Son Dakika

ŞEHİT HASAN EL-BENNA’YI TANIYOR MUSUNUZ?

Mevlüt Özcan
merhabayozgat@hotmail.com
Benim bu dünya hayatımda örnek aldığım zatlardan biri de hayatını davasına adayan âlimlerden şehit imam Hasan el-Benna’dır. Onun için şehadetinin yıldönümünü de vesile ederek Allah’ın bu veli kulundan bahsetmek istiyorum. Bir de şu hususu ifade etmek istiyorum: Şehit Hasan el-Benna rahmetullahi aleyh hazretlerini her kesimdeki Müslümanın tanımasını talep ediyorum; velakin bütün öğretmenlerimin, din görevlilerimin, öğrenci kardeşlerimin bu şehidimizi tanımalarını, hizmetlerinden hisseyap olmalarını önemle talep ediyorum. Çünkü insanın inkişafı için özünde örnek alabileceği zevat-ı kiramın bulunması gerekiyor. Evet, önümüzde bir örneğimiz ve önderimiz var. O’nun yaşantısını anlamada bize ışık olan zatları da bilmeye ve anlamaya ihtiyacımız var. Bundan dolayı: • Sahabe-i kiramı; • Tabiin ve tebe-i tabiin hazeratını; • Onları anlayan ve anlatanları; • Allah’ın seçkin kullarını, yaşamlarını ve mücadele tarzlarını, rehberlik özelliklerini çok iyi bilmeye, mücadelelerini sürdürmeye ihtiyacımız var. Biz bu yazımızda bunlardan biri olan şehit Hasan el-Benna’dan bahsetmek istiyoruz. Hasan el-Benna yirminci yüzyılın en etkili İslami hareketi olan İhvan-ı Müslümin’in (Müslüman Kardeşler’in) kurucusudur. Etkisi sadece yaşadığı ülke ve zamanla sınırlı değildir. Günümüzde 18 ülkede İhvan-ı Müslimin hareketi varlığını ispat etmektedir. Bu hareketin başladığı Mısır’ın durumu da bellidir. Hareket bütün ihtişamı ile devam etmektedir. Yeryüzü Müslümanlarının dualarıyla Müslüman Kardeşler hareketi destanlar yazmaktadır. Müslüman Kardeşler hareketinin kurucusu ve teorisyeni şehit Hasan el-Benna: • Ezher mezunu ve hadis âlimi Ahmed İbn Abdurrahman’ın ilk oğludur. • Babası Abdurrahman âlim ve takva sahibi bir zattı. • 1906 yılında Nil deltasında doğdu. • 8 yaşında ilk öğrenimini tamamladı. • İlk öğrenimini tamamladığı “Reşad Dini Bilgiler Okulu”nda arkadaşlarıyla “Ahlâk ve Edeb Cemiyeti”ni kurarak çocuklar arasında yayılan kötü davranışların son bulmasına çalışmış ve muvaffak olmuştur. • Hayatı boyunca daima örgütlü bir çalışma yapmıştır. • Daha sonra arkadaşlarıyla “Haramların İşlenmesini Önleme Cemiyeti” kurmuşlar, uygunsuz davranış yapan kişilere uyarı mektubu yazma ve ulaştırma işi yapmışlardır. •Tasavvufun bazı nahoş olan uygulamalarından dolayı tasavvufun aleyhinde bulunmamış, olumsuzlukların ıslahından yana tavır ortaya koymuştur. • İlk dönem Müslümanlarının zahitlik ve takva konusundaki prensiplerini almayı tercih etmiştir. • İhtilaflı konulardan hayatının her döneminde şiddetle kaçınmıştır. • Kurduğu İhvan-ı Müslimin hareketini sufi tarikatı gibi organize etmeyip bilgi, eğitim ve cihada dayanan genel bir hareket olarak sevk etmiştir. Onda tasavvufun bir yönü vardı. O da; tasavvufun zahitlik yönü. O zahitliğin “eğitim ve davranış bilimi” olarak anlıyor onun için “bana göre İslam’ın özüdür” diyordu. •İslami faaliyetlerden geri durmuyordu. 12 yaşında camide imamlık yapıyor, ezan okuyor ve her sabah mahallesinde kapı kapı dolaşarak halkı sabah namazına kaldırıyordu. İki alanda yürüttüğü çalışmalarında bir yandan insanları üstün ahlâka çağırıyor, içki-kumar gibi münkerlerle mücadele ediyor; diğer yandan da etrafa yerleşmiş misyonerlerin çalışmalarını sabote edecek çalışmalar yapıyordu. Hasan el-Benna’nın bundan sonraki hayatını önümüzdeki yazımızda ele alacağız inşallah.

Bu yazı 03 Mart 2014 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1699 kez okundu.
Yazı Boyutu