KİMSE BEN BİLİRİM DEMEMELİ

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Toplumun önünde siyaset yapan liderler. Üniversiteler, rektörler, bürokraside görev yapan, müdür, amir, memurlar, Sivil Toplum Örgüt başkanları, dernekler, cemaatler ve kanaat önderleri;

Hepsi de bulundukları makam ve mevkilerde değişik yetkilere sahiptirler.

Buralara nasıl geldiklerini oturup bir kez düşünseler?

Bu kişileri, kimler o mevkilere nasıl taşıdılar? 

İlk önce anne, dokuz ay karnında taşıdı. Geceleri uykuları kaçtı. Süt verdi, her şeyini verdi.

Baba bir ömrünü heba etti. 

Öğretmenler ve hocacalar bu tür insanların bu yerlere gelmelerine emek vermediler mi?

Bir binanın kuruluşunda görev alanlar, kalem kullanan, alın teri, gözyaşı döken, can veren, velisiyle, delisiyle, yazarı, gezeriyle, yayıncısı, okuyucusuyla, işçisi, aşçısıyla, amiri, memuruyla, hocasıyla, öğrencisi ve rektörü ile o kişinin yetişmesine emek vermediler mi? 

Maalesef günümüzde baş olanlar bunları düşünmüyorlar.

Tebaasını, dostlarını, vatandaşlarını ve sevdiklerini unutuveriyorlar. 

Müdür memurunu, patron işçisini azarlıyor.

Parti lideri vatandaşlarını fırçalıyor. Kendisine, partisine oy verenlerin fikirlerine, düşünce tarzlarına itibar etmiyorlar.

Onların düşüncelerini, kanatlarını listelere yansıtmıyor, demokrasi içerisinde kalmıyorlar. 

Yetkilerini bizzat kendilerine ve yandaşlarına kullanıyorlar.

İllerin kaderini tayin ettikleri birkaç kişinin elerine bırakıyorlar.

Nasıl mı? 

Bir partinin bir vekili geliyor, yandaşları ile oturuyor, yiyor, içiyor, geziyor, nihayetinde kendi kanatları, düşünceleri ve menfaatleri doğrultusunda kendi kafasına göre bir takım tespit ve tayinler yapıyorlar. Arkası fındık bahçesi.

Sıkıntıları çeken milletimiz, devletimiz, fakir fukaramız, garip gurabamız oluyor. 

Kimse ben He-Man'ım dememeli. Büyüdükçe küçülmesini bilmeli. İstişareye önem vermeli, bir şeylere karar vermeden önce; danışmalı, konuşmalı, sormalı, soruşturmalıdır.

İnşaatçı gözüyle bir binanın yapılışını analiz edelim hep birlikte:

Tepe taşının temel taşına hava atma hakkı yoktur. 

Temel taşının da "Ben hepsinden büyüğüm, sizi ben taşıyorum" deme hakkı yoktur.

Toplum mimarları; temel taşı ile tepe taşını, köşe taşı ile ara dolgularını iyi tespit edenler ve taşı gediğine koyanlardır.

Dünya da kötü iş yoktur. 

Hepsinin kullanılacağı yer vardır.

Mali Müşavir sıfır'a kızabilir mi? 

"Sen bir işe yaramıyorsun, sen sıfırsın, senin hiçbir değerin yok" diyebilir mi?

O sıfırı, rakamın sağ tarafına yazıverdin mi rakamı on kat artırırsın. 

Ve bir mana ifade eder. 

Bir taş bina düşünelim. Binanın taşlarından bazılarında çatlaklar oluşur, yıpranmalar olabilir. Çatlak var diye binayı yıkmaya kalkamayız. Çatlaklar tamir edilir.

Eskiyen, çürüyen taşlar değiştirilir.

Hatalar varsa kişinin kusurudur. 

Usulca kulağına fısıldanmalıdır. 

Ahde vefa diye bir şey vardır. 

Bir takım insanlar çalışacak, didinecek sizlere emek verecek, omuz verecek. 

Siz onları tanımayıp, bir anda silip atacaksınız. 

Var mı öyle bir şey? 

Unutmayın ki, yalnız taştan duvar olmayacaktır.

Vesselam.

21 Nisan 2021 Çarşamba tarihinde eklendi ve 243 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız