Son Dakika

DARBELER KİME YARAR

Gülseren Canbolat Kandemir
merhabayozgat@hotmail.com
Abdülaziz Han'dan , Abdülhamid Han'a , Menderes'ten Erbakan'a kadar yapılan darbelerin karakterini incelendiğimizde bizi tek bir gerçeğe götürür.Milli İradenin susturulması ve Müslüman toplumlarının kendi geleceğini tayin edememeleri.Darbeler milli iradenin üzerine oturmuş kaya yığınlarıdır.Darbelerin dış bağlantılarına ,ve sonuçlarına baktığımızda bu sonuçlar gün gibi açığa çıkar. 1876 darbesi ve 1908 darbesi İttihat ve terakki denilen örgüt tarafından yapılmıştır.İttihat ve Terakki nin mason localarıyla ve Avrupa ülkeleriyle gayrimeşru ilişkisi sonucu padişahlar devrilmiş tir.Bu darbeler yapılmadan önce İttihatçılar tarafından korkunç propagandalar yapılmış ,cinayetler işlenmiştir. Sonuç :1. Padişahlar devrilmiştir. Osmanlıyı Kurtarma vaadiyle gelen İttihatçılar Orduyu siyasete bulaştırdıkları için ;askerlikten başka her şeyi yaptıkları için Balkanlar tamamıyla elimizde gitmiştir. 2. İttihatçılar hiçbir gereği yokken devleti 1.dünya savaşına sokup Osmanlılının bütün topraklarını kaybettirmişlerdir. İran da Petrolün tamamı İngilizler tarafından kullanırken halk buna karşı çıktı.General Musaddık 1951 de petrolü millileşirdi. Halk nezdinde itibar kazanan General Musaddık Şah tarafından kerhen başbakanlığa atandı fakat kısa bir süre sonra Musaddık kendi ordusu tarafından indirildi. Türkiye ? Mısır ?İran kısacası bütün İslam ülkelerinin yazgıları nasıl da birbirine benziyor.Sizin zenginliğinizde gözü olanlar ve içerdeki Truva atları , azınlığın haklarını tehdit ediyorsunuz ,kendi hayat tarzınızı dayatıyorsunuz diye yalanlar denizinde sizi boğar.Siz de başlarsınız sandık her şey değildir demeye. Mursi ye karşı yapılan eylemler Mursi nin hukuk dışına çıktığı yada kendisini seçmeyenlerin haklarını kısıtladığı için değil ,dış mihrakların Mursiyi , (AB-D) nin İsrailin valisi gibi görüp dayattıkları şeyi kabul etmemesinden kaynaklanıyor.Mursi ülkesinin geleceğini kurtarmaya çalışırken Musaddık ;Abdülaziz, Abdülhamid, Erbakan gibi koltuğunun altından çekilmiş olduğunu gördü.Bu ne ilk ne de son örnekir.Bu koltuk savaşı değildir.Bu ülkenin nimetlerini halkına verme ile Batıya ve İsrail'e peşkeş çekip çekmeme savaşıdır.Yılda 1,5 milyar dolar ABD yardımı alan ,Mısır ekonomisinin % 50 sini kontrol eden bir ordu halkına mı menfaatlerine mi hizmet eder? Halkına silah çeken diktatörler İsrail savaşında yenilmiş zavallılardır. Ordu maalesef, Suriye de ve Mısır daki örneklerinde görüldüğü gibi ekonomik ve zihni açıdan Batıya ve İsraile bağlıdır. Ordunun görevi devletini dış tehditlere karşı korumak iken İslam ülkelerinde silahlar halka doğrultulmuştur. Çevik Bir ?in 28 şubat sürecinde İsrail ile imzaladığı anlaşmaları görürseniz Erbakan'ın hayat tarzını dayattığı için değil, İsrail'in gemisine su taşımadığı için koltuğunun altından çekildiğini görürsünüz. Genelkurmay Başkanımızın Yahudilerin ağlama duvarındaki resimlerini ve dindaşlarıyla hatıra fotoğrafını gördüğünüzde ülkeniz de neden demokrasinin olmadığını ve sandığın önemsizliğini ve çoğunluk olan Müslümanların neden sistem dışına atıldığını azınlıkların krallar gibi yaşadıklarını görürsünüz. Meselenin özü üzerenize kapanan kayanın aralanmasıdır.Sandık Her şey değil demek darbeye bahane üretmektir. Bizi toptan yok etmek isyenlerle savaşımız bu gün başlamadı ki bu gün bitsin. Önümüzdeki günler çok çetin mücadelelere gebedir suikastlardan, ayaklanmalara kadar. Çünkü bazıları sandıktan çıkmamayı, darbe yapamamayı, isyanlardan başarısız çıkmayı içine sindiremiyor ve hırçınlaşıyor. Ne de olsa bunların akıl hocalarında şeytana bile pabucunu ters giydirecek öneriler vardır.Batı masallarını dinleyip uyumamak temennisiyle.

Bu yazı 16 Temmuz 2013 Salı tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1630 kez okundu.
Yazı Boyutu