SÖYLE BAKIYIM KİMDEN YANASIN

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Kel Bekir; güz aylarında, öküzleriyle tarlaya gider ekin ekmek için.

 Besmele çeker evlek alır, tohumu saçar, kara sapanıyla tarlasını sürmeye başlar.

Bir baştan bir başa gider gelir.

Tarlada tam istediği gibi tavda, kimsecikler yok görünürde.

Aradan bir iki saat geçer,  bir de ne görsün?

O dönem Cumhuriyet'in ilk yıllarıydı.

Ata binmiş, ayakları üzengide, fötr şapkalı, papyon kravatlı, eli kamçılı,  bir zabit.

Fötr şapkasını eline alır, bel kırar selam verir.

"Bana bakar mısın ey çiftci?"

Kel Bekir; havanın soğuk olmasına rağmen terlemiş, bir elinde kara sapan, bir elinde öndere sopası, 'dovah!' der, öküzleri durdurur.

Gelen zabiti aşağıdan yukarı süzer. 

"Buyur bafendi" der.

Zabit, ne ektiğini sorar.

"Ekin ekiyom."

"İyi kolay gelsin."

"Söyle bakalım bana,

Gazi'den yana mısın? Padişahtan yana mısın?"

Kel Bekir ne diyeceğini şaşırır, bir daha zabite bakar;  "Ben bilmem ki." der.

"Sen adam değil misin, niye bilmiyorsun? Söyle bakalım kimden yanasın?"

"Gazi kim? Padişah hangisi, ben ne biliyim?"

Zabit ağzını bozar; "Ulan kerhaneci, Gazi: Mustafa Kemal Paşa'dır. Padişah da: Abdullhamid, sen duymadın mı bunları?"

"Ganaatın olsun ne duydum ne de bilirim, bafendi."

"Sen ne bilirsin?"

"Ben şu öküz gibiyim, kulağımdan kim tutar, boyunduruğa koşarsa, ben işte oyum. 

Ben başka heç bi şey  bilmem efendi ağa." Der ve bi daha da konuşmaz.

Zabit; "Ulan kerhaneci kendini öküz yerine koydun, insan öküz olur mu?"

Zabit boynunu bir sağa bir sola sallar, "Maalesef böyle insanlarda var" der oradan ayrılır yoluna devam eder.

Kel Bekir; o günkü işini bitirmiş, ekinini ekmiş, akşam olmuştur.

Öküzleri serbest bırakır evine gelir, çarıklarını çıkartır, yemeğini yer doğru köy odasına gider, her zaman ki gibi oda sohbetleri başlar.

O gün başından geçeni anlatır bir bir.

"Aklı sıra bir zabit beni tuzağa düşürecekti. Düşündüm, Gazi'den yanayım desem, padişahcıysa anamı bellerdi.

Padişahcıyım desem, o da gaziden yanaysa gene anamı bellerdi. Bende onları bilmem ben öküzüm dedim de savah zabiti gandırdım.

Neme lazım, belayı üzerimden def ettim. Kendini adamdan sayıyordu, ağzı bir karış havadaydı zabit efendinin"  der.

Hülasa; köylünün akıllısı, şehirlinin okumuşunu, zabitini kandırır diyorum. Vesselam

8 Nisan 2021 Perşembe tarihinde eklendi ve 392 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız