Son Dakika

BAŞIMDAKİ ŞEFKAT ELİ..

Emre Demirel
Hami-yet projesi ne kadar anlamlı ve dolu dolu bir proje. Bu güne kadar bu konuda birçok gazeteci büyüğüm ve kardeşim çeşitli haberler ve yazılar yazdılar. Bende bugün benim için de çok önemli olan bu projeye değinmek istedim. İzninizle Sayın valimiz Abdulkadir Yazcı’nın fikir babalığını yaptığı ve Bayrampaşa Kaymakamlığı zamanında başlattığı büyük ve anlamlı proje, Hami-yet projesi. Hami-yet Projesi “Devletin Şefkati, merhametli, değer veren yüzü…” Kimsesiz, saçı okşanmaya muhtaç, darmadağın olmuş hayatın girdabında her an savrulma ihtimali ile kah orada kah burada bir yaprak misali sahipsiz yüreklerin sahibi olmak! İşte tam da böyle bir şey Hami-Yet Projesi. Devletin sosyal yapısına örnek olacak bir proje. Bu projenin anlamını ben damarlarımda yüreğimde hissediyor ve her programına koşa koşa gidiyorum. Orada yüzü gülen ama o gülüşün altında acısını hissettiğim çocuklar görüyorum. Orada o elleri öpülesi yürekli anneleri görüyorum. Her biri birbirinden kıymetli Hami-yet anne ve Hami-yet çocukları. Valimize bu projeyi Yozgat’ta da hayata geçirdiği için çok teşekkür ediyorum. Artık dul ve yetim kavramlarının hayatımızdan yavaş yavaş çıktığını görüyorum. Yozgat’ta bu proje ile artık eşi vefat eden kadın dul değil çocuk ise yetim değil. Çok şükür Yozgat’ın hayatın sıkıntılarından yorulmuş, çektiği acıları yüzüne, gözüne yansımış dul kadını ve hep kendini eksik hisseden bir yetim çocuğu yok artık. Yozgat’ın artık öz güveni yerinde, gözlerinin içi parlayan Hami-yet anneleri ve yalnız olmadığını anlayan, hayata daha sıkı sarılan Hami-yet çocukları var. Evet bende bir hami-yet çocuğuyum. Aslında çocuk demek abes kaçar kabul ederlerse onların hami-yet ağabeyleriyim. Babamı çok genç yaşta kaybettik. 45 yaşında arsız bir hastalığa yenik düştü ve hayata gözlerini yumdu. Allahın taktiridir böyleymiş. Dünyalar başımıza yıkıldı. Tabi çevre akraba elinden geleni yapıyor ama hiçbir şey babanın yerini tutmuyor. Babasız kalmak çok zor. Bunu büyüdükçe daha çok anlıyor ve daha çok etkileniyorum. Ben galiba bu anlamda büyüyorum. Evet babamı kaybettik ve O elleri öpülesi annem birden bire rol değiştirdi ve nerden geldiğini bilmediğim bir güce kavuştu, dimdik durdu ve bizlere hem annelik hem babalık yaptı. Aile kültürü bizim için çok önemli. Sağolsun akrabalarımızda bize babasızlığı hissettirmemeye çalıştılar. Yıllar bir birini kovaladı. Çok şükür büyüdük. Ãœniversite eğitimimi bitirdim, Şimdi kız kardeşim üniversite de erkek kardeşim ise lise de okuyor. Her ikisi de gurur duyulacak başarılara imza atıyorlar öğrenim hayatlarında. Tabi bunlar annemin sayesinde oldu. Asla hayattan bıkmadan yorulmadan kendisini ailesine çocuklarına adadı. Bu küçük bir örnek. Hami-yet projesi kapsamında ki herkesin bunun gibi hayat hikayeleri var. Hepsinin ortak noktası ise evin direği dediğimiz o kişinin olamayışı. Ãœzücü ve yalnızlığa iten bir durum bu. Ama sayın valimizin başlatmış olduğu bu projede sayesinde babanın yeri doldurulamasa bile yalnız değil anneler ve çocukları. Çocuklar artık kendilerini yalnız hissetmiyor. Kendisi gibi birçok kişinin olduğunu görüyor. En önemlisi de artık yalnız olmadıklarını biliyorlar. Annelerin gözlerinin içi gülüyor. Artık kendilerini hiçbir karşılık beklemeden sadece Allah rızası için elini uzatan birilerinin olduğunu biliyorlar. Bu da annelerin o mübarek gücüne güç katıyor. Babasızlığı yüreğinde hisseden ve baba olduktan sonra da yaşadıklarını unutmayan bir valinin, devlet adamının, devlet babanın, bir insanın başlatmış olduğu bu proje sadece Yozgat’ta değil tüm yurdumuza yayılmalı ve uygulanmalı.

Bu yazı 18 Kasım 2013 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1359 kez okundu.
Yazı Boyutu