Son Dakika

MESCİD-İ DIRÂR'I YIKMAK (2)

Abdurrahim ZARARSIZ
a.zararsizz@gmail.com

Binasını sağlam bir zemin yerine kaymak üzere olan bir uçurumun kenarına kuranlar ifadesi ile kastedilen tam olarak nedir? “Bina etmek” tabirinden illa taş, demir, çimento veya ahşaptan müteşekkil mescit veya cami yapılarını mı anlamalıyız?

Burada önemli teşbihler var. Bu benzetmede, kaymak üzere olan zemine bina etmek şeklinde tercüme edilmeye çalışılan, dilimize de yakın bir mana yüklenerek geçen “cüruf” kelimesidir. Bazı lügatlerde Cüruf’un manası, Suyun (Dere veya nehir) aktığı yatağın kenarlarının altını aşındırıp oyarak üstteki yüzeyi desteksiz bırakması, bazılarında ise sellerin getirdiği ve kenarlarda biriktirdiği yıkılmak üzere olan çamur şeklinde açıklanıyor. Kelimenin kökü ise bir şeyi aslından sökmek anlamındaki “cerf” tir. Netice olarak inşa edilen şeyin temelsiz oluşunun yanı sıra aslı dururken sahtesini inşa etmek hatta aslını tahrif ve tezyif etmek manalarına da ulaşılıyor.

Batıl, dere kenarındaki cüruf gibi gevşektir ve yıkılmaya mahkûmdur. Bu gün bizler, Allah ve Rasulüne savaş açarak emperyalist sömürgeci amaçlarına ulaşabilmek için kana bulana bulana aktıkları her yerde kendi yataklarının kenarlarına cüruf biriktirenlerin kimler olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla hak ve hakikatten uzaklaşarak batılın kucağına atılan, batıl adına iş tutanları da... Kayserleri, Ebu Amirleri ve avenelerini ifşa edip hatırlatırken, o günden bu güne zihnimizde bir paralellik inşa edebildik mi acaba? “Amacımız sadece iyi şeyler yapmaktı” diye yalan yere yemin edenleri yakından tanıya bildik mi?

Yetmişlerin ortalarından bu güne kadar, bu sefer daha dikkatli ve sinsice inşa edilmiş olan yapının banilerinin, vat edilen korku ve huzursuzluğu yüreklerinin parçalanacağı ana kadar hissedecekleri ayet ile sabitken, tarihi kaynaklarda, münafıkların kandırmasıyla mescidi dırâr’a imam olan Mücemmi b. Câriye’ye ne olduğu hakkında bir bilgiye rastlayamadım. Ancak asıl merak ettiğim bu günün Mücemmi b. Câriye’lerinin ruh dünyası. Benim tanıdığım ve rastladıklarımın yüzde doksanı, kör bir inatla harap olan o binaya güvenmeye ve ayakta tuta bilmek için taş taşımaya devam ediyorlar. Öyle anlaşılıyor ki aslında 2013 te başlayan ve 15

Temmuzdan sonra kamu vicdanında da meşruiyet kazanan yıkım çalışmalarının gerektiği kadar hızlı ilerleyememesinin nedenlerinden biri de bu durum. Hal böyle olunca da, kaybettiğimiz onca seneyi, sayısız beyni en sonunda da yüzlerce şehit ve binlerce gaziyi düşünüp daha derinden sarsılıyoruz. Bütün bu süreçte failli meçhullere kurban giden vatan evlatları da cabası.

Ezcümle, 15 Temmuz’u yaşayanlar olarak, Allah ve Rasulüne savaş açmış kişi lehine fırsat kollamak tabiri ile kastedilen – savaş açan ve savaş açanlar lehine fırsat kollayan- iki güruhun bu gün kimler veya hangi odaklar olduğu sorusuna, daha kolay ve daha net cevap verebildiğimize inanıyorum.

Başta dediğim gibi, biz çağımızın Mescidi Dırar’ını yıkmakta çok geç kaldık. Gelecekte benzer hayıflanmalar yaşamamak için artık çok daha dikkatli olmalıyız. Bunu yaparken de her önüne gelenin, her topluluğu ulu orta töhmet altında bırakması şekline dönüştürmemeliyiz olayı. Bu konudaki yürütmeyi, 15 Temmuzdan gerekli dersleri çıkardığına ve tedbirleri aldığına inandığımız devlet erklerine bırakmalıyız. Ancak şahit ve emin olduğumuz aykırılıklardan da ilgili mercileri haberdar etmeyi ihmal etmemeliyiz. Rabbimizden feraset ve basiretimizi açmasını niyaz ediyorum. Selam ve dua ile…

Abdurrahim ZARARSIZ

30.07.17 - 04:45 Ankara

Saik: Neden, güdü

Teyit etmek: Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak ya da doğru olduğunu belirterek onaylamak anlamına gelir.

Salık vermek:(birini ya da bir şeyi) işe yarar, elverişli, iyi, uygun diye bildirmek.

Tezyif etmek: Bir şeyi küçültmek isteme, değersiz göstermeye çalışma. Biriyle ya da bir şeyle alay etme, eğlenme.

Bânî: Kurucu, bina eden.

 

 

Yararlanılan Kaynaklar: İbn-i Kayyim, Zaadül Maad.

İbn- Hişam, Sire

Taberi, Tarih

Tefhimü’l Kur’an, (Mevdudi)

Safvetü’t Tefâsîr, (Muhammed Ali es-sabuni)

Diyanet İşleri Kur’an meali


Bu yazı 19 Eylül 2017 Salı tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 364 kez okundu.
Yazı Boyutu