ÇOCUKLARIMIZ VE NAMAZ

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

  Anne ve babalar olarak çocuklarımız, Allah'ın bize verdiği bir nimettir. Ayrıca bir imtihan vesilesi kılarak verdiği emanetlerdir.   

Hiç bir çocuğun 'sahibi' anne ve babası olmadığı gibi yetiştirilmesi ve sorumluluğu da anne, babasıyla sınırlı değildir. İslam fıtratı üzerine yaratılıp, hiç bir şekle girmemiş tertemiz bir toprak gibidir çocuklar, o temiz toprağa hangi tohum ekilirse onun mahsulü alınacaktır.

   Müslüman aileler için günümüz de cami ve çocuk birbirine yakınlaştırılmalıdır !

   Cami ve çocuk, şu fani dünya da birbirine en çok yakışan bir kaç şeyden biridir. Camiler ihtiyarlardan bile belki daha çok çocukların merkezi olmalıdır. Cami bahçeleri, çocuklar için oyun sahası, şadırvanlar bir avuç su içmek için uygun yerler olmalıdır.

Bu tavsiyelerimiz içinde bulunduğumuz pandemi günlerinde yasakların olmadığı zamanlarda geçerlidir.

Bu konuda yüksek hassasiyet göstermemiz gerekiyor. Zira yaz günlerinin yaklaştığı bu tarihlerde, sokakta oynayan çocukların su içmek için geldikleri cami bahçesine sokulmadıklarını hemen herkes ne yazık ki biliyor. Cami görevlilerinin, kirlenmesin diye çocukları şadırvandan ve avludan uzaklaştırıldığını, hepimiz çocukluğumuz dan çok iyi biliyoruz.

   Cami görevlilerinin bu hususta uyarılması gerekiyor. Cami dernekleri, futbol ve masa tenisi turnuvaları gibi sportif etkinlikleri bizzat kendisi organize etmesi gerekirken, çocuklara çıkarılan engeller anlaşılır gibi değil.

   Hac farizasını veya umre ibadetini yapmak için Kabe'ye giden insanlarımız oradaki gördükleri manzarayı hatırlayanlar orada çocuklar için , engelli insanlar için her türlü hizmetlerin yanında hoş görü ortamında kadın, kız, yaşlı, ihtiyar bilhassa küçük çocukların her türlü oyunları müsamaha ortamı içerisinde oynadıklarını, tebessüm ederek gördüğümüz halde maalesef orda hoş görü ortamında karşılaşılan şeyler, bizde farklı karşılanıyor.

   Mescit merkezli bir medeniyetimiz var !

   Mescit merkezli bir medeniyetin evlatları olarak camileri bugün, yalnızca ihtiyarlara has yerler olarak görüyor ve gösteriyor olmamız fazlasıyla üzücüdür. Hiç düşünmezmiyiz küçükken içeriye girmesi yasaklanan çocuklar, büyüyünce camiye nasıl girecekler ?

   Hadis-i şerifte efendimiz sav, " Çocuklarımız yedi yaşına girince onlara namazı emredin "

   Çocuklarımızı, hangi gerekçeyle olursa olsun, camiden uzaklaştırma ve onları camiden soğutma hareketini kim yaparsa yapsın, onların ne insanlıktan ne de peygamberi ahlaktan haberleri var demektir. 

Hz. Peygamber s.a.v yakın çevresinde ki çocuklara ve torunlarına o kadar ilgi ve sevgi göstermiş ki; camide namaz kıldırıyorken bile çocuklar efendimizin omzuna ve sırtına çıkabilmişlerdir.

   Hz. Peygamber'in uygulaması, Hz. Zeynep'ten torunu Umame bu çocuklardan biridir. 

Hz Peygamber onu namazda omzuna alır, rüküya gittiğinde yere kor, kalktığında tekrar omzuna alırdı. 

   Bazen Hz. Peygamber secdeye gidince Hz Hasan ve Hüseyin gelip Efendimizin sırtına binerlerdi. Hz Peygamber secdeden kalkarken onları yumuşak bir şekilde alıp yere koyardı. Secdeye gidince onlar yine sırtına binerlerdi, bu durum namaz bitene kadar devam ederdi.

   Efendimiz s.a.v, bir gün hutbe okuyorken Hz Hasan ile Hüseyin camiye girmişlerdi. Efendimiz onları görünce sözüne ara verip aşağı inmiş ve onları kucağına almıştı.

   Peygamber s.a.v cemaate namaz kıldırırken rükudan doğruldu. Semiallahülimenhamide dedi. Yeni müslüman olmuş bir bedevi Arapça biliyordu. Yüksek sesle, Allah'a okadar hamd ediyordu ki konuşuyor konuşuyordu. 

Namaz sonunda soruyor efendimiz; bu konuşan kimdi diye. Adam kalkarak benim diyor. Peygamber efendimiz "vallahi bütün melekler o adamla birlikte o an dua ettiler", buyurmuştur.

 " Aile halkına namazı emret! "diyor İslam diyorum .

Vesselam...

29 Nisan 2021 Perşembe tarihinde eklendi ve 294 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız