Son Dakika

EYVAH! 1 MAYIS GELDİ

Nuh ÅžAHİN
merhabayozgat@hotmail.com
Her sene olduğu gibi bu yılda 1 Mayıs iççi Bayramı kutlanacak. İşçi bayramı demek zorundayım çünkü resmen 1 Mayıs Bayram olarak kabul edildi. Edildi, edilmesine amma bayram demeye akıldan yoksun şahit ister. Çünkü hiçbir akıllı insan bu şekilde bayram yapıldığına inanmaz. Bayram birlik, beraberlik, kardeşlik, hoşgörü, kucaklaşma günüdür. Yakma, yıkma, adam yaralama hatta öldürme, iç ve dış düşmanlara malzeme verme günü değildir. İstanbul Taksim meydanında 34 kişinin yaylım ateşiyle öldürüldüğünü benim emsallerim çok iyi hatırlar. 34 kişi kimler tarafından niçin öldürüldü belli değil. O öldürülenler boşu boşuna öldüler, Ondan sonraki yıllarda da aynı vahşeti canlandırmak isteyenler oldu. Ama güvenlik güçlerimiz aldığı önlemlerle buna fırsat vermedi. Aynı oyunlar bu bayramda da sergilenmek isteniyor. İşçi sendikaları ölen o otuz dört kişiden ders almamış olacak ki, Valiliğin asayişi sağlayamayız, taksim meydanı mitinge uygun değil demesine rağmen inat ediyor, halkı tahrik ediyor ve ortamı geriyorlar. Şayet Taksimi önemsiyorlarsa temsili bir gurup gider, çelenk sunar saygı duruşunda bulunur bu isteği gerçekleşmiş olur. Buna valilikte izin vermelidir. Daha sonra valiliğin gösterdiği alanda kutlama yapılır, işçilerin sorunları dile getirilir, işçilerin dayanışması pekiştirilir, ilgili yerlere gereken mesaj verilir. Ama ne yazık ki, durum böyle olmadı, olmayacakta. Sahte iççi temsilcileri, işçilikle hiç ilgisi olmayan marjinal guruplar öne çıkacak, yakacak, yıkacak, polisi taşlayacak, lüzumsuz pankart ve bayraklar açılacak, benim asıl fedakâr işçilerim boynu bükük olarak kıyıda kalacak, sorunlarını dile getiremeyecek, meydanlara geldiğine geleceğine pişman olacak. Sonunda da birçoğu birileri tarafından kötü amaçları uğruna kullanıldıklarını anlayacaklar. Çünkü iç ve dış basına kötü görüntüler yansıyacak, umarım ben yanılırım da bu bayram bayrama yakışır şekilde kutlanır. Ama bu konuda yıllardır yanılmadım. Birçok dünya ülkesinde kutlanılan bu bayram olaysız, eğlence şeklinde geçiyor, o ülkelerin insanları işçilerin haklarını düşünüyor, onlara saygı duyuyor, ülkelerine zarar vermekten kaçınıyorlar, ama bizde durum öyle olmuyor. Bizde herkes bir menfaat peşinde, kimi siyasi partiler rant peşinde, kimi sendika liderleri çıkar peşinde, kimi örgütler reklâm peşinde, kimi medya fırsat peşinde.İşçinin, devletin çıkarlarını düşünen yok maalesef. Durum böyle olunca da sonuç böyle oluyor. Halbu ki bu günde İşçilerin doyasıya bayram yapmaları, sorunlarını dile getirmeleri hakkıdır. Ãœlkenin kalkınması için en zor işlerde gece gündüz demeden fedakârca çalışan bu kişilerin olmayıp ta kimin olacak? Kimisi maaşını alamıyor, kimisi asgari ücretle çalışıyor, kimisinin sigortası yatmıyor, kimisinin can güvenliği yok. 1 Mayısta bunlar dile getirilmesi gerekirken göreceksiniz yarın bunlar hiç konuşulmayacak. Konuşulacak olan maskeli eylemciler, kırılan camlar, çekilen kızıl bayraklar, tazyikli sular, göz yaşartıcı bombalar… Bunu da yaptıranlar yine işçinin hakkını gasbeden patronlar, unu, tuzu kuru olan, bir eli yağda, diğer eli balda olanlardır. Sahne arkasından destek verirler, rahatlarını bozmazlar, para gücüyle gençleri sokağa salarlar vurdururlar, kırdırırlar. Kendi yandaşları ve ya güçleriyle de medya ve televizyonlarla ilgili yerlere mesajlarını iletirler. Halbuki, onlar istese bu olaylar hiç olmadan, valiliğin gösterdiği alanda, milyonlarca kişiyle çok güzel bir bayram yapılabilir. Ama bu onların işine gelmez. Temennim sağduyulu işçilerimizin bu oyuna gelmemeleri, kendi elleriyle emek verip yaptıkları eserleri bir hiç uğruna yıkmamaları, polisimizi, güvenlik güçlerimizi zor durumda bırakmamaları, iç ve dış mihraklara fırsat vermemeleridir. Tüm emektar işçi kardeşlerimin işçi bayramlarını can-ı gönülden kutluyor, alın terlerini mutlu bir şekilde yemelerini diliyorum.

Bu yazı 30 Nisan 2014 Çarşamba tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1765 kez okundu.
Yazı Boyutu