Hayat bazen çok komik geliyor bana nedense…
Kendisinde boncuk arayıp da bulamayanlar başkalarının boncuklarına talip olmuşlar.
Vay yavrum vay…
Oysa üç kuruşluk karakterlerini böldürmemek için kırk takla atarken, başlarının fitnenin içerisine sokup hayat boyu aldıkları nefesin kaynağında yalnız kalarak ölecekler…
Ellerinde kendi sandıkları imtiyazları ise basit bir çıkar ilişkisi içerisinde dışarı çıkamayacaktır.
Ve bir gelecek yatacak yerleri bile kalmayacak.
Ve o gün çok kısa bir zaman sonra gelecek.
Sonra bu leş yiyiciler kuytu köşelerinden yine birilerinin düşmesini bekleyecek…
Basit insanlar…
Küçük beyinleriyle ne kadar hızlı hareket ederse etsinler…
Ulaşacakları yer bir fosseptik çukuru dışında bir yer olmayacaktır.
Yeri gelir bir şeyin sahibi olmak için, kendi kanlarını, kendi yoldaşlarını satmaktan utanmayan, çekinmeyen bu insan sıfatında ki yaratıklar maalesef toplumumuzda yer bulmaktalar.
Sayıları az bile olsa, varlıkları yeterince rahatsız etmekte, toplumun huzurunu kaçırmakta…
Oysa hayat baylaştıkça güzel…
Bir ekmeği pay ettikçe güzel…
Hep bana…
Sadece bana…
Bu düşünceyle gidilen yollar, ancak bir arpa boyu kadardır.
Bu tür insanlar zaten kendileri dahil hiçbir şeyi sevmezler…
Anti sosyal yaratıklardır.
Süne gibi zararlılardır.
Kendilerini sevmedikleri gibi yüreklerinden insanlara ait hiçbir duyguyu da barındırmazlar.
Oysa bilmeleri gereken bir şey var ki o da; ölümlü olmalarıdır.
Hiçbir zaman ölmeyecek gibi yaşanlar eninden sonunda pamukla tanışacaklar, dört koluyla son seyahatlerine çıkacaklardır.
Umarın haklarını helal edecek kişileri caminin avlusunda ya da mezarları başında bulabilirler.
Siz siz olun şartlar ne olursa olsun yüreklerinizden sevgiyi silip atmayın…
Sevginin gücüne inanın.
Sevgiyle dünya gelenler sevgisizliğin adresini haline dönüşmüşse, siz yinede onları sevin…
Bardağın her zaman bir dolu tarafını olduğunu bilmelisiniz.
Ölümlü yaratıklar olduğumuzu bilmelisiniz.
Kul hakkı yemek gibi bir caba içerisinde sakın olmayın.
İsteyerek veya istemeyerek…
Sevgi…
Barış…
Kardeşlik…
Ne kadarda içini boşalttık değil mi?
Ama kavramlar tekrar yazılacaksa yazılsın.
Zira sevgisizlikle hareket edenler…
Seviyesizce hareket eder…
Ve bilmelidirler ki;
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
'Yaşadım' diyebilmen için...