AKIN ERDEM BİZİ DUYUYORMUSUN

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Bundan yıllar önce bizimde yakinen takip ettiğimiz Yozgat'ta hayvancılığın geleceği masaya yatırılmıştı.

Tarım Bakanlığı uzmanlarından  aynı zamanda Konya Selçuk Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Fikret Akın Erdem ile o dönemki  Gümrük Müsteşarı Dr. Muhammed Emin Zararsız Yozgat'ımızın yetiştirdiği iki güzide insan.

Beraberinde DPT Müsteşarının da olduğu   kalabalık bir ekiple  Galata Çamlık Oteli'nde  2 gün süre ile Yozgat'ın geleceği masaya yatırılmıştı. 

Yozgat'ta ne yapılabilir?

Yozgat  nasıl kalkınabilir?

O toplantı sonunda varılan netice;

 Tarıma dayalı hayvancılık yüzde 77 gibi yüksek bir oranda çıkıyor. Yüzde 18 ticaret sektörü, yüzde 5'de imalat sektörü gözüküyor.

Hemşehrimiz Prof. Erdem'in işadamlarına telkinleri, tavsiyeleri hep bu yönde olmuştu. 

Hatta, "Müsait olduğunuz bir dönemde bu işin merkezi olarak gözüken Kırklareli, Edirne civarında entegre hayvancılık tesislerini size gezdireyim. "diye de bize vaatte bulunmuştu.

Ayrıca," Orada edineceğiniz bilgi ve becerileri Yozgat'a beraberce taşıyalım. Yeterli miktarda bilgi birikimi desteğinde bulunuruz. Ayrıca devletin bu sahadaki teşvikleri verebileceği imkanları oldukça yeterli.

 Bu imkanlardan Yozgatlı hemşehrilerimizin yararlanması gerekir" demişti. 

Biz bu tesisleri gezmeye hazırız da siz nerdesiniz ? Sayın Akın Erdem...

O günden bugüne bu sahada hiç bir olumlu gelişme olduğunu görmedim. 

Yozgat'ı ve köylerini tanıyan birisi olarak ilkel metodlarla yapılan hayvancılıkta belli oranda kar edilse de son teknolojik imkanlardan da yararlanılarak entegre tesisler kurma yönünde bir-iki müteşebbisin dışında o günden bu güne  fazla da bir şey yapılamadı. 

Oysa ki, devlet desteğiyle kurulabilecek entegre tesislerde hayvanın eti, sütü,  yoğurdu, peyniri, derisi,tırnağı,boynuzu, bildiklerimiz.. 

Bilmediklerimiz afedesiniz hayvanın dışkısının bile biodizel enerji olarak kullanıldığı bir entegre tesisten bahsediyorum. 

Tarım İl Müdürlüğü yetkililerimizle yaptığımız görüşmelerde hayvan yiyeceği olarak arpa, yulaf, yonca, korunga, fiğ ekiminde dekar başına verilen tohumdur, ekimdir, biçimdir destekleme teşvikleri söz konusudur. 

Hal böyle olunca, etini, sütünü, yoğurduğunu, yumurtasını şehir merkezlerinden satın alan köylülerimizin sayısı da çoktur. 

Köylerimizde her türlü imkan, elektrik, su, kanalizasyon, okul gibi alt yapılar mevcut olduğu halde her ne hikmetse köydeki yetişen yeni nesil şehir merkezlerinde iş arayarak işsizler ordusuna katılıyorlar.

 Hemen hemen her gün, herkesin kapısını çalan bu türden genç evlatlarımız aylık asgari ücret ve altında çalışmaya can atıyorlar.

 Bu tür gençler iş arıyorlar, onu da bulamayınca kendilerini toplumdan,  dışlanmış sanıyorlar.

 Ümitsizlik içerisinde kahvehaneleri dolduruyorlar.

Bir kısmı da maalesef toplumun hoşlanmadığı, hoşuna gitmediği değişik işleri yaparak kanunen suç teşkil eden bir takım işlere tevessül ederek kendi geleceklerini, kendi elleriyle tehlikeye atıyorlar. 

Halbuki bu tür gençler ailelerinin katkılarıyla yukarıda anlatmaya çalıştığımız tarıma dayalı hayvancılığı kuracakları ortaklıklarla geliştirebilseler, büyütebilseler, devletimizin verdiği teşviklerden istifade edebilseler ne kadar güzel olur.

Bu tür iş yeri kuranlar daha çok üretecek, daha çok para kazanacak hayat standartlarını yükselteceklerdir.

 Böylece memleket ekonomisine katkı sağlayacaklar, işsizliğin önüne bir nebze geçilmiş olacaktır. Girişimcilikte bulunacak insanlarımıza devletimizde, sonuna kadar destek olması  bürokratik engelleri ortadan kaldırması gerekir diliyorum.

Vesselam..

19 Şubat 2021 Cuma tarihinde eklendi ve 559 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız