Son Dakika

KONAğIN KAPILARI AÇILDI

Eda YILDIRIM DEMİREL
eeedayildirim@gmail.com
Konağın kapıları vatandaşa açıldı. Eski vali Abdulkadir Yazıcı 'ulaşılmaz' olan vali konağında bazı düzenlemelere gitmiş, konağın han duvarları gibi olan yüksek duvarlarını alçaltmıştı. Halefi, yeni vali Kemal Yurtnaç da konağın kapılarını misafirlerine açarak büyük tabuyu yıkmış oldu. Geçtiğimiz günlerde gazi ve şehit yakınları için düzenlenen iftar yemeği vali konağında gerçekleşti. Yurtnaç, birçok programda olduğu gibi misafirlerini bir otel lokantasında veyahut başka bir mekanda ağırlamadı, kendi evinin kapılarını açtı. Biz böyle düşündük ama Vali Yurtnaç, konuşmasında konağın asıl sahiplerinin vatandaş olduğu vurgusunu yaptı. Konuşması ile gönülleri fethetti. Misafiri evinde ağırlamanın verdiği rahatlıkla tüm masaları gezdi, her bir konuğu ile tek tek ilgilendi. Bol bol da hatıra fotoğrafı çektirdi. Özellikle Yozgat gibi Anadolu'nun küçük şehirleri devlet adamlarına ayrı bir değer verir, saygı duyar. Vali Yurtnaç, bu saygının yanına sevgiyi de iliştirdi bana göre. Yozgat'ta bulunduğu yaklaşık 2 haftalık süre zarfında birçok programa katıldı. Katıldığı her programda da hemen hemen aynı şeylere vurgu yaptı 'Pozitif ayrımcılık'. Özellikle vatan için canını veren, evladını, eşini, babasını kaybeden ailelere karşı özel ilgi gösterileceğini dile getirdi. Henüz konuşmak için belki çok erken ancak, sayın Yurtnaç'ın olumlu izlenim bıraktığı kesin. & & & ORUÇ Ramazan ayını yarıladık. Sıcak hava ile beraber açlığın getirdiği bir gergin hava hakim ortalıkta. Özellikle iftar saatine yakın bu gergin hava kendin iyice hissettiriyor. Orucu neyin bozduğunu tartışıyoruz yıllardır. Televizyon programlarında milyonlar alarak, ྂ milyon'a orucun faziletlerini, neyin bozduğunu anlatanları hipnotize olmuş bir şekilde izlemeye devam ediyoruz. Bana göre orucu küfür bozar, kem göz bozar, yalan dolan, iftira, gıybet bozar. 'oruçlu ağzımla' diye başlayan cümleler kurarken bunları da bir düşünün derim. 'Açlığa hiç gelemiyorum, hemen kızıyorum' diye konuşurken de bir düşünelim. Öyle ki amaç yalnız bedeni aç bırakmak değil, nefsi de terbiye etmek. Şatafatlı süslü iftar sofralarında gösteriş yapmaya gerek yok oruç açmak için. Bana yer kalmadı diye olay da çıkarmaya gerek yok. Zira nefs terbiyesi biraz da burada kendini göstermeli. Demem o ki ramazan ayında ekstra zahmet, ekstra enerji harcamalıyız hep beraber tabii. 11 ayın sultanı, 11 ayın sabrı, 11 ayın nefs terbiyesi ile sınavımızı iyi vermeliyiz. Hayırlı ramazanlar olsun..

Bu yazı 24 Haziran 2016 Cuma tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 629 kez okundu.
Yazı Boyutu