Son Dakika

İlkler Kabinesi!

Ahmet Büyüksoy
merhabayozgat@hotmail.com
7 Haziran seçimlerinden sonra oluşan tablodan bir hükümet çıkmamıştı. Sonunda Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan anayasal hakkını kullanarak erken seçim dedi. Hükümet kurma görevini ikinci kez Ahmet Davutoğlu'na verdi. Anayasa gereği hükümet kurma çalışmaları 5 gün ile sınırlıydı. Meclisten güvenoyu alma mecburiyeti de yoktu. Bu süre zarfında MHP ve CHP kendilerinden istenilen kabineye üye vermeyeceklerini beyan ettiler. Bu, şuna benziyor. Milli takıma oyuncu alacak olan antrenör, kulüplerden ismen futbolcu istiyor fakat kulüp yöneticileri oyuncu vermemek için direniyorlar da oyuncu vermiyorlar. Halbuki Milli Takım iyi oyunculardan oluşursa yapacağı maçı da kazanır. Ãœlkenin insanlarına bayram ettirip, ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırıp, göğsümüzü kabartırlarsa bundan kazanan ülkemiz ve milletimiz olmaz mı ? Hal böyle iken Başbakan Davutoğlu 63. Türkiye Cumhuriyeti hükümetini kurdu. Süresi iki veya üç ay da olsa, adı seçim hükümeti de olsa bu kabinenin beklenilenden daha iyi olduğu kanaatini taşıyorum. 78 milyonluk Türkiye'den her rengin temsil edildiği sağ ve sol, Kürt, Türk, Alevi, Zaza, Gürcü, MHP'li, BBP'li, HDP'li üyelerini bir araya getirdi. Geçmişte bu üyeler birbirinin zıddına fikir beyan ederler, birinin ak dediğine diğeri kara deyip ayrı telden çalan siyasetçilerdi. Kaderin cilvesine bakın ki hiç bir şekilde kolay kolay bir araya gelemeyecek insanlar aynı yuvarlak masanın etrafında bir araya gelerek Türkiye"nin geleceğini konuşacağı, karar alacağı bir kabine kurulmadı mı ? Bunlardan alevi iki bakanın Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan'ın kabinede yer alması Türkiye'nin iç barışı açısından önemli bir misyon üstlenmiş oldu. Yıllarca aranan, özlenen tablo bu değil miydi ? Umarım bu birliktelik önümüzdeki dönemlere de örnek teşkil eder. Küçük hesaplar uğruna bu tür birliktelikler heba edilmemiş olur. HDP'nin bulunduğu kabinede BBP'nin eski Genel Başkanı Yaşar Topçu ile MHP nin Kurucu Genel Başkanı merhum Alparslan Türkeş'in oğlu Yıldırım Tuğrul Türkeş'in yer alması bu kabineyi daha anlamlı hale getiriyor. Bununla da kalmıyor Türkeş'in kabinede olması bir misyonu da temsil ediyor. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun koltuğuna oturan Alperenlerin liderliğini yapmış Yalçın Topçu'nun da kabinede yer almış olması hatta Kültür Bakanlığı gibi önemli bir bakanlığa da getirilmesi Türkiye açısından önemli bir kazanç olsa gerek. Muhalefet; AK Parti'ye, onun Genel Başkan'ına destek vermeyerek ayak direyen Bahçeli'nin MHP'si, Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, bu hareketleriyle AK Parti'yi HDP ile koalisyon kurmaya zorlamışlardı. Hatta bir nevi tuzak kurmuşlardı. Kurdukları tuzağa kendileri düştüler. Seçimlerden sonra takındığı tavır nedeniyle MHP de, HDP de bugünlerde iç sorunlar yaşıyor. Bu kabinede bir ilk de yaşanmış oldu. Geçmişte başörtüsü mücadelesi veren üniversitedeki kızlarımız kampüslerden içeri alınmazlarken, ikna odalarında tutulurlarken, hatta Milletvekili seçildiği halde yemin ettirilmeyen Merve Kavakçı'nın meclisten dışarı çıkarılması daha dün gibi ortadayken... Heyhat ! Heyhat ! O günden bugüne köprülerin altından çok sular geçti. Ayşen Gürcan'ın başörtüsü ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına getirilmesi bu kabinede bir ilkin yaşanmasına sebep oldu. Sonuç; Ayşen Gürcan'ın kabineye başörtüsü ile girmesi, başörtülü kadınların geçmişte verdikleri mücadelenin sonucudur. Başörtülü kadınlarımız şairin dediği gibi; " Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes " demeleri yerinde bir kazanım olsa gerek. Bunların önünü açan Başbakanı Davutoğlu'nun zaferidir bu süreç diyorum. Vesselam..

Bu yazı 01 Eylül 2015 Salı tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1073 kez okundu.
Yazı Boyutu