Son Dakika

Kitaplarınızı tutsak ettiğiniz raflardan çıkarın artık!

5-6 Mayıs tarihleri arasında 7. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür fuarında iki günlük imza günüm vardı. Kitap fuarlarına davet edildiğim takdirde vaktim elverdiği müddetçe gidiyorum. Okuyucularım ile buluşuyorum, yeni yazarlar ile tanışıyorum ve daha önceden tanıştığım yazar arkadaşlar ile de hoş sohbetler edip gündemleri değerlendirebiliyorum. Yeni kitaplardan haberdar olmak içinde bire bir bu tip etkinlikler.

İnsanlığımız imtihandan geçiyor!

Yazıma son günler ile başlamayı ne kadar da çok isterdim.

En sağlıklı beslenme, evde yapılan besinle olur!

21 Şubat 2018 tarihinde Diyarbakır Eczacı Odasının düzenlediği “Obezite, Diyabete Giden Yolda Fruktoz Şurubu ve Sağlığımız” adlı sunumu dinledim. Sunumu veren Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin duayen hocalarından Prof. Dr. Seyhan ERSAN’dı. Gerçekten çok önemli bilgiler paylaştı hocamız. Sunumdan edindiğim notları sizlerle paylaşıyorum.

Sahi bunlar; ahiretinde var olduğunu hiç düşünmüyorlar mı?

Geçenlerde bir ajans tarafından konunun benim ile ilgili direk bir ilişkisi olmayan bir haberi çıktı. Bu ajans daha önce de aslı astarı olmayan bir haber yaparak beni karalamaya çalışmıştı ve yüce mahkememiz beni haklı bularak 10.000 TL manevi tazminat verilmesini kararlaştırmıştı. Alacağım bu paraya sevinsem mi üzülsem mi hala bilmiyorum. Çünkü benim açımdan uzun, sıkıcı ve yorucu bir süreçti. Keşke bu olayları hiç yaşamasa idik. Ama bunda da bir hayır vardır tabi ki…

Plastik kaplamalar ve atıklar ruh halimi de bozuyor!

Gün geçtikçe tüketim toplumu oluyoruz. Olmaya da devam edeceğiz galiba…

Tarihimi tekrar yaşadığım şehirlerdi; Bilecik ve Söğüt

TUBİTAK proje eğitimlerinin piri Prof. Dr. Mustafa Böyükata “hocam Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde proje eğitiminde Eğitmen olarak görev almak ister misiniz?” diye teklifte bulununca hiç düşünmeden “evet” dedim. Çünkü yıllardır çok isteyip de gidemediğim ve çok merak ettiğim şehirlerden biri idi Bilecik.

Bir Kurban Bayramı Daha Mesajlaşma ile Geçti!

Yine bir “Kurban Bayramı” bizler için heyecanlı ve bir o kadar da telaşlı geçti.

SUYUN BUHARLAŞMASININ ÖNEMİ*

Pekiyi hiç düşündünüz mü astığımız ıslak çamaşırlar, yerlere serdiğimiz sergilerdeki incir, üzüm, kayısı gibi meyveler nasıl kuruyor? Bunun sebebi 100°C’de içten kaynayarak buhar haline geçen suyun ayrıca 100°C’nin altında da her sıcaklıkta yüzeyden buharlaşıyor olmasıdır. Şayet suyun bu özelliği olmasaydı göller, akarsular ve denizler buharlaşmaz hava da hep kuru kalırdı. Bulutlar olmaz, yağış olmaz ve dolayısıyla hayat da olmazdı.

Eshab-ı Kehf (Yedi uyuyanlar)

Birkaç gündür Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesindeyim. Afşin’de kalıpta Eshab-ı Kehf’e gitmek olmaz tabi ki. Afşin’e yaklaşık 5 km olan bir yere güzel bir külliye yapılmış. Aslında çok daha iyi bir şekilde reklamı yapılsa inanılmaz bir şekilde turist çekebilir. Mesai çıkışı gittiğimizden dolayı biraz başıboş gördüm. Gerektiği kadar da görevli yoktu. Bu kadar tarihi öneme sahip bir yerde çok daha ciddi bir şekilde yapılanmanın ve kurumsallaşmanın olması gerektiği düşüncesindeyim.

Okyanusları ve denizlerimizi tehdit eden: Mikro plastikler

Son yıllarda inanılmaz bir şekilde teknoloji gelişmekte, yiyecek, gıda, elektronik ve diğer uygulama ve kullanım alanlarına yönelik yeni şeyler ortaya çıkmaktadır. Teknoloji ve ekonomimiz geliştikçe “tüketim toplumu” olmamız neticesinde çevremizin kirliliği de artmakta, geri dönüşümü olmayan kirlilikler ve buna bağlı olarak da hastalıklarımız farklılaşmakta ve gün geçtikçe insanoğlu daha da hasta olmaktadır…