Son Dakika

DÜNDEN SONRA KAZIM ARSLAN

Mehmet İhsan Varol
mehmetihsanvarol@yandex.com

Belediye başkanı aday adayları çeşitli projelerini birbiri ardına açıklamaya devam ediyor. Proje açıklamadaki bu düello çok güzel bir yarışa sahne oluyor çünkü düşünülen hizmetler, Yozgat ve Yozgatlının menfaatine olacağı için herkesi heyecanlandırıyor.

Başkan adayları projeleriyle yarışadursun onlar hakkında çıkan bazı eleştirenlerin insafsızca yapılması dikkatimi çeken bir husus oldu.

Düne kadar Yozgat Belediyesi'nin yaptığı işleri ve belediye başkanını yere göğe sığdıramayanlar şimdi aynı partinin adayını bir o kadar eleştiri yağmuruna tutuyor. Zamanında yapılan tüm iltifatları bu adaydan esirgeme yoluna gidiyorlar, değişen her neyse.

Halen görevi başındaki başkan Başer'in, desteklenen, her icraatında arkasında durulan, tabiri caizse bir dediği iki edilemeyen başkanın eski dostu, eski dava arkadaşı olan aynı fikirleri paylaşan bir başka isim, partinin yeni belediye başkanı adayı olarak belirlenmesinin ardından işler bir anda terse dönüyor. Aynı başkanın partisinin gösterdiği bir başka adaya bu kadar karşıt tavır alınmasının altında yatan sebep nedir ve neden bu kadar ağır eleştirilere maruz bırakılıyor? Madem başkan ve partisine bir sempatiniz var, seven sevdiğiyle beraberdir mantığıyla neden aynı ilgi, hürmet onun da desteklediği, benimsediği şimdiki adaydan esirgeniyor ve düşmanca bir tavır takınılıyor anlamak mümkün değil. Sebep her ne bilemiyoruz ama asla, bu sert, karşıt tavırların ardında yatan sebebin gerekçesinin ?kurulmuş bir düzenin alt üst olması' olasılığı gelmemeli akla.

Ak Parti genel merkezinin aday açıklama süreci parti içi politikalardan dolayı hem Başer'e hem de Arslan'a çok büyük sıkıntılar yaşattı. Daha sonraları yaşanan süreçte bazı çığırtkanların sebep olduğu gerilim atmosferinin etkisiyle “Yusuf Başer küstü, küstürüldü” yok “Başer bağımsız aday oluyor”, yok “BBP'den aday olacak” dendi, olmadı “Başer ekibiyle birlikte MHP'ye çalışıyor, emaneti aldığı yere verecek” demeye kadar götürüldü iş.

Araları bozukmuş, birbirlerine kırgınmış gibi gösterilmeye çalışılan bu iki dava adamı önemli olanın şahıslar olmadığını tek önemli değerin Yozgat olduğunu herkese göstermek adına davalarının peşine düşmüş, kol kola girmiş artık ev ziyaretlerine birlikte gidiyor ve çalışmalarında fikir alışverişinde bulunmak suretiyle kendilerine ve partilerine yakışanı yapıyorlar.

“Ak Parti milli görüş çizgisine dönüyor” gibi, “ Ak Parti içerisindeki cemaatçileri temizliyor” gibi daha da çeşitlendirilebilecek, araya nifak sokmaya yönelik eski DYP'li, ANAP'lı, MHP'li, CHP'li, cemaatli, cemaatsiz insanların oluşturduğu bu birlik ve beraberliği dağıtmaya yönelik yapılan hamleler yerelde Yozgat'ta Başer ve Arslan gibi bu iki önemli değeri birbirine düşman etme, aralarını açma amacını taşıyıp bir başka partinin Yozgat'ın yerel yönetimini kazanmasını hedefliyordu. Yerelde zayıflayan Ak Parti'nin de genelde de zayıflayacağını düşünen bazı kimselerin yaptığı bu hamleler Yozgat'ta bu ikilinin aklıselimle hareket etmesi sonucu bozulmuş oldu. Bu ikili aslında bu beraberliği sağlamalarıyla büyük bir oyunu da bozarak bazılarının beklentisini boşa çıkarmış oldular.

Ak Parti bu milletin gözünde kucaklayıcı birleştirici olma özelliğiyle milletimizin tümünü temsil etme gayretinde olmasıyla diğer partilerden ayrılmaktadır. Ak Parti üzerinde ulusalda ve yerelde kendilerince ayrıştırma ve bölücülük hesapları yapılsa da tutturulmaya çalışılan bu maya tutmayacaktır. Bu millet refah istiyor, huzur istiyor, kardeşlik istiyor, en önemlisi istikrar istiyor, gerisi teferruat diyor. Alternatif olmak isteyen partilerin artık bunları görüp anlamaları gerekiyor. Bunları düşünüp idrak edip bunun daha iyisini bu millete sunacaklarına önce kendileri inanıp milletimizi de buna inandırmaları gerekiyor. Ama maalesef bunu vaat eden bir parti daha yok.

Tekrar asıl konumuza dönecek olursak Yozgat Belediyesi'nin on yıllık süreçte neleri değiştirdiği, geliştirdiğini çabuk unutan balık hafızalılar yok mu, elbette var.

Tüm adaylar projelerini açıklıyor ama dikkatimi çeken şu ki, hiçbir adaydan şunları duymadım. Yol yapacağım, kendi asfaltımızı üretip, asfalt atacağım, mahallelere park yapacağım, yağmur suyu kanalizasyon eksiğini gideceğim, içme suyu borularını yenileceğim, belediye araçlarını ve ekipmanlarını yenileyeceğim, dağ yığını olmuş çöpleri temizleyeceğim, çevreci olup arıtma tesisi kuracağım, katı atık tesisi kuracağım, şehre yeni içme suyu kaynakları bulup baraj yaptıracağım, alt geçit yaptıracağım, belediyenin makam aracının üzerinde bulunan icrayı kaldırtacağım, işçilerin altı aydır ödenmeyen maaşlarını veya emekli olanların toplu paralarını ödeyeceğim, su kesintilerini gidereceğim.

Bunları duymayınca anlaşılıyor ki bir değişim, bir gelişim yaşanmış, bir standart getirilmiş, haksızlık yapıp yok saymaktansa doğrudur ama daha fazlası olsa dense, bunlar göz önünde bulundurulup eleştirilerde bulunulsa eleştirilerde daha realist olunur daha yapıcı bulunur.

Eleştirmek isteyenler bazen ne yapacağını şaşırıyor zira. Bakınız Kazım Arslan'a yapılan eleştirilere. Hakkında gerek Sağlık müdürlüğü yaptığı dönemde, gerek milletvekilliği döneminde herhangi bir yolsuzluk, haksızlık, hırsızlık, tembellik adaletsizlik bulunmadığı için Kazım Arslan gelirse, belediye çalışanlarını işten atacak. Yok, belediye birim müdürlerinin tamamını değiştirecek, kesecek ha, asacak ha, yok ekibinin tamamını belediyeye alacak, Yozgatlı artık belediyeye giremez ha, çıkamaz ha. Yüzü gülmez onun, çok asık, sinirli, öfkeli, diyen diyene?

Oysaki Kazım Arslan'ı kim tanırsa, sohbetinde bulunursa, bunun böyle olmadığını en direkt olarak kendisi görecektir. Kendisinin de böyle bir düşüncede asla olmadığını defalarca söylemesine rağmen bir takım siyaset çirkefliği yapmaya çalışanlar güya çamur atıyorlar ve sürekli yazıyorlar. Hem de üzerine basa basa duruyorlar ama neden diye birileri sorar o zaman? Taraf mısın yoksa terse çalışmak için mi? İnsaflı olmak şartı ile bende saygı duyuyorum, herkes işini yapıyor.

Kendisi Yozgat siyasetinde görmediğimiz, alışık olmadığımız bir şekilde farklı hareket ediyor. Sessiz, sedasız, beyefendiliğini bozmadan, bağırmadan, çağırmadan, şov yapmadan, samimiyetinden taviz vermeden, hiç kimseye küsmeden, küstürmeden, kırmadan, dökmeden yürüyor, kendi inandığı yoldan.

Kim ne derse desin onun en önemli özelliği yemez, yedirmez, çalmaz, çaldırmaz, halkı yanına alarak adalet dağıtmak, herkesin kendi hakkına razı olmasına ikna etmek talebindedir. Millete hizmet için halka hizmet, hakka hizmet mantığında bir duruşa sahip birisidir. Allah rızasını umarak “Söylenecek sözümüz, yapacak çok işimiz var“ diyerek bu yola çıkmış bir adaydır.

Birlik beraberlik için ?kopyala-yapıştır' dan çok, şehre has üretilmiş projelerle bir taraftan yeni bir Yozgat derken diğer bir taraftan da geçmişi yaşatabilecek tarihi kültüre sahip çıkmak isteyen bir adaydır. Yozgat'ın gençliğine sahip çıkan, geleceğine sahip çıkmak isteyen, adalet arzulayan, halkımızla birlikte bu şehri yönetmek isteyen bir başkan adayı, bir ağabey, bir baba bir kardeş bir doktor, idealist bir siyasetçidir. Kamuoyuna yansıtılmak istendiği gibi bir kimse olmadığını görmek isteyen herkesin görüş alış verişinde bulunmak için önce tanımalarını tavsiye ederim.

Yozgat için tüm adaylara başarılar diler ve kim kazanırsa kazansın kazanan Yozgat olsun derim.

Saygı ve Muhabbetlerimle?


Bu yazı 13 Ocak 2014 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 2994 kez okundu.
Yazı Boyutu