DUYGULAR YAŞA TAKILDI

Meltem Kavak

Meltem Kavak

Her meslekte, her kademede karşımıza engeller çıkar. Önce düz bir yol gibi gözükür aniden binalar çoğalır etrafımızda, bomboş alanda birden binaların hezimetine uğrarsın. Güneşini, gökyüzünün ahengini senden çalarlar. Nasıl nerden çıktıklarını anlaman içinde çok geç kalırsın.

Uzun bir giriş cümlesi oldu Meltemce girmek istedim gerçek konumuza.. Sizin de etrafınızda aniden yükselen, temeli olmadan kolundan tutup masaya oturtturulan tabiri caiz ise birilerinin torpili ile nefes alan kimselerin sayısı yadsınamayacak kadar fazla olduğunu biliyorum.

Görev verildiğinde kendinden düşüklerin kapısını ezile ezile çalan sonra onların yardımı ile görevini bir üstüne kendi fikriymiş gibi sunan kişilere biz beleşçi parazit canlılar diyoruz. Bu durum içinde bulunduğum edebiyat camiasında o kadar fazla ki!. Yazdığımız makaleler, şiirler olsun çalınıp hafif süslemelerle ile insanlara sunmakla kalmayıp, kitaplaştıran sözde yazarlarımız fazla fazla mevcut..

Edebiyatı diğer işlerden ayıran tek şey bizim mesleğin kalbi değerinin yüksek olması. Duyguların ağır basması ve bu duyguların çalınıp kendilerininmiş gibi piyasaya sunmaları inanın çok acı bir durum. Hele ki ağızı laf yapan edebiyatçılarımız var. Toplum tarafından kabul görmüş, ünlü edebiyatçılarımızın yanında bulunup onların sofrasından nasiplenmiş ama hırkasını giyemeden tükürüğünden istiflenmiş kimseleredir bu naçizane satırlarım. Aman sakın kişi ve kurumlar alınıp darılmasın herhangi bir kişiye özel yazmıyorum. Karşılaştığım, kulak misafiri olduğum ve rahatsız olduğum durumları ara ara iletiyorum ki! İnsanoğlu yanlışlarından vazgeçsin.

Özellikle gençlere bakış açısı çok acımasız. Onların yazdıklarını kayda değer görmeyen. Evime genç yazarların kitaplarını sokmam diyen, o kadar çok sözde yazar var ki! Buradan Yayınevlerine de bir şey söylemek istiyorum belki de yazarlarımızın söyledikleri bu sözler sizlerin yüzünden. Herkes elbette kitap çıkarmamalı, yazarlarımız çok mu çıkarmamaları gereken kitaplara denk geldi bilemedim.

Hatta şunu da söylüyorlar, yazık bu kitaplara harcanan paraya ve ağaçlara.

Yaşını başını fazlasıyla almış sözde romancıların romanlarıyla çok karşılaştım. Şimdi yaşa takılan değerli yazarlarımıza soruyorum bu insanları nasıl ayırt ediyorsunuz? Edebiyata yaş sınırı mı getirelim? Gençlerimizin kalbi yaşanmışlıkları olamaz mı? Sizin-40-50-60-70 hadi 80 olsun, sizin 80 yılınıza sığdıramadığınız duyguları bir çocuk 1 güne sığdıramaz mı?

Bakın etrafınıza mülteci dediğimiz yavrularımıza bir bakın.. Kimisi anasını, kimisi babasını, kardeşini savaşın ortasında kaybetmiş. O masum minicik çocuklar sizin yaşadıklarınızın kaçta kaçını yaşamıştır sizce? Evet sizde haklısınız çevrenizde hiç sohbet ettiğiniz bir mülteci çocuk yok ki bilesiniz! Ben o çocukların gözlerinin içine bakmaya utandım. O kadar masum, o kadar temiz, o kadar güzellerdi ki biri vardı İstanbul da tanışmıştım İsmi Ahmet elimde ki alışveriş poşetlerine yardım etmek istemişti. Kendisi minik ama yüreği kadar büyüktü ki!. 

Kıyamadım tabi ona taşımaya. Allaha emanet ol. Selamın aleyküm dedi ve gitti.

Bu çocuklar öyle bir roman yazar ki okumaya utanırsınız değerli yazarlar. Bazı yayınevleri var şu an bu yazımı okurken şu diyecek zeki olanlar. Evet onların yazarlarının kitaplarını alın okuyun, bakalım size ne katıyor. O kadar absürt senaryoları roman diye elimize tutuşturuyorlar ki! İnsan okurken yerin

dibine giriyor. Neden çok satılanlar listesinde çünkü yayınevinin süper ötesi reklamlarında ünlüleri kullanması.

Kitaplar çok satılması ile yaş aralığı ile değerlendirilemez! Duygularım yaşa takıldı kitap çıkartırsam almazlar, algısını sözde yazarların çıkardığını bildirmek istiyorum.

Şair demek, ünlülerin şiirlerinden 3-4 mısrayı ezberlemek. Özlü sözlerinden kelime aralarına sıkıştırmak demek değildir.

Şair demek, yazar demek kibirlenmeden yaşamayı kendine kural edinmek demektir. Şiir gibi yaşamaktır.

6 Eylül 2021 Pazartesi tarihinde eklendi ve 303 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız