Son Dakika

Ölü gıdıklanmaz

Mevlüt Özcan
merhabayozgat@hotmail.com
İbni Cevziyye rahmetullahi aleyh hazretleri: “Kim sıkıntısız bir hayat yaşamayı hayal ediyorsa, o insanın niçin yaratıldığını anlamamış demektir.” diyor. El-Hakk bu söz doğrudur. Doğruluğuna dair delillerimiz Kur’an-ı Kerim’de geçen ifadelerdir. Allah (c.c.) insanın sıkıntılar içinde yaşaması için yaratıldığına yemin ediyor. Dünya bir imtihan sahnesidir. İnsanın canını sıkan şeyler imtihan için gerekli levazımatlardır. Dünya kebed (dert)tir diyor Allah (c.c.) (Beyyine Sûresi, âyet: 4) Dertsizlik peşinde koşmak yaratılış esprisine aykırı düşünmeye yönelmek olur. Her Müslüman dertleriyle yaşamayı bilmeli, imtihanla iç içe olduğunu kavramalıdır. İslâm’ın yaşanılıyor olmaması Müslümanın en büyük derdi olmalıdır. Öbür anlamda da dert dediğimiz şeyler de gelecektir, gelmelidir de. Bıçağın keskinleşmesi için, nasıl ki biley taşına ihtiyaç varsa, insanın da kemalâtı için dertlere ihtiyacı vardır. Dert imtihan külçesidir. Mesele bunu kavrayabilmektir. Allah’ın yardımını umarak yaşarsak dertler bizi enterese etmez; kuvve-i mâneviyemizi asla zedeleyemez. Mümin’e dert gelecek. Onun gelmemesi durağanlık olur. Çaresizlik üretmek olur. Musibet olur. Hatta belâ olur. Belâ, insanı Allah’tan uzaklaştıran şeylerdir. Bütün bunlar insanı uyaran dikkat kesilmeyi gerektiren, hassas olmayı ihmal ettirmeyen hususlardır. Bunlar olmazsa olması gerekenler kavranamaz. Bizde bir tâbir vardır: Ölü gıdıklanmaz, denir. Allah’ın müptela kıldığı şeyler, hareketlendirmek ve kendimize gelmek içindir. Bir nevi gıdıklanmaktır. Ölü bedenler gıdıklanmaktan anlamazlar, etkilenmezler, tepki de vermezler. Siz siz olun: Hoşunuza giden veya gitmeyen şeylerle karşılaştığınızda onları kendinize gelmeye bir manada gıdıklanmaya sebep kılın. Böyle bir durum imtihanda olmanın farkında olmak demek olur.

Bu yazı 27 Aralık 2013 Cuma tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1880 kez okundu.
Yazı Boyutu