Son Dakika

Bir Yozgat Klasiği idi Bekir Bozdağ

Hamdi TEMEL
Sayın bakanımız Bekir Bozdağ ile 2 yıl kadar önce Sorgun Düşünce Kulübünün bir organizasyonunda tanışmıştım. Özellikle Yozgat'ı konu alan "Eğitim" ile ilgili protokol konuşması yapmıştı. Ben de tüm dünyadan Eğitim modelleri hakkında bilgilerimi paylaşmıştım. Aslında bakanımızı yakalamışken konuşmak istediğim o kadar çok konu vardı ki, bunları paylaşmam lazım diye çok düşünmüştüm. Yozgat'ın sanayi problemlerinden tutun da eğitim düzeyine kadar konu konu gitmemiz gerekirdiÂ… Fakat o kadar yoğun program koymuşlardı ki, bazen en önemli konular güme gidiyorduÂ… Ama işte siyasetçilerimizin kaderi de böyleydi ve tartışmak istediğim, açıklamam gereken konularda bende kalmıştı. En son çıkan bilimsel çalışmamızda "pet şişelerdeki zararlı kimyasallar" oldukça ses getirmiş, dünyanın öbür ucundaki haberlere bile konu olmuştuk. "San Francisco'da pet şişeleri yasaklatan Türk Profesörü" diye haberlerde dile gelmiştik. Açıkçası, bakanımızdan da bir telefon beklemiştim. Aslında çok yoğun olduklarını biliyorum ve tarihi bir misyona sahip olduğunu da görüyorum. Ama işte insan gönlüne de söz geçiremiyor ki, en azından bir danışmanı arasa idi; "Hocam bakanımız adına arıyorum ve çalışmalarınızı bir Yozgatlı olarak takip ediyorum ve gurur duyuyorum" dese idi o kadar memnun olacaktım. En azından hatırlanacaktım. Çünkü takdir edilmek çok güzel bir duygu idi. Aman sakın, bu yazımı okuyanlar gücendiğimi sanmasınlar. Belki de benimki anlık bir alınganlıktı, çünkü bu tip çalışmalar o kadar çok oluyor ki ülkemizde, bir başkasının gözünde değer ifade etmeyebilirde. "Bir bakanın bunlar ile uğraşmasına gerek yok" diyenlerde eminim çıkacaktır. Benim burada vurgu yapmak istediğim konu "takdir edilme" duygusu. Darbe gecesi mecliste yaşananları gösteren video görüntüleri akmaya başladı haberlerde. Meclisteki milletvekillerimiz teyakkuzda, her kafadan bir ses çıkıyorÂ… Bomba seslerini gözlerim dolarak izliyorum. Yarabbi diyorum, “ne büyük bir imtihandan geçiyoruz, o gece neler olmuş öyle". Bu güne dek hiç bir düşmanımız meclisimizi bombalayamamıştı. O anda tanıdık bir ses geliyor kulağımaÂ… Bir Yozgat klasiği olan Sayın Bakanımız Bekir Bozdağ kürsüye çıkmış meclis başkanının yanında o tarihi konuşmasını yapıyor; “Meclis başkanım meclisi kapatıp aşağıya gidemeyiz, bu millet ‘meclis korktu aşağıya indi' der, bizim burada yapacağımız şey burada kalıp burda ölmektir". İşte tarihe damga vuracak anlardan birini daha yaşıyorduk ve bu anları takdir etmeli idim deyip bu kelimelerimi sıraladım... Yukarıda söylenilen şey o kadar önemli ve doğru idi ki, sadece bu cümlesi bile bu milletin öz bir evladı olan bakanımız Bekir Bozdağ'ın ne kadar cesur olduğunun bir kanıtıydı. O an bana göre kırılma anlarından biri idi ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bakanımıza neden bu kadar çok değer verdiğini şimdi daha iyi anlıyor idim. Tüm meclis tek bir vücut olmuş, darbeye karşı dik durmuşlardı. Elbette ki bu tarihi ana ışık tutan olaylardan sadece biri idi. Bu noktada yüce meclisimizdeki darbeye karşı yekvücut olan tüm milletvekillerini de şahsım adına kutluyor ve teşekkür ediyorum. Sonuç olarak; ülkemizde güzel şeyler yapan, vatana ve insanlığa en küçük bir fayda sağlayan insanları tebrik etmemiz ve teşvik etmemiz gerekiyor. Meclisteki vakarınız, konuşmalarınız ve duruşunuz bir hemşeriniz olarak beni çok etkiledi. Bu duygularımı tüm kamuoyunda da paylaşmak ve teşekkür etmek istedim sayın bakanım...

Bu yazı 25 Temmuz 2016 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1050 kez okundu.
Yazı Boyutu