AMMAR BİN YASİR

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

"İliklerine kadar iman ile dolu adam!" Yasir bin Ammar Yemenden Mekke'ye gelip yerleşmiştir. İlk Müslümanlardan birisidir.

Fakir bir ailenin çocuğudur. Peygamberimiz, İslam'ı gizli gizli tebliğ etmektedir O'nu görmek isteyenler Erkam'ın evine gelmekte, O'nunla görüşüp konuştuktan sonra da çoğunlukla iman ederek ayrılmaktadırlar.

Müslümanlığı ilk kabul edenler arasında, Hz. Hatice, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ali, Hz. Zeyit, Bilal, Habbab, Suheyb, Ammar ve annesi Sümeyye hanımdır.

Peygamber s.a.v halkı açıktan imana çağırmaya başlayınca, müşrikler, kimsesiz Müslümanlara eziyet ve cefa etmeye başladılar.

Ebu Talib hayatta iken, müşrikler, Resul-i Ekrem'e kötülükte bulunamazlardı. 

Ashab dan tanınmış kimselere de kavimlerinin himayesi ve aşiretlerinin kalabalık oluşu sebebiyle, istedikleri gibi eziyet ve cefa edemezlerdi.

Yeni Müslüman olmuş fakir gariban kişileri cebir ve şiddet uygularlar, işkence ederlerdi.

Müşrikler Ammar'ı yalnız yakaladıkları zaman Mekke kayalıklarına götürürler, elbiselerini çıkarıp, demir gömlek giydirirler, günün sıcağında kızmış taşlarla, bazen de sırtını ateşle dağlar, kızgın güneş altında aç ve susuz bırakırlardı.

Bazen de baş aşağı kuyuya sarkıtırlar suda boğmak isterlerdi. Daha değişik işkence türlerini kimsesizler üzerinde uygularlardı. 

'Atalarımızın ilahları olan Lat ve Uzzaya tap kurtul! Yoksa seni bu şekilde öldüreceğiz' diyerek tehdit eder, işkencelerine devam ederlerdi.

Onlar da; 'derimizi yüzseniz, etimizi dilim dilim doğrasanız sizi dinlemeyiz. Allah'tan başka ilah yoktur. Muhammed s.a.v O'nun kulu ve Peygamberidir' derlerdi.

Bir gün Peygamberimiz onların yanından geçerken; "Ey Yasir ailesi! Sabredin, yeriniz cennettir " buyurdu.

Anasını ve babasını gözlerinin önünde akıl almaz bir şekilde değişik işkenceler altında kaybeden Ammar, bir taraftan bu acı ile kıvranırken, diğer taraftan müşriklerin işkenceleri altında inliyordu.

Yapılan eziyetlere artık dayanamayacağını anladığı bir anda, müşriklerin teklifini kabul ederek, "Muhammed'den hoşlanmadığı; müşriklerin ilah olarak kabul ettikleri Lat ile Uzza'nın iyiliği" konusunda bazı sözler söylemek zorunda kalır.

Bunun üzerine müşrikler onu bırakıp giderler. Onlar gittikten sonra Ammar (ra), kendini tutamaz ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar.

Öyle ki, elbisesi gözyaşlarından ıslanmıştır Resul-i Ekrem (as) onun bu halini görünce, "Kâfirler seni suya mı attı?" demekten kendini alamaz. Ammar (ra ) olanları tek tek anlatıp "Perişan oldum ya Rasulallah!" deyince efendimiz sorar: "Kalbini nasıl buldun?"

Ammar cevap verir: "İman ile dopdolu"

Bunun üzerine efendimiz şöyle buyururlar: "Eğer bir daha seni yakalarlarsa, aynı şekilde davran!" İşte bu olay üzerine Allahu Teâlâ şu ayeti indirmiştir:

"Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr ederse, kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkara) zorlanan başka-fakat kim kalbini kafirliğe açarsa, işte Allah'ın gazabı bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır " (Nahl/106)

Hz. Ömer (ra), Ammar'ı vali tayin etti ve şöyle bir mektup yazdı: "Ammar'ı size emir, Abdullah bin Mesud'u vezir ve muallim olarak gönderdim. Onlar Muhammed ashabının seçkinlerindendir; onlara uyun!"

Hz. Ali (ra) ile birlikte Cemel ve Sıffin savaşlarına katıldı. Sıffin gününde içecek bir şey istedi. Süt getirildiğini görünce:

"Rasulullah, dünyada son içeceğin şey süt olacaktır buyurmuştu " dedi ve sütü içti.

O gün şehit düşünceye kadar savaştı. Mübarek bedeni yere serildiğinde 94 yaşında idi. Hz. Peygamber (as) hayatta iken:

"Sana müjdeler olsun ya Ammar! Seni azgın bir topluluk öldürecektir" buyurduğu için, Ammar bin Yasir'in şehit düşmesi birçok kişinin uyanmasına vesile olmuştur.

Hz. Ali (ra) Efendimiz'in kıldırdığı cenaze namazından sonra, şehit olduğu yerde defnedildi.

Allah Ammar gibilerin şefaatine bizleri nail etsin diyorum.

 Vesselam.

7 Haziran 2021 Pazartesi tarihinde eklendi ve 595 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız