Sayıları yer yüzünde ancak ve ancak Ankara’nın nüfusundan biraz daha fazla olan Ermeniler, ülkeleri dışında yaşayan soydaşları (diaspora) sayesinde siyasal nüfuzlarını bizden daha etkin kullanmaktadırlar. bunun son örneği Amerika’da yaşandı.
Ermeniler 11.yüzyıldan itibaren Türk ve İran devletlerinin boyunduruğu altında yaşamışlardır. Kendi topraklarını terk edip önemli siyasal ve ekonomik merkezlere göç etmişlerdir tarih boyunca politikalarını bu yönde belirlemişlerdir. Siyasi olarak nokta atışları yapmaya başlamaları 1860 lı yıllara dayanmaktadır. Padişah Abdülmecid tarafından uygulamaya konulan Ermeni Milleti Nizamnamesi ile Ermeni Millet Meclisi kurulmuştur. Bu kurulan meclis Osmanlı’daki ilk parlementer organdır. Yine aynı yıllarda yayınlanan Islahat fermanı ile Ermeniler, devletin üst kademelerinde görev almaya başlamışlardır.
Milliyetçilik akımı ile rus devriminin aktardığı gizli örgütlenme modeli ve silahlı eylem planları ile kurulan Taşnaksutyun (Ermeni devrimci federasyonu) tarafından 1895’te Doğu Anadoluda girişilen isyan teşebbüsü II. Abdülhamid tarafından sert bir şekilde bastırılmıştır. Kaynaklarımızda bu isyan güvenliğin tesisi ve tedbir şeklinde yer almaktaysa da Batı ve Ermeni kaynaklarında bu isyan 1. Ermeni Katliamı olarak geçmektedir. Bu isyanla ilgili katliam sayılabilecek herhangi bir sayı kaynaklarda yer almamaktadır.
Osmanlı Devleti 1 Kasım 1914'te İngiltere, Fransa ve Rusya'ya karşı savaşa girmiştir. Birçok Ermeni, Ermeni komiteleri tarafından kurulan gönüllü ermeni tugaylarına katılmış ve Rus işgal kuvvetleriyle birlikte Doğu Anadolu topraklarına girmişlerdir. Osmanlı devleti, herhangi bir önleme başvurmadan önce Ermeni Patriği, Ermeni milletvekilleri ve Ermeni cemaatinin ileri gelenlerine "Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri halinde gerekli önlemleri alacağını" bildirmiştir. Ancak, olaylar durmak yerine giderek yoğunlaşınca, Osmanlı Hükümeti ordunun bir çok cephede savaş halinde bulunması nedeniyle cephe gerisini de emniyete alma çabası içine girmiştir. Bu maksatla, 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticilerinden 2.345 kişi devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklanmıştır.
Ermeni olmanın ilk şartı olarak Türkleri düşman görmektir. Bu anlayışa göre Ermeniler her fırsatta Türkleri yok etmek istediler. 1970 li yıllarda Ermeni terörü hortlamıştır. Yapısı incelendiğinde terörün dışa bağımlı olduğu, Türk-Yunan, Türk-Suriye krizlerinden ve diğer krizlerden beslendiği açıkça görülmektedir. Bunun en bariz örneği ASALA’nın her kıtada eylem yapabilme ve anında izini kaybettirebilmesidir. Hocalı katliamını gerçekleştirirken de yanında Rusya 366.motorize piyade alayı vardı.” 1994’te yaşanan katliamı Azerbaycan soykırım olarak kabul etti. Bunun yanında Türkiye, Makedonya, İngiltere, Bulgaristan ve Norveç Avrupa konseyi adına yayınladıkları 324 numaralı Avrupa Konseyi bildirgesinde; Ermeniler Tüm Hocalılıları öldürdüler ve tüm şehri harap ettiler ifadesi geçmiştir”
Ermeni diasporası, Ermenistan ve Türkiye dışında yaşayan Ermenilere verilen kendilerinin kabul ettiği ünvandır. Ermeni diasporasının bir özelliği de diaspora nüfusunun Ermenistan nüfusundan fazla olmasıdır. Ermenilerin Yoğun olarak yaşadığı Ülkeler Rusya, ABD ve Fransa’dır. Dünyanın pek çok ülkesinde Ermeni Ulusal Komitesi yer almakla beraber en etkilisi Amerikan Ermeni Ulusal komitesidir. Bu komitenin başındaki isim Murat Topalyan’dır. Komitenin amacı sadece; sözde soykırımı gündemde tutarak lobi faaliyetleri göstermektir.
Türkiye, Ermenistan’ı ilk tanıyan ülkelerden biridir. Ermenistan ile Türkiye arasında diplomatik ilişki yoktur.bunsan sonra da pek olacağa benzemiyor. Hem milli maça gelip hem de Amerika’dan; yeniden yapılanan ilişkilere sol kroşe indirirler.
Huzurlu ve mutlu bir hafta dileğiyle...