Türkiye ile ABD arasında gizli bir ittifak anlaşması yapılır. Türkiye’nin emeli, 50 yıl içinde Avrupa ve Ortadoğu hakimiyeti iken; ABD, Balkanlarda Sovyet etkinliğini bitirmek için her yola ve stratejiye başvurmaktadır. Türkiye tarafından bir birim kurulur. Bu birim, Yugoslavya dağılmadan etnik gruplardan çok sayıda öğrenciyi Türkiye’ye getirip gizlice eğitiyor.
Turgut ÖZAL’ın emriyle başlayan bu projede amaç Yugoslavya’nın yerine kurulacak devletlerde Türk etkinliğini sağlamak. Doğrudan Özala bağlı bu ekibin lideri Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Bosna-hersek, Makedonya. Kosova gibi ortaya çıkan yeni devletlerin kurucuları bu ekibin öğrencileri.
Bu ekipte kimler yer almaktadır? Muhsin Yazıcıoğlu, Sadık Ahmet ve şimdi Başbakan yardımcısı …………… vardır.
(Sadık Ahmet, Batı Trakya Türklerinin haklarını savunan ve Yunanistan tarafından istenmeyen adam ilan edilen isimdi. MİT adına çalıştığı iddia edildi. LOZAN Anlaşmasını sık sık tartışmaya açıyor ve bölgedeki Türklerin liderliğini yapıyordu. Batı Trakyalılar için Türk tabirini kullandığı için tutuklandı ve cezaevine atıldı. 24 Temmuz 1995’te şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Rastlantıya bakın ki ölüm tarihi Lozan anlaşmasının yıl dönümüdür.) Muhsin Yazıcıoğlu’nun Çeçenlerle ilişkileri, Azerbaycan’da Ebulfeyz elçi beyi başa geçirme projesi, Turgut Özal’ın öldürülen iş adamı Üzeyir Garih’le birlikte Ortaasya’daki gizli faaliyetleri aynı ekibin operasyonları.
Alman istihbaratı bu ekibin operasyonlarını deşifre etmek için çalışma başlatır. İlk iş olarak İstanbul’daki çeçen komutanlardan birine suikast düzenlenir. Hem de Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli ölümünden 6 ay önce Ümraniyede öldürülen Karaçay kod adlı Canibekov’dur. Canibekov, Eylül ayında suikaste uğrayan Gazhi Edilsultanov’un yerine Çeçen savaşçıların finansmanını kontrol eden kişi olarak biliniyordu.
Ekipte yer alan kişilerin ölümleri düşündürücüdür. Kalp krizi, helikopter kazası, trafik kazası… hepsi de sırlarıyla birlikte ahirete intikal ettiler. Merhumlar için dilden dile dolaşan Ergenekon sırları şehir efsanesinden öteye geçmemektedir. İcraatları, yaptıkları ve yapamadıkları ile bu vatanseverler Ergenekonu dikkate bile almamışlardır.
Dünya’da iki güç bin yıllardır çatışma halindedir. Dün haçı temsil eden üçlü neyse bugünde sadece isim unvan değişmiştir. İçerik hep aynıdır aynı kalacaktır. Haçın üst köşesi Papa, bir tarafı Bizans, diğer tarafı frank kralı iken ; bugün bizansın mirasına sahip çıkan Almanya ve Fransa yer almaktadır.
Bu üçlüye dikkat ederseniz Avrupa birliğinde de etkinlik bakımından yine karşımıza çıkmaktadır. Avrupa da kimse yokmuş gibi Fransa Cumhurbaşkanı ve Almanya şansölyesini izlemekteyiz. Her fırsatta Avrupanın gerçek sahipleri biziz! Vurgusunu yapıyorlar. Yukarda da belirttim. Çeçen komutana yapılan suikastin altından Alman istihbaratı çıkıyor, ilişkileri deşifre etmek adına Alman istihbaratı yine karşımızda… Deniz feneri mevzuu ortaya çıkar altından yine Almanlar… sorular birbirini kovalar. Değişmeyen tek şey vardır o da kiliseyle İslamın mücadelesidir.
O Kilise ki Fatihin İstanbulu fethinden sonra Yavuzun Romaya dek uzanacağını biliyordu. Bu yüzden Yavuzu doğuda meşgul etmenin yollarını aradı. Kiliseye bağlı bazı şövalyeler gizlice İrana gittiler.
Orada Çocuk yaştaki İsmail, Safevi tarikatından çok güçlü bir devlet ortaya çıkardı. İsmail de kendi devletine şah oldu. Yukarda anlatılan bu mücadelenin dipnotlarıdır. Huzurlu ve mutlu bir hafta dileğiyle…