Son Dakika

TEK LİSTE TEK HEDEF

Mehmet İhsan Varol
mehmetihsanvarol@yandex.com
AK Parti alışılageldiği üzere çıkardığı tek listelerle il ve ilçelerde başkanlarını, yönetim kurullarını seçiyor. Sırada da Yozgat’ımız var. Peki ama seçimlere tek liste girmek parti içi demokrasilerde nasıl karşılanmaktadır? Neden tek liste, tek aday? Hele ki demokrasinin varlığından bahsederken. Bir taraftan ileri demokrasi derken bir taraftan tek liste ve tek aday çıkarmak suretiyle yönetimler oluşturmak birbiriyle çelişen tavırlar değil mi? Ak Parti kuruldu kurulalı bu gelenek tartışılmaktadır. Aslında hedeflenen, gücün olduğu yerde talebin de çok olması bu çokluktan da herhangi bir maraz doğmadan, adaylar veya delegeler arasında gruplaşmalar, hizipleşmeler, küskünlük veya dargınlık olmadan bir bütünü ortaya çıkarabilmektir. Sen ben kavgasına tutuşmadan tüm dengeleri gözeterek bir bütün oluşturmak ve onu ayakta tutup seçimlerden başarıyla çıkabilmek en büyük başarıdır. Buraya kadar tamam, peki ya bu tek listeleri kim oluşturuyor? Bütün bu dengeleri gözeterek gelen başarıyı veya başarısızlığı kim göğüslüyor? Bu sorunun cevabı Yozgat bürokratlarına rağmen, yapılmış ve yapılacakların arkasında duran, omuz veren, incitmeden, kırmadan, dökmeden, beyefendiliğini bozmadan siyaset yapan ama mikrofonu eline aldığı zaman da rakiplerine nefes aldırmayan, Yozgat’ın hassasiyetlerine de her daim sahip çıkan, ustanın da tabiri caizse azı dişlerinden sayın Bekir Bozdağ’dan başkası değildir. Peki, Bozdağ Yozgat merkez ilçe ve il başkanlığında kendisinin dün atadığı isimlerde bugün bir değişikliğe gider mi? Siyaset bu, her zaman açık bir kapı bırakmak lazım diyenleri de duyar gibiyim ama ben Sorgun ilçe hariç tüm kapıları kapatıyorum. Ak Parti il başkanı Harun Lekesiz olsun, Merkez İlçe başkanı İskender Nazlı olsun geldikleri günden itibaren girdikleri seçimlerde başarılı olmuşlardır. Her ne sebepten olursa olsun, parti hanesine sayısal bir oy artışı sağlamış olmaları ve herhangi bir küskünlük, dargınlık olmadan seçimleri geride bırakmış olmaları dahi onların başarılı olmasına yeter bir sebep olduğunu düşünüyorum. Eksikleri yok mudur, illa ki vardır. Bu da bence bir seçim sonucunda göreve gelmemekten, doğrudan atanmaktan kaynaklanmaktadır. Seçilerek o göreve geldiklerinde var olan hatalarını, yönetimde yapacakları küçük değişikliklerle gidereceklerini, kendilerine güvenlerinin artacağını ve temsil ettikleri makamın gereklerini daha iyi kavrayacaklarını tahmin ediyorum. Partilerin göz bebekleri milletvekilleri olmasına karşın aslında il ve ilçe başkanlarının temsil yetkisi milletvekillerinden daha fazla öneme sahiptir. İl ve ilçe başkanları bulundukları yerlerde partininin en önemli aktörleridir. Buna rağmen partilerde milletvekilleri görevlerini bir ücret mukabilinde ifa ederlerken ya il, ilçe, kadın kolları, gençlik kolları başkanları? İşini, eşini, bırakıp bu işe koşan, koşturan, eleştirilere, hakaretlere maruz bırakılan, zamanının önemli bir çoğunluğunu bu uğurda harcayanlar onlar değiller mi? Bu makamlarda görev yapanların daha verimli olabilmeleri, memleketlerine daha iyi hizmet verebilmeleri adına, bu idealist insanlar için geçim derdinin parti içi adaletsizliğe daha fazla fırsat vermeden ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Sayın Lekesiz ve Nazlı’yı yaptıkları siyasette ve de temsil ettikleri makamda samimi buluyorum. Samimiyetten uzak olup başarılı olabilmek için tüm yollara başvurmaktansa, samimi olup dürüst davranmanın çok büyük başarıları beraberinde getireceği kanaatindeyim. Ne diyelim, görünen köy kılavuz istemeyeceğine göre şimdiden her ikisine hayırlı olsun diyor ve başarılar diliyorum. Selam ve muhabbetlerimle…

Bu yazı 07 Kasım 2014 Cuma tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1371 kez okundu.
Yazı Boyutu