



Hz. İbrahim ve Hz.Hacer'den doğan Hz. İsmail aleyhimüsselam, Hz. İbrahim (a.s.) tarafından eşini ve oğlunu Kâbe'nin yakınına bıraktıktan sonra Allah'ın emri üzere Filistin'e döndü. Hz. Hacer Allah'a tevekkül etti korunacaklarına inandı.
Allah (c.c.) kısa zamanda onlara zemzem suyunu ikram etti. Arkasından bu su sebebiyle Yemenli Cürhümlüler Hz. Hacer'in müsadesiyle oraya yerleştiler. Hz. İsmail büyüdü. Cürhümlülerden ayrı ayrı iki kadınla evlendi.
Birinci evliliği sırasında Hz. İbrahim oğlu İsmail'i ziyarete geldi. Ancak oğluyla görüşemedi. Birbirlerini hiç görmeyen gelini ile görüştü. Kayınpederini hiç görmeyen gelinine sordu:
- Geçiminiz nasıl?
Gelini:
- Darlık içindeyiz. Durumumuz kötü, demiş. Hz. İbrahim, gelinine:
- Kocana selam söyle, evinin eşiğini değiştirsin, diye haber bıraktı.
Durumu öğrenen İsmail (a.s.), bu haberden eşini bırakması gerektiği anlamını çıkardı. Eşinden ayrıldı.
Hz. İbrahim başka bir gelişinde benzer bir soruyu İsmail'in ikinci eşine sordu. Ondan da şu cevabı aldı:
- Kocam çok iyi. Geçimimiz de rahat elhamdülillah, deyince Hz. İbrahim oğlu İsmail'e selam bıraktı.
- Evinin eşiğini güzel tutsun, diye tenbih etti. (Buhari, Enbiya 9)
Buradan çıkaracağımız ders şudur:
Hiç tanımadığımız kişilere (hatta tanıdıklarımıza bile) aile sırrını veren ve kocasından şikayetçi olan bir kadın "hayırlı bir kadın" değildir. Aile içinde olabilen maddi-manevi sıkıntılara erkekle birlikte kadının da göğüs germesi ve aile sırlarını dışarıya açmaması gerekir.
Gelelim Hz. Sare'ye. Sare sürekli çocuk sahibi olmayı arzu ediyordu. Kendisi 89, Hz. İbrahim 120 yaşında idi, Allah (c.c.), kendisine önce İshak'ı sonra da torunları Yakub'un dünyaya geleceğini haber verdi. (Hâkim, el-Müstedrek, C/2, Sf: 566; Hûd Suresi, 71)
Kur'an'ın beyanına göre, Hz. İbrahim ile Hz.Lût aleyhimusselam aynı dönemin peygamberleridir. Lût (a.s.)'ın kavmi eşcinsellik sapıklığına tutulmuş ilahi gazaba müstehak olmuşlardı. Gazap ile görevli melekler çocuk haberini veren meleklerdi. (Hûd Suresi, 73; Zariyat Suresi, 25-30)
Bu haberi alan Sare "Vay başıma gelen. Ben yaşlı bir kadınım, şu kocam da yaşlı bir adam iken ben mi çocuk doğuracağım. Bu doğrusu şaşılacak bir şey" dedi. Melekler: "Allah'ın rahmeti üzerine düşmüşken, Allah'ın işine nasıl şaşarsın. Allah'ın iyiliği boldur" dediler. (Hûd Suresi, 69-73; Zariyat Suresi, 25-30)
Hz. Sare sevincinden güldü. (Kurtubi, C/9, Sf: 45, Beyrut - 1408)
Mevla'nın hikmetlerini anlamak/sezmek akıl sahipleri içindir. Bu olaylardan sizler kendi payınıza ne çıkarırsınız?
6 Şubat 2012 Pazartesi
Henüz yorum yazılmamış... Bu köşe yazısına ilk yorumu siz yapın