Son Dakika

KADERİN ÜSTÜNDE BİR KADER VARDIR-1

Turgut TAÅžTAK
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıylaÂ… Zindandan henüz kurtulduktan sonra ABD'ye ziyaret gerçekleştiren Recep Tayyip Erdoğan ABD ile bir anlaşma yapmıştı. Bu anlaşmaya göre Türkiye bölgede Batı'nın da desteği ile güçlenecek, Ortadoğu haritası yeniden çizilecek, Türkiye tarihi geçmişini kullanarak Ortadoğu'da halkları ikna edici bir rol oynayacak, Ortadoğu yeniden şekillendirilirken Türkiye Batı'nın müttefiki olacaktı. Bu teklif daha önce sırası ile Menderes, Özal ve Erbakan'a da yapılmıştı. Hiç birinin kabul etmediği bu teklifi Erdoğan kabul etmişti. Peki neden? Canını daha çok sevdiği için mi yoksa onlardan daha cesur olduğu için mi?Bunu yazının devamında göreceğiz.. Tam 50 yıl boyunca düşman kisvesi altında birbiri ile flört eden İran ve İsrail'in aşkı artık saklanamaz hale geldi. Bu aşktan doğan Irak, Lübnan, Yemen, Suriye gibi çocuklar bu ilişkinin ifşası için yeterli olmuştu. Ortada bir de Hizbullah ve IŞİD gibi gayrı meşru, kullanılmaya müsait gruplar vardı. Lübnan'da Suriye'nin baskısını ortadan kaldırmak için Hariri suikastini gerçekleştiren İran Hizbullahı, daha sonra hızını alamayıp Suriye muhaberatının başındaki adamları da tek tek öldürttü. Lübnan'daki ağırlığını kaybeden Suriye artık kendi içinde de İran baskısına dayanamayarak teslim oldu. ABD'nin Irak'a girişi sırasında kılını kıpırdatmayan ve bunun yanında ABD'ye karşı duran Şia asıllı Mukteda El Sadr'ı tehdit ederek sindirme girişiminde bulunan İran, Amerika'nın Irak'ı teslim almasını ve kendi kontrolüne bırakmasını keyifle izledi. Bu keyfiyet belli olmasın diye ara ara küçük Hizbullah-İsrail savaşları çıktı. Ara sıra Hamas'a silah yardımında bulundu. Ama ne silah! Bu silahlar yüzünden Hamas kaç komutanını kaybetti. Silahlara yerleştirilen çipler yüzünden kaç Filistinli komutan şehid oldu. Bunun farkına daha yeni varan Hamas'ın İran nedameti artık para etmese de sonunda bir şeyleri anlamış olmalarını umud ediyorum. İran'ın kendisine verilen rolü mükemmel bir şekilde oynaması, Türkiye'ninse kendisine biçilen rolün aksine Büyük Türkiye olma yolunda doğru ancak Batı'nın taşeronu olma yolunda ters istikamette adım atması artık İngiltere'nin canını sıkmaya başladı. Savaş belki “Oneminute” çıkışı ile başladı gibi görünse de, asıl sebep yıllar sonra Erdoğan'ın ve Mursi'nin el ele sıkışarak İslam Dünyası'nı tek çatı altında toplama mesajı vermeleriydi. Mısır'ı kaybettiklerini işte o gün anlamışlardı. Önce zayıf balıkları yemek icap ederdi. Öyle de yaptılar. Erdoğan'ın Mısır'a gittiği zaman yapılan bir mitingte İhvan'a laikliği ve demokrasiyi tavsiye etme sebebini ihvan ancak darbe yapıldıktan sonra anladı. Erdoğan darbeyi o gün görmüştü ve İhvan'a bunun mesajlarını vermeye çalışıyordu. Ve maalesef Batılı devletler Mısır'ı yediler. Ne ihvan kaldı ortada ne de Mursi. Savaşta devlet olarak ilk ve tek müttefikimizi böylece kaybetmiş olduk. Erdoğan anlamıştı. Bu savaşı tek başına verecekti. Korkmuyordu. Dünya Müslümanlarının uykusu derin olsa da bir gün hepsinin uyanacağını ve kendisine devlet olarak olmasa da halklar olarak koşacaklarına inanıyordu. Bu inançla Erdoğan yola devam etme kararı aldı. Mursi darbesi aslında Erdoğan'a tehdit olarak yapılmıştı. Hürriyet Gazetesi kendi iradesi ile Mursi'nin idam haberini yaparken Erdoğan'ın resmini kullanarak yüzde 52 ile geldi ama idam kararı çıktı şeklinde manşet atamazdı. Hürriyet'in yönetim kurulunda Rothshild'in, Murdoch'un sahibi olduğu basın yayın kuruluşlarının yöneticileri vardı. Yani Mursi'ye yapılan darbe sadece ama sadece Erdoğan'a yapılan son uyarı atışıydı. Bu aynı zamanda birkaç rauntluk kavganın da başlangıç atışı olacaktı... Yazımızın devamını yarın okuyabilirsiniz... Allah a emanet olun

Bu yazı 15 Temmuz 2015 Çarşamba tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1120 kez okundu.
Yazı Boyutu