BAHAR GELİYOR BAHAR

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Halkımız arasında yaygın olarak baharın müjdecisi olarak bilinen sıcaklığın artması olayına cemre deniyor.

19/20 Şubat itibariyle cemreler düşmeye başladı.

İlk cemrenin, havaya düştüğü ifade ediliyor.

Birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düştüğüne ve onları ısıttığına inanılan cemrenin havaya düşmesi ise insanlar arasında baharın müjdecisi olarak kabul ediliyor.

Cemrenin ilkbahara doğru önce havada, sonra suda ve son olarak toprakta 7'şer gün arayla meydana gelen sıcaklık yükselmesi olduğunu biliyoruz. Cemre, inanılan bir ısıtıcı güçtür.

Cemrelerden birincisi geçtiğimiz gün havaya, ikincisi Şubat ayının sonunda  suya, üçüncüsü ise Mart ayının başında toprağa düşecek.

Cemrelerin düşmesi, havaların ısınmaya başladığının ve soğuk günlerin geçmek üzere olduğunun belirtisidir.

Cemreler düştükten sonra hava soğuk olmaz eskilerin tabiri ile arazide kalan kolay kolay donmaz.

Böylece cemre, havanın aşağıdan değil de sanki yukarıdan aşağıya doğru ısındığını ifade eder. Cemre, kelime karşılığı olarak kor halindeki ateş anlamına da gelmektedir.

Cemre geçtiğimiz gün  havaya düştü. Peki, cemre sinemize ne zaman düşecek acaba?

Mümkün olsa da bir cemrede yüreğimize düşse...

Yüreğimizde havayla, suyla, toprakla birlikte ısınsa. Isınsa da çiğdem çiçek açsa.

Belki o zaman fark ederdik aramızdaki "fark"ların aslında "renk"lerimiz olduğunu...

Her mevsimin kendi sırrını içinde sakladığına, kış olmadan yazın, yaz olmadan baharın, gece olmadan gündüzün, yaşlılık olmadan gençliğin değerinin bilinmeyeceğini...

İşte cemreler birbiri ardına düşmeye başlayınca kısa bir süre sonra toprakta canlanmaya, ağaçların kabuklarına su yürümeye bitkilerin içinde "gül ateşi " tutuşmaya başlayacak.

Bahar gelecek doğa tekrar canlanacak Hayat alabildiğine renklenecek.

Koyunlar kuzulayacak.

Kuzular meleyecek!

Leylekler gelecek cıvıl cıvıl kuşlar ötecek!

Ağaçlar tomurcuklanacak haftalar sonra önce çiçek, sonra yaprak açacaklar. Kuşlar yuva kuracaklar, çiftleşecekler. Yumurta yapıp kuluçkaya yatacaklar.

Sonra cıvıl cıvıl doğacak yavrularına ağızlarında yiyecek taşıyacaklar. Bu güzellikleri bizim fark etmemiz ve o "fark" içinde şükretmemiz için yaratan Rabbimize şükürsüzlük anlamına gelmez mi?

Silkinelim dostlarım silkinelim.

Hayat; sadece siyasetten, ticaretten meşakkatten, fazla  para kazanmaktan, mal pazarlamaktan, stok yapmaktan, zengin olmaktan da ibaret değildir.

Yine hayat; kavgadan, kin ve nefretten, haset ve fesattan, savaştan, krizden de ibaret değildir.

Hayat aynı zamanda doyumsuz bir güzelliktir. 

Hayatın güzel taraflarını görebilmemiz için peygamber efendimiz (sav) ashabıyla birlikte bir yerden geçerlerken ölmüş bir köpeği görürler, habis kokudan yanındaki herkes burnunu tutarlarken efendimiz (sav) köpeğin dişlerine bakarak ne güzel de dişleri var, diyor.

"Köpek çürümüş gitmiş, derisi parçalanmış, kemikleri ayrılmış kokmuş, ama dişleri hala çok güzel"

Dostlar, dünya bozulmuş, çürümüş, kokuşmuş. Ama hayat hala çok güzel. İlkbahar daha da güzel olacaktır.

Geçtiğimiz gün havaya düşen cemre Ülkemizinde içinde bulunduğu Covid-19 iletini bitirsin. Tüm insanlığa rahmet damlaları düşürsün.

Suya düşecek ikinci  cemre ülkemize, tüm islam alemine birlik ve beraberlik, huzur ve güven ile birlikte tüm mikropları yok etsin.

Toprağa düşecek olan üçüncü cemre zehirli kirli toprağı temizlesin nur açsın inşallah diyorum. Vesselam.

22 Şubat 2021 Pazartesi tarihinde eklendi ve 353 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız