Son Dakika

CHP iktidara gelemedi ama

Mevlüt Özcan
merhabayozgat@hotmail.com
“Oylarınızı şu partiye verirseniz CHP iktidara gelir. Dini değerlerimiz alt-üst olur” propagandasıyla 30 Mart mahalli seçimlerinde AKP milyonlarca oy aldı. Mahalli seçimler olmasına rağmen CHP ekseriyetin oyunu alamadı. İddia edenlerin iddia ettikleri gibi “CHP iktidar olamadı” ama Müslümanlıkta peygamberlere iman, inanmış olmanın esaslarından olmasına rağmen, iktidar partisi imanın bu esasına Amerikan şeytanlarını saldırtıyor. Hollywood yapımı “Nuh: Büyük Tufan” filminde Hz. Nuh (A.S.)’a çirkin iftiralar atılıyor. Hz. Nuh’a çirkin isnatlarda bulunan bu film için ne partiler, ne Kültür Bakanlığı, ne hükümet ve ne de Cumhurbaşkanı tarafından gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Bu film: • Birleşik Arap Emirlikleri, • Katar, • Bahreyn, • Malezya, • Endonezya gibi Müslüman ülkelerde büyük tepki çekip, vizyona girmeden yasaklanırken Türkiye’de yetkililerin dikkatini bile çekmiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile vizyona konan iftiralarla dolu olan bu filmin gösterilmesine bir an önce son verilmelidir. Eğer geleceğinden korkutulan CHP ekseriyet oylarını aldığında ülkede ezanların bile tekrar yasaklanacağı iddiaları vukua gelseydi, en azından bu filmin oynatılmasına CHP tarafından izin verilseydi, Müslümanlar sokaklarda tel’in mitingleriyle olayı protesto ederlerdi. Böylece CHP böyle olaylara bir daha fırsat veremez, filmi vizyondan kaldırtır, Müslümanların mukaddeslerine el ve dil uzatamaz ve uzattırmazdı. Lakin AKP’yi birinci parti yapan Müslümanlarda Hz. Nuh’a yapılan iftiralara karşı işlenen cürümlere ses bile çıkarılmıyor. Hem de imâni bir konu olduğu halde. Eğer iddia edildiği gibi CHP iktidar olsaydı bundan daha kötü mü olurdu diye sormadan edemiyoruz. Film gerçeklerle çelişen sahnelerle dolu. İftiralara bakın: • Nuh (A.S.)’ın oğlunun babasını öldürmek için plan yaptığı iddiadan öte iftira ediliyor. Bu tamamen iftiradır. Böyle bir şey yoktur. • Hz. Nuh’un inşa ettiği gemiye inanmayanların da bindiği iddia ediliyor. Oysa Hz. Nuh’un karısı ve oğlu Hz. Nuh’a iman etmemişler ve gemiye de binmemişlerdir. İnanmayanların da gemiye bindirilmesi iddiası da tamamen iftiradır. • Hz. Nuh’un mahremi de filimde ahlâka uygun olmayan bir şekilde canlandırılıyor. • Hz. Nuh’un, filimde yüzü gösteriliyor. İslam’da bu yasaktır. Bu filmin dindar insanların duygularına, inançlarına bir provokasyondur. • Film de Hz. Nuh’un Allah (C.C.)’ın emrine karşı çıkmış gibi gösterilmesi tamamen iftiradır. Böylece şeytanca bir kafaya sahip kafalara prim verip icrasına fırsat tanıyan siyasi iktidarın tavrı, geçen sene Peygamberimize (S.A.V.) hakarete yeltenen bu filmin fragmanı yayınlanırken You Tube’u kapattırmayıp tepkisiz kalmasına Hz. Nuh’un konu alındığı şeytanca iftiralara fırsat tanımasıyla taçlandırdı. Hem de arkasına milyonlarca seçmeni alarak. Müslümanlara Hz. Nuh’u tanımak için Hud Suresi’nin 36–49, Mü’münun Suresi’nin 27–30 ve Nuh Suresi’ndeki ilgili ayetleri okumalarını tavsiye ederim. Muhterem Müslümanlar! Her Müslüman’ın en büyük gayesi Rabbimiz Tealâ’nın huzuruna ak alınla çıkmaktır. Bunu gerçekleştirmenin yolu, her an ölüme hazır olmaktır. Ölüme hazırlıklı olmanın alâmeti daima, “üzerimde Allah ve kul hakkı var mı?” diye düşünmektir. Bu meziyete sahip olan mü’min hak gaspı ile âhirete gitmemek için tedbirler alır. Bu tedbirlerin başında da vasiyet gelir. Hz. Ömer’in (R.A.) oğlu Abdullah (R.A.) diyor ki: Resulûllah’dan (S.A.V.) bizzat duydum. Buyurdu ki: “Vasiyet etmeğe değer bir şeyi bulunan Müslüman, vasiyeti yanında yazılı olmadan iki gece geçirmesi doğru değildir.” (Buhari, Vesâyâ 1) “Fahr-i Kâinat Efendimizden bu sözü duyalıdan beri, yanımda vasiyetim olmadan bir gece bile geçirmedim…” (Müslim, Vasiyet 4) Muhterem Müslümanlar! Vasiyetname yazmak, ölüme fikren hazırlanmaktır. Ölümün eninde-sonunda karşımıza çıkacağına inandığımızı, vasiyetnamemizi yazarak ameli olarak göstermek, aynı zamanda nefsi terbiye etmektir.Bu meselenin konuşulduğu zamanlarda muhataplar: “Vasiyetnameye ne yazılacak?” diye soruyorlar. Muhterem Müslümanlar! Herkesin kendine has özellikleri vardır. Problemler farklıdır. Bundan dolayı her mü’minin yazacağı vasiyetname de muhteva açısından farklıdır. Ancak, vasiyetnamenin özü, kapsadığı muhteva dediğimiz maksat aynıdır. Bir vasiyetnamede bulunması gereken şeyin en önemlisi şunlardır: • Mü’minin henüz ödemeye fırsat bulamadığı oruç, zekât, hacc ve adak gibi Allah’a ait borçları… • Ayrıca şahsi borçları, alacağı, satacağı, birine verdiği söz, birinin kendisine bıraktığı emanet gibi kullara karşı borçları… İşte bunlar vasiyetnamenin içinde kesinlikle bulunması gereken hususlardır. Bunlardan başka kişinin kendi durumu ile ilgili hususlarda farklı düşünce ve aile, evlât, arkadaş, dost, akraba ile ilgili düşünce ve isteklerini de vasiyetnamesinde kayda geçebilir. Muhterem Müslümanlar! Sevap kazanmak maksadıyla, her şahsın geriye bırakacağı malın üçte biri üzerinde vasiyet etme yetkisi vardır. İstediği hayrın yapılmasını isteyenler, geride bıraktıkları malların üçte birinin nereye sarf edilmesi gerektiğini vasiyetnamelerine yazabilirler. Muhterem Müslümanlar! Yaygın zaaflarımızdan biri de, görevlerimizi sonraya bırakmaktır. Vasiyetnameyi yazmayı da maalesef “acelesi yok, daha müsait zamanda yazarım” diye ihmal ediyoruz. Bu çok büyük bir hatadır. Ölümün bize ne zaman geleceğini bilmesek bile, onun, insanları anîden yakalayıp durduğunu görüyoruz. Müslüman’a yakışan, bu değişmeyen sona hazırlıklı olmaktır. Hutbemizin başında da ifade ettiğim gibi vasiyetname yazmak, ölüme fikren hazırlanmaktır. Onun, önünde sonunda karşımıza çıkacağına inandığımızı, vasiyetnamemizi yazarak amelî olarak görmek ve göstermek, aynı zamanda nefsi eğitmektir. Muhterem Müslümanlar! Vasiyetnamelerimizi yazalım. Bunları gündüz cebimizde, gece de yastığımızın altında bulunduralım.

Bu yazı 11 Nisan 2014 Cuma tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1621 kez okundu.
Yazı Boyutu