ÇOCUK CENNET KOKUSUDUR

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Uğrunda her şeyimizi feda ettiğimiz, yemeyip yedirdiğimiz, giymeyip    giydirdiğimiz, sabahlara kadar beşik sallayan, sardığı kundağın bağını çözüp tekrar bağlayan, ayaklarına kara sular inen, ağladıkça ninni söyleyen anneler uğrunda canını feda eden ebeveynler.

Doğduğu günden itibaren topluma nasıl adapte edeceğini, dini bütün, sağlam düşünceye sahip, büyüklerine saygılı, Küçüklerine sevgili, şefkat yüklü ailesine bağlı, devletini milletini seven, çalmayan, çaldırmayan, dürüst edepli bir yavru yetiştirebilmek için elinden gelen her türlü fedakarlığı esirgemeyen bireyler olarak çabalar dururuz.

  Okullar, dershaneler ve sayılabilecek daha baksa onlarca  eğitim kurumu, yıllardır ' çocuklarla iletişimin altın kurallını' açıklayıp duruyorlar.

Hepsinin yaygın olarak atladığı tek bir var: Hz. Peygamber'in çocuklara yaklaşımı nasıldı?

Çocukların eğitimine gerçekten önem veriyor isek, Şunu fark etmemiz gerekir; 

Hz. Peygamberin uygulamaları olmaksızın yapılacak her eğitim yetersiz kalmaya mahkumdur. 

Efendimiz; torunlarına "reyhanlarim" diyordu. 

Bu yüzden, Reyhan; çok güzel koku veren çok güzel bir çiçektir.

 Efendimiz, o çiçekleri büyütmekle vazifeli anne ve babalara çiçekler için tavsiyede bulunuyor: "Çocuklarınıza  iyi davranın onları iyi terbiye edin" 

Efendimiz bir gün namaz kılıyordu secdede  çok uzun kaldı. Vahiy mi geldi diye merak etti. Efendimiz, namaz bitirdi.

 Secdede niçin uzun kaldığını  soranlara; 

" Torunlarım sırtıma binmişlerdi ya, acele edip oyunlarını  bozmak istemedim".

Bizler ise yaramazlık yaparlar diye,  çocukları özellikle camiye götürmeyiz.

Yada camiye gelip de yaramazlık yapan çocukları kovan, cami görevlilerine müdahalede bulunmayız.

Çocukla beraber oyun oynarken, çocuk için en güzel bir anda onu orada bırakıp; " Namaza gidiyorum" deriz.

Halbuki Peygamberimiz, Ümame omzundayken  namaza başlar secdeye gittiğinde çocuğu indirir, kalktığı zaman tekrar omzuna alırdı.

Çocuklar her duyduklarını kaydederler.

Efendimiz bir çocuğun elinden tutunca o bırakıncaya kadar elini çekmezdi.

En büyük dikkatsizlerimizden biride budur.

Oyun anında işitmez, görmez, anlamaz sanırız onları, hal bu ki çocukların alıcılarının en çok açık olduğu andır  oyun anları.

Misafirliklerde çocuklar bir köşede oynarken, onların konuştukları her şeyi kafalarına kaydederler.

Hz Aişe validemiz, oyun oynarken vahi gelmiş ve vahi ezberlemiştir.

Sahabe; yeni doğan çocukları için sofra kurardı. 

Peygamberimiz, elini yeni doğan bebeğin başına koyarak dua ederdi.

Çocuğun doğumundan sonra ziyafet vermek, bu duanın toplu yapılması içim olduğunda sahabeler yeni doğan bebekler için yemek ziyafeti verirlerdi.

Çocuğun önemli ğünlerinden biri de çocuğun eğitimin başladığı gündür, bu 4-5 yaşlarıdır.

Efendimiz küçük çocukları dövmeyi yasaklamıştı, Hz Enes On yıla yakın bir süre Peygamberimizin yanında kaldı.

Efendimiz bu süre içinde kendisine bir defa bile kızmadı.

10 veya 13 yaşından önce çocuk ne yaparsa yapsın dövülmezdi.

Efendimiz ; " toprak çocukların ilk baharıdır" buyurmuştur. 

Toprak, insandaki neğatif enerjiyi çektiğinde toprakta oyun, çocukların rahatlamasını sağlar.

Allah Resulü çocuklara hayır demezdi!

Velhasıl çocuklar bizim her şeyimizdir, çiğer paremizdir, diyorum.

Vesselam...

27 Nisan 2021 Salı tarihinde eklendi ve 292 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız