tedrisat yapılmadı, bugüne kadar. Sadece boyaların rengi değişti.

Bin kişilik kız öğrenci yurdu binaları bloklar halinde yapıldı. Avam proje uygulamada yanlış oldu, yol üzerine geldi. Bina yıkılmadı ancak yeniden istimlak yapılarak anayolu yukarı aldılar.

Bir iki sene sonra binaların ısı yalıtımı unutulmuş olacak ki mantolaması sil baştan yeniden yapıldı.

Olan devletimizin, milletimizin parasına oluyor.

Buna şöyle de diyebiliriz; ne de olsa yırtılan tüfekçi Bekir'in yakası.

Yaklaşık 3 yıl öncesinde bizi ziyarete gelen İletişim Fakültesi Dekanı, Bozok  Üniversitesi bünyesinde Radyo ve Televizyon Bölümünde yayın yapılacağını, hem de 3 ay içerisinde faaliyete geçeceğini bildirmesine rağmen bildiğim kadarıyla 3-4 tane dekan değiştiği halde bir arpa boyu mesafe alınamadı.

Ne anlatıyoruz? Sözünde durmayan, sözüne güvenilmeyen, ilmi araştırmaların bünyesinde yapılamadığı bir üniversiteden bahsediyoruz.

Yanlışımız varsa rektörümüz açıklasın lütfen. Bugüne kadar kendir dışında bir faaliyet göremedik. Şimdilerde de ümidini Sorgun'da kurulan Veterinerlik Fakültesi'ne kanalize etmişe benziyor.

Varsın devletin parasıyla oraya da güzel güzel binalar yapılsın. Alet işlesin el övünsün diyorum. Vesselam.

12 Temmuz 2021 Pazartesi tarihinde eklendi ve 568 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız