YENİLİKLERE NE KADAR AÇIĞIZ ?

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

Seksenli yılların ortasın da Yozgat'ta güneş enerjisi ile su ısıtmayı bilen hiç kimse yoktu. 
Güneş enerjisinin reklamları yeni yeni gazeteler de yer alıyordu. 
Yozgat'ta güneş enerjisinden istifa de edilir mi edilmez mi soru işaretiydi. 
Bizde o yıllarda inşaat şirketimizi yeni kurarken  yeniliklere açık araştırmalarımız söz konusuydu.
O zamanlar yolumuz Konya'ya düştü. Dağsan firması sahibi Hasan bey ile bir vesile ile tanıştık. Firmaları güneş enerjisi yapıyormuş. Bize de önerdi ilk aklımıza gelen acaba Yozgat şartların da güneş enerjisinden sıcak su elde edip edemeyeceğimizdi.  
Hasan Bey ısrarlı bir şekilde;" Bunu Yozgat'a ilk taşıyan siz olun. Göreceksiniz zaman içinde çatılarda güneş enerjisi olmayan ev kalmayacak nimetini siz yeyin her şekilde sizin firmanızı destekleriz" dedi. 
Bu tıpkı şuna benziyordu televizyonlar siyah beyaz yayın hayatına geçtiğin de mutaassıp bir takım insanlar buna şiddetle karşı çıkıyorlar evlerimize kurulmasına çoluk çocuğumuzun ifsadına sebep olacağını yüksek sesle söylüyorlardı. 
O dönemin Yozgat Müftüsü Yaşar İşcan müftülük lojmanına 17 elemanlı bir televizyon anteni monte ettirdi. 
Bunu gören bazı bağnaz zevatlar antene affedersiniz boynoz dediler. 
Başta bu işi müftü başlattı dediler.
Bunu şekilde konuşanlar yavaş yavaş evlerinde televizyon olan komşulara oturmaya gittiler. 
İstiklal Marşı ile yayına başlayıp İstiklal Marşı ile kapanan televizyonu sonuna kadar oturup izlediler.
Sonraki yıllardan televizyon almayan hiç bir Allah'ın kulu kalmadı.
Bu dünyada hiç televizyon almayacak, seyretmeyecek olan amcamız Ömer Büyüksoy bile o gün kü TGRT televizyonun da rahmetli Orhan Karamış'ın 20 dakikalık tefsir programını izlemek adına televizyon aldığına şahit olduk.
Yozgatlı her ne hikmetse yeniliklere hep karşı geldi. Kolay kolay kabullenmedi. 
Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Hasan Bey'in tavsiyesi üzerine 5 tane güneş enerjisini Yozgat'a getirdik satılır ümidiyle. Bir tanesini Çapanoğlu Büyük Caminin şadırvanına kurmak istedik. Millet sıcak su ile abdest alsın dedik o günün Müftüsü Kadir Çetin ben firma reklamı yaptırmam diye monte ettirmedi. 
Daha sonra şimdiki otobüs yazıhanelerinin bulunduğu yerde iş yerimizin önüne yere montajını yaptık. 2 saat sonra 60 derece sıcak su elde ettik. Gelen giden meraklı kim varsa önce etrafını bir dolanıyor bir kafa sallıyor ne olduğunu soruyor tek tek anlatıyoruz. 
Musluğu açıyor sıcak suyun aktığını görüyor," Allah! Allah! Bu suyu neyle ısıtıyorsunuz ,? Kömür kazanı nerde?" diye soruyor.
Kömür kazanının olmadığını söylüyor yetkili, fakat kimse inanmıyor.
Bu sefer ise meraklı vatandaş elektrik fişi arıyor bir türlü güneşten ısındığına inanmıyor.
Daha sonra güneş ile ısıtıldığını yemin billah anlattıktan sonra yine bir kafa sallama," Allah! Allah! Bu olsa olsa Antalya da olur, Mersin de olur, Yozgat'ta güneş yok kii sıcak suyumuz olsun" der giderlerdi. 
Uzun süre bir tane olsun satamadık. Yaz bitti kayınpeder Topçulu Çavuş Ağa'nın kışla mahallesindeki evine bir tane monte ettik. Onlar yaz kış sıcak su ile ihtiyaçlarını giderdiler.
Bizde elimizde kalan 4 tane güneş enerjisini Kırşehir'de bir satıcıya öldüm pahasına satıverdik. 
Hey gidi günler hey! 
Nerden nereye, şimdi evlerin de enerjisi olmayan kimse kalmadı. 
Şehir, kasaba fark etmiyor. Yüz haneli bir köyde bile evinin damında enerjisi olmayan kimse yok.
Yozgatlı bu tür yeniliklere ilk bakışta itibar etmiyor, inanmıyor, güvenmiyor maalesef. 
Ahir kelam; tüplü ocaklar, çamaşır makinesi, buzdolabı, bulaşık makinesi, televizyon ve güneş enerjisi gibi yeni çıkan, insanların faydasına olan eşyaların evlerimize kolay kolay kabul etmedik.
Hep gecikmeli olarak kabullendik. Kolay kolay kabullenemedik. 
Eh ne diyelim. 
Burası Yozgat; yaşayan da bizleriz yeniliklere ne kadar açığız? diyorum vesselam...

9 Temmuz 2020 Perşembe tarihinde eklendi ve 915 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız