FARELER CİRİT ATIYOR

Ahmet Büyüksoy

Ahmet Büyüksoy

2020 bütçesi görüşmelerinde muhalefetin tarımda büyük bir çöküşün yaşandığına dair gelen eleştirilerini Bakan Bekir Pakdemirli, "Her sektör ne kadar etkileniyorsa genel konjonktürden tarım sektörü de o kadar etkileniyor. Çok güzel ve iyi bir zamanda belki bakanlık görevini devralmadık" diye cevap vermiş.

Milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtlayan Bakan Pakdemirli, tarımda hiçbir şeyin güllük gülistanlık olmadığını belirterek, "İşler muhalefetin anlattığı kadar da kötü değil" demiş.

Muhalefetin bakanlığı teşvik etmesi gerektiğini ancak bunu yapmadığını söyleyen Pakdemir'li, "'Hadi şunu da yapalım' diyebilmeniz lazım. Birçok şeyin aslında tahmin ettiğinizin ötesinde basit cevapları olabiliyor" demiş.

Şimdi adama sormazlar mı?

"İyi bir zamanda belki bakanlık görevini devralmadık" Aslında enkaz devraldım demek istiyor.

Kötü zaman hangisi!

Demezler mi adama, senden önceki bakan

Saadet Partili miydi?

İyi Partili miydi?

Yoksa Cumhuriyet Halk Partili miydi?

Devir aldığın bakan koltuğunda AK Partili diğer bir bakan oturmuyor muydu?

Bugüne kadar şahsınıza, partinize, bürokratlarınıza, başında bulunduğunuz bakanlığa kim, ne zaman hangi tavsiyelerde bulundu ise bunların hepsi mi yanlıştı?

Hiç doğruları yok muydu?

Hepsini elinizin tersiyle ittiniz.

Telkinlere, tavsiyelere hiç değer verdiniz mi?

Mesela Çifti Kayıt Sisteminde, her yıl milyonlarca dosya hazırlanıyor, muhtarlar onaylıyor, ihtiyar heyetleri imzalıyor.

Müdürlüklerde dosya başı paralar alıyor, bir sürü zahmet, gel git, evrak, dosya, israf israf, gene israf.

Bunu el birliği ile kaldırsanız da, üreticinin sattığı mahsule prim verseniz yerinde olmaz mı? Ya da çiftçinin girdi maliyetleri düşürseniz olmaz mı?

Yatlara verilen ucuz mazot gibi üretim yapan çiftçiye de aynı haklar tanınsa olmaz mı?

Alın size tavsiye.

Ne dosya, ne kağıt, ne kalem, ne evrak, ne zahmet.

Buna benzer bakanlığın yapması gereken organizasyonlar ve denetimler yerinde ve zamanın da yapılmalıdır.

Birilerini suçlayarak, doğruları bulacağımızı mı zannediyorsunuz?

Dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan ülkemiz; buğday ambarı olan İç Anadolu bölgemiz; hele de Yozgat'ımız, mahsulünü koyacak ambar bulamaz, ofisler naylon örtüler altına çiftçinin mahsulünü stok ederlerdi. Hatta kendi araziler kifayet etmez vatandaşın arsalarını kiralarlardı.

Maalesef bugün ofis ambarlarımız boş, fareler cirit atıyorlar.

Koskoca bir tarım ülkesinin bugünkü geldiği durum bu.

60 bin civarında memuru olan Tarım Bakanlığımız, 40'dan fazla ziraat fakültemiz, 50 binden fazla ziraat mühendisimiz var. Bir o kadar da veterinerimiz var, ziraat mühendisimizi tarlada göremiyoruz, baytarımızı ahırlarda göremiyoruz.

Hâl böyle olunca;

Sırplardan et,

Bulgarlardan saman,

Ruslardan buğday alıyoruz diyorum.

Vesselam.

18 Kasım 2019 Pazartesi tarihinde eklendi ve 285 kez okundu

Yazarın son yazıları...

tümü

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız