TUT DİYE VERİYORUM YUT DİYE DEĞİL

Meltem Kavak

Meltem Kavak

İki insanın bir evi paylaşması için düzenlenen organizasyonların tümüne düğün, adı veriyoruz. Bu düğün işi özelliklede İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde içinden çıkamayacağımız içler acısı duruma dönüşebiliyor.

Aileler mi evleniyor, çiftler mi bilinmiyor. Eskiden kesenin ağızını erkek tarafı açardı. Günümüz de bu sorumluluk iki tarafında kesinin ağızını açmasına vesile kıldı. Konumuz aslında bu söylediklerimin hiç biri değil konumuz düğünlerde takılan takılar. Takılar damadın mı, gelinin mi diye sorular takılmasın sakın aklınıza oda ayrı bir konu olarak gelir karşınıza bu konuda değil. Bu saçma konu içinde ne kavgalar oluyor öyle değil mi? Hatta başlamadan biten evliliklere vesile olunuyor.

Ben bugün sizinle yaşadığım bir başka sonu paylaşmak için buradayım. Davetiye geldi iki gün önce bize aldık elimize. Kartın arkasına baktık ki çeyrek aldın yazıyor. Acı bir gülümseme oluştu bizde. Vay be dedik insanlar bu kadar mı acınacak duruma düştü dedik. Maalesef bizde bu olayları bildiğimizden ajanda tutuyoruz, kim ne getirdi diye..

Düğünler, nişanlar sizce de böyle mi olmalı. Takılan altınlar, paralardan geri karşılık mı beklenmeli. Bu zamana kadar bizim birçok altınlarımız, bileziklerimiz gitti. O gün, annem ile gidenleri düşündük vay be dedik. Biz yazar mıydık acaba ki bu şekilde. Soruyorum şimdi sizlere sizde gittiğiniz düğünlere bu şekilde mi gidiyorsunuz.

"Bu altını, size tut diye veriyorum, yut diye değil, diye."

Bu saçma adetler kalkmalı, kimse kimseye düğünde bir şey takmamalı. Bu çıkar duygusu yok olmalı. Kendim için söyleyeyim çocuklarım küçük ve birçok kimsenin düğününe gittim. Ufak tefek bir şeyler verdim. Hatta şehir değiştirdim misali. Asla da karşılık bekleyerek vermedim hiçbirine. Çünkü düğün töresi demek evlenecek çiftlere yardım demektir. Gönülden ne geçerse.

Bizim insanlarımız bu işi bedava bankacılık, işine çevirmiş. Düğünlere götürdüğünüz insanlardan geri para bekleyeceğinize. Götürün bankaya verin diyeceğim ama onlarda bankaya güvenmiyor işte.

Anadolu insanlarının bu gibi düşüncede olması beni daha bir üzdü açıkçası. Nasıl yetiştiriliyoruz böyle.. Nasıl geri insanların yüzüne bakıyorsunuz bilmiyorum.

Açıkçası ben yazsam bakamam, bir daha kimsenin yüzüne.

Yıllardır ailem milletin bedava bankacısı oldu. Zücaciye dükkânı açsa yeriydi de asla kullanmadı getirilen eşyaları da. Geri çocukları evlendi onlara götürüyor. Gerçekten bu işler içler acısı durum, ben ne sabırlıyım nede böyle işlerle uğraşacak zamanım var.

Buradan sesleniyorum yaşıtlarıma, akıllı olun bu saçma adetle sizler son verin.

Ben önderlik yapıyorum size. Davetlere icap edin. Karşılıklı para pul asla vermeyin. Gönlünüzden geçenleri verin karşılık asla beklemeyin..

9 Temmuz 2020 Perşembe tarihinde eklendi ve 849 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız