SALÇA YAPTIK

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Bu yıl gördüğüm kadarıyla hanımlar hummalı bir şekilde yaş sebze ve meyveleri ya kurutuyorlar ya da konserve türü şişelere stok yapıyorlar.

Kesilen mantılar, erişteler, çorbalar hız kesmiyor.

Eskiye dönüş mü var soruyorum kendi kendime.

Eller yapar da biz durur muyuz hiç.

Bağ evimizde yetiştirdiğimiz, hasat ettiğimiz domatesler oldukça bereketliydi. Eşimizden, dostumuzdan, çocukların ihtiyaçları fazlasından kalanı kendi elimizle bir gün öncesinden topladık.

Kasalara koyduk. İhtiyaç kadar kapya biberle karıştırıp makinede ezme işini yaptık.

Çekirdeklerinden, posasından ayırdık.

Çıkan suyunu temiz şeker torbalarına koyup ağzını sıkı sıkıya bağladık. Temiz paletler üzerine koyarak içindeki suyun sızmasını bekledik.

Tandırı yakıp bakır teşte koyduk saatlerce kaynattık.

5 saat süreyle devamlı karıştırdık.

Hiç mi hiç ihmale gelmiyor.

Salça olmaya yakın bir zamanda dibine tutmasın, salça yanmasın diye çok dikkat etmelisiniz.

Yoksa bunca emek bir anda boşa gidebilir.

Eşimle birlikte bekledik başında.

Tandır tava geldi, tuzunu attık. Yanmadan suyunu iyice çekince pıtır pıtır sıçramaya başladı.

Salça olmuştu indiriverdik.

Daha önceden alıp temizlediğimiz kiloluk cam şişelere sıcağı sıcağına doldurup ağzını konserve kapaklarıyla sıkı sıkıya kapatarak ters çevirip üzerlerini örttük.

Kendi kendimize keyif aldık, zevk duyduk.

Eşim "Bir yıllık salça ihtiyacımızı karşıladık." dedi.

Fazlasını çocuklara verdik.

Bunu niye anlattım dostlarım?

Kendi elinizle tencerenize ne koyduğunuzu biliyorsunuz ne yiyeceğinize de.

Öbür türlü hepsini kastetmeyiz ama yazılanlara, duyduklarımıza bakarsanız evimize, soframıza, kendi ellerimizle taşıdığımız kapalı kutu içindeki hangi ortamlarda hazırlandığını bilmediğimiz yetkililerce adına da gıda terörü denilen et, süt, peynir, yağ, çökelek, salça, bal vs.

İnsan sağlığını ciddi manada tehdit ettiği söyleniyor.

Yakın çevrem de dahil olmak üzere birkaç yıldır yaz öncesinden başlayıp vişne, kayısı, kabak, fasulye, patlıcan kurusunun yanında poşetleyerek derin dondurucuya koyduğumuz sebze-meyveleri bir kış boyunca yiyoruz.

Diyeceğim o ki; millet olarak özümüze, kökümüze tekrar dönüyor olduğumuzdur. Yozgat'ta tır tır patlıcan, domates satılıyor. Bakliyat stokları yapılıyor.

Hamur işleri eriştesi, mantısı, bulguru, yarması; nanesi, maydanozu şimdiden kurutuldu bile. Kilerlerde tüketileceği günleri bekliyor. Fakir fukara gözetilerek Allah'ım güle güle yedirsin.

Herkes kendi ihtiyacını ekip biçmeli. Üretim çok olsun ülkemizde, köyümüzde. Kıtlık olmasın varsın bolluk olsun ülkemizde diyorum.

Vesselam...

21 Eylül 2020 Pazartesi tarihinde eklendi ve 310 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız