Son Dakika

HAKKI TESLİM VE AHDE VEFA

M. Emin Erbek
Yıl 2010. Genel seçimler yakın. CHP genel başkanı Deniz Baykal gayriahlaki bir kaset mahareti ile CHP genel başkanlık makamından edildi. Buraya kadar herşey normal gibi görünse de CHP genel başkanlığına asrın en başarısız projesi sonucu getirilen müdür Kemal'i henüz kimse tanımıyordu. Ki CHP eski genel başkanı Deniz Baykal, başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a milletvekilliği yolunu açan yasal düzenlemeyi destekleyecek kadar vatansever bir siyasetçiydi. Gelin görün ki bizler o dönem zahire bakıp aldandık, belki de bazılarımız bu istifa haberini alkışla ve de Baykal'ı yuhalayarak karşıladı. Sonrasında ise MHP'de çok sayıda genel başkan yardımcısını hedef alan, her biri Varan 1, Varan 2... manşetleriyle servis edilen, önceden planlanmış ve zamanı gelmesi beklenen o çirkin kasetlere sahne oldu ülkemiz. Sadece buz dağının görünen yüzüne ikna olan bazıları MHP'de yaşanan bu gelişmeleri, MHP'ye vereceği zarardan ötürü belki de ağzının suyu aka aka izledi. Çünkü toplumu birer futbol takımı fanatiğine çeviren popüler kültür, kritize etmemize mani oldu. Analitik düşünme yetimizi elimizden aldı. Manşetlerde hep aynı terane: "MHP baraj altında kalacak!". Çoğu insan heyecanla karşıladı bu haberleri. MHP'nin kaybedeceği oyların kendi partilerine olumlu yönde yansıyacağını varsaydı. Seçimlere az bir süre kala bir cemaat önderi çıkıp hiç kimsenin cesaret bile edemeyeceği o açıklamayı yaptı. "Değerli kardeşim, aklını kullan!" cümlesi ile aklı başında olan kitleyi hedef alan metin şu şekilde devam etti: Nereye gidildiğini, yarın ne olacağını, canından çok sevip tercih edip büyüttüğün çocuklarını, istikbalini düşün, emekliliğinin, sonrasının, hayatının istemediğin, tasvip etmediğin bir düzeneğin içinde geçtiğini, heba edildiğini fark et, bu duruma müdahale et, itiraz et, boş verme! Ve en can alıcı nokta şu cümlelerle özetlenmişti: Şimdi silkin, şimdi uyan, dengeleri boz. "Bozkurtlara" fırsat ver, yol ver, OY ver. Çeki düzen versin, destek olsun dostlara, fayda versin, tek yürek olsun iyiler. Bozkurtlara fırsat ver ki; DESTEK OLSUN DOSTLARA, TEK YÃœREK OLSUN İYİLER. Metnin son bölümlerine gelindiğinde ise "Haydi! Yalnız bırakmayalım meydanda özgürlükler vaad edegelen arkadaşı. MHP'li kardeşlerim, barajı aşın da, sizinle birlikte, daha önce söz verip de yerine getiremeyenler için bir telafi fırsatı doğsun." cümleleri yer alıyordu. O süreçte anlamadı çoğumuz, anlamak da istemedi. Çünkü akıl ve mantığın değil duygularının esiri olmuş bir toplum karşısında bu sözlerin zihnimizde uyandırdığı tek şey şaşkınlık oldu. MHP tabanında büyük yankı uyandıran bu açıklama seçmen tabanında bir silkinmeye, yenilmişlik hissini üstlerinden atmaya neden oldu. Kendilerine olan güveni tazelediler. Seçimler neticelendiğinde beklenen olmamış ve MHP barajı geçen ikinci büyük muhalefet partisi olmuştu. Meclis çalışmalarına başlamak üzere milletvekillerinin yemin etmesi şarttı. Ancak ne CHP ne de BDP meclise gelmeyi kabul etmiyor ve boykot çağrısında bulunuyordu. Normal şartlarda iktidar dışında tüm partilerin meclisi boykot etmesi sistemin işleyişinin kilitlenmesi anlamına geliyordu. Ama oyunu bozan meclise gelip yemin eden MHP oldu. Destek oldu dostlara, tek yürek oldu iyiler! Yıllardan beri yasaklarla mücadelede vesayet rejimine karşı yol alamayan hükümet "başörtüsü serbestisi" başta olmak üzere birçok konuda cesur adımlar atarken yine yanında MHP vardı. Değişmez denilen yasakçı zihniyeti çöp sepetine birlikte attılar. Mit müsteşarı Hakan Fidan, Oslo süreci bahanesi ile ifadeye çağrılırken başbakan dışında sahip çıkan yine Devlet Bahçeli ve onun partisi MHP oldu. Gezi Parkı sürecinde hiç bir araya gelmesi düşünülemeyen ve hatta teklif bile edilemeyen gruplar meydanlarda devlet otoritesini ayaklar altına alırken, devletin aracını, halkın malını mülkünü yakıp yıkarken yine taraftarlarını sokağa inmekten alıkoyan Bahçeli oldu. Şimdi yaşadıklarımızı 3 yıl öncesinden tahmin edip yol gösteren bir cemaat liderine teşekkür etmekten başka bir özür şekli düşünemiyorum... Yukarıda izah ettiğim bu süreci müşahede eden halkımızın maşeri vicdanında Ak Parti'ye karşı bugün kurulan tezgahın nasıl karşılık bulacağını hep birlikte göreceğiz. Zira bu halk geçmişte bir başka kardeşine kurulan tezgahın bir benzerine muhatap olan Recep Tayyip Erdoğan'ı bu oyunlara kurban etmez.

Bu yazı 29 Aralık 2013 Pazar tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1434 kez okundu.
Yazı Boyutu