NEDEN HOROZ DÖVÜŞÜ

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Bugünlerde yine seçim kazanı kaynatılmaya başlandı. Yandaş, candaş televizyon kanallarında bildik adamlar her gün kafa beyin koymuyorlar. Akıllarına geldiği gibi konuşuyorlar. "Kellim kellim la yenfa". Bıktık usandık bu tür laflardan. Seçim takvimi belirlenir, ilan edilir. Süreç işler, gerekenler de yapılır. En doğrusu da seçimin zamanında yapılmasıdır. Ülke yararı da muhakkak göz önüne alınmalıdır. 

Seçimleri 5 yılda bir değil de her yıl yapsak bu ülkede değişen ne olacak? Aynı tas, aynı hamam. 

Eskiden yapılan seçimleri bugün arar olduk. Her parti delegelerini tespit eder, ya merkez yoklamasıyla ya da hakim denetiminde sandık ortaya konulur, delegeler oyunu kullanır, aday adayları arasında sıralamaya giren aday olur listeler de böylelikle belirlenmiş olurdu. Herkes buna uyar, seçime öyle gidilirdi. 

Şimdi o günleri özlüyoruz. Kimin ne yaptığı belli değil. Seçim türküsü çağırıyoruz ama ortada kriter yok. Aday tespitleri liderlerin diliyle dişinin arasında belirlenerek karar veriliyor. 

Milletin tercihi adeta yok sayılıyor. Seçim olsa ne olmasa ne. Türkiye'de değişen fazla bir şey olmuyor. 550 kişilik vekillerin yarısına yakını değişiyor. Olay bundan ibaret.

Her gün seçim türküsü söylenmez ki. Bu ülkenin çözülmesi gereken devasa sorunları var. Başta ekonomik sıkıntı, enflasyon, geçim darlığı, fahiş fiyat artışları ortada iken geçtiğimiz Mart ayından bu tarafa ülkemizin ve dünyanın başına bela olan covid-19 hala can almaya devam ediyorsa ülkemizde lokantalar, kıraathaneler, cafeler kapalıysa, küçük esnaf bir yandan kirasını ödüyor vergisini veriyor ama ticaret yapamıyor evine de bir ekmek götüremiyorsa ki bugün öyle değil mi? 

Ülkemiz dışında cereyan eden olaylar, tehditlerin kol gezdiği, ekonomik ambargoların konduğu bir günde biz nelerle uğraşıyoruz? Horoz döğüşü devam ediyor maalesef. 

Bunlar ortadayken; bildik televizyonlar, yüzleri eskiyen konuşmacılar kim adına ne için konuşurlar? 

Arada bir şahlanış, birbirlerine hakaretin biri bin parça, ar damarları çatlamış, birisi ekranı terk ediyor, ekran arkasında kucaklaşıyorlarsa bu yapılan nedir? 

Verilmek istenen mesaj nedir?

 Artık gına geldik. Bunların ne anlattıklarının ne de söylediklerinin hiçbir kıymeti, harbiyesi yoktur millet nezdinde. 

Yeni yüzlere yeni konuşmalara yeni konulara, ülke meselelerine yönelen ilim irfan sahibi, gerçekten siyaseti bilen, siyasetin halka hizmet olduğu bilincinde insanların az ve öz olarak konuşmaları, görüşlerini ifade etmelerini bekliyor bu toplum. 

Ey siyasi partiler, ey liderler, ey parti sözcüleri bilin ki ülkemizde dün olduğu gibi bugün de hem içte hem dışta çözülmesi gereken sıkıntılarımız vardır. İşi ehline vererek ayakçıları devre dışı bırakın, milleti daha fazla yormasınlar, horoz döğüşünü bıraksınlar diyorum VESSELAM.

25 Ocak 2021 Pazartesi tarihinde eklendi ve 354 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız