Son Dakika

EKONOMİDE İNŞAAT SEKTÖRÜ VE MÜHENDİSİN ÖNEMİ

SERVET ERSOY
Ülkemizde yaklaşık 30 milyon insana iş istihdamının sağlandığı ekonomik döngü içerisinde, inşaat sektörü yaklaşık olarak 4 milyon insana iş olanağı sağlamaktadır. Buradaki 4 milyon kişi doğrudan inşaat sektörüyle iç içe olmasa da üretici, tüketici ve 200 farklı alt kalemiyle ekonomik döngüde kayda değer bir yeri vardır. İnşaat sektörünün son yıllarda ülke ekonomisinin büyümesinde yaklaşık %10 etkisi vardır. Bu 4 milyon kişiye iş istihdamında en önemli meslek ise mühendislik çalışmalarıdır. İnşaat sektörünün beyni ise inşaat mühendisliğidir. Yapıların projelendirilmesinden ve yapı elamanlarının malzeme seçimine kadar yapıyla ilgili birçok alan da önemli bir meslek dalıdır.  Yaşadığımız coğrafyada ve dünya genelinde önemli yeri olan bu meslek dalının çok önemli görevleri de vardır. Bu görevlerin arasında kısaca mühendis nasıl olmalıdır diye bir soru sorulacak olursa… Cevap olarak Mühendiste olması gereken vasıflar; mühendis etrafına pozitif ivme katmalıdır.  Mühendis kendine güveni tam cesur insan olmalıdır. Mühendis mesleğinin sembolü olan cetvelden daha düzgün insan olmalıdır. Milli çıkarları her türlü çıkarların üzerinde tutan kişi demektir. Mühendis kendi mesleğini politik ve siyasi tartışmalardan uzak tutmalıdır. Mühendis aldığı ücretin çok üzerinde ekonomik katkı sağlayan bir bireydir. Mühendis ulusuna ve topluma daha faydalı olabilmek için sürekli kendini ve etrafını bilgiyle güncellemelidir. Mühendis kişilere bağlı kalmayan, olması gerektiği gibi davranan birey demektir. 2002 yılında Erzurum da lisanlı programlardan Sta4cad kursuna giderken, kursu düzenleyen inşaat mühendisi bir meslektaşımız vardı… Yaklaşık 50 yaşlarında olan meslektaşımız, her dersin sonunda sürekli olarak bize arkadaşlar sizden bir talebim olacak, ne iş yaparsanız yapın lütfen bozulmayın derdi…  Bu sözü söylerken gözleri dolar ağlamalı bir yüz ifadesi ile her dersin sonunda söylemeyi de unutmazdı. Mesleğinde kendini iyi yetiştirmiş bir meslektaşımızdı… Bunu yıllar sonra akademik kariyeri olmamasına rağmen mesleğine hâkimiyetinden ve bizlere öğrettiği bilgilerden anlamıştım. Kendisi 80’li yıllarda yaşadığı bir anısını anlatmıştı bizlere… o yıllarda yurtdışına gitmek istediğini ve mühendislerin ülkemizden yurt dışına gidemediğinden dolayı başvurduğu yolu… Devamında 80 ‘li yıllarda Ülkemizden bir inşaat firması yurt dışında çalışmak üzere usta ve kalfa almaktadır… Bizim hocamız o tarihlerde firmaya mühendis olduğu halde usta olarak başvuru yapar. Firma kendisini mülakata çağırır. Firma yetkilileri soru olarak da şantiyedesin kirişler bağlanıyor ve projede 5 adet 14’lük demir var lakin 14’lük demirimiz bitti, şantiyede ise 12’lik demir var ne yaparsın diye sorarlar. Bizim hocada mühendislerin hepsinin de bildiği demir donatı alanı formülünü yazar, mevcut donatıyla karşılaştırır ve 7 adet 12’lik demir kullanırım der. Tabi soruyu soranlar şaşkın şaşkın bakarlar, sen nasıl ustasın bu formülü yazıp nasıl hesap yapabilirsin diyerek şaşkınlıklarını belirterek, meraklarını gidermek içinde üzerine giderek bizim hocayı sıkıştırırlar… Tabi bizim hoca zor durumda kalır ve aslında kendisinin usta değil, mühendis olduğunu ve yurt dışına gidebilmek için böyle bir yol izlediği söyler… Sınavı yapanların cevabı ise çok ilginçtir… Değil seni mühendis, usta olarak dahi almayız dediklerinde…  Şaşkın bir  tavırla hoca, firma yetkilerine sorar…Neden??? Firma yetkilileri cevap olarak; eğer bizimle çalışacaksan projedeki demir bittiğinde işi orada bırakıp, bize gelerek demirin bittiğini, proje dışına çıkmayacağını belirtmen lazım derler… Biz kafasına göre çalışan insanlar ile çalışmıyoruz derler ve bizim hocayı usta olarak da almayarak elerler.  Öncelikle mühendisler buradan şunu bilmelidir. Yapılan mühendislik çalışmalarında tüm olanakları ve olumsuzlukları ön görerek iyi bir proje yapmalıdır. Mühendise iş istihdamı sağlayan kuruluşlar ve kurum sorumluları çalışmayı yapacak yetkinlikteki mühendise de gerekli yetkiyi vermelidir. Ancak bu durumda 4 milyon insanın çalışması gerçekte ve hakkaniyetle sonuca ulaşabilir. 2015 yılında kaleme aldığım eserimde sık sık bu konuları belirttim. Toplum olarak da sürekli basite alarak ihmal ettiğimiz mühendislik çalışmaları sonucunda bedeli ve ekonomik değeri çok büyük olumsuzluklara sebep verilmektedir. 

Bu yazı 09 Kasım 2017 Perşembe tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 142 kez okundu.
Yazı Boyutu