Son Dakika

Dilimizde, Kalbimizde Merhaba

Tuba KARAKOÇ
tbkrkc@hotmail.com
4 temmuz 2008 de gazetemizin “Merhaba” dediği gündeyiz ve 5 yılı geride bırakıp, yeni bir yıla daha “merhaba” demenin mutluluğunu yaşadığımız gün bugün. Merhaba Yozgat'ın bir arkadaş kadar sıcak ve içtenlikle hayatlarımıza girdiği gün ?bu şehir, bir başka şehir' oldu. Sözü olanın yer aldığı mecra, doğru sözün yerini bulduğu adres, sözüne güvenilen bir fert gibi katıldı hayatlarımıza Merhaba. Her insan gibi gazetelerin de ?nevi şahsına münhasır' bir kişiliği var. Asil bir şehrin sokaklarında adımlayan, kökü maziye uzanan ve geleceği bu topraktan bakarak yorumlayan, entelektüel bilgi birikimini tüm yönleri ve boyutlarıyla okurla buluşturan bir gazete var bu şehirde. Bu şehir her gün bir Merhaba'dır bize. Zaman hızla geçiyor. Ömür dediğin bir varmış bir yokmuş. Ömür geçtikçe insan geçmişe doğru bakıyor. Acısı ile tatlısıyla geçirdiği ömrün muhakeme ve muhasebesini yapıyor. Türkiye'nin herhangi bir ilinde günlük gazete çıkartmak kelimenin tam anlamıyla bir ayrıcalıktır. Günlük gazete çıkartmak için her şeyden önce o ilde bir kimliğin olacak, kamuoyunda itibarın olacak, saygınlığın ve sevenin olacak.Kurulduğu günden bugüne kadar Merhaba Yozgat Gazetesi bu itibarı gerçekten tam anlamıyla korudu...Gazete çıkarmak kolay çok kolay. Hatta birden fazla gazete sahibi de olunabilir. Ama önemli olan bu işi layıkıyla yapabilmek, emek harcamak ve okuyucuya bir şeyler verebilmektir. 4 temmuz 2008 yılında ilk sayımızla yayım hayatına başlayan Merhaba Yozgat 5 yılı geride bırakmanın haklı gururunu yaşıyor. Siz sevgili okurlarımız bizleri buralara kadar taşıdıkları için can-ı gönülden selamlıyorum. 5 yıl öncesinde kulaktan duyma bir gazete daha çıkacak demişlerdi. Değerli büyüğüm Ahmet Büyüksoy “bir fidan diktik yürek toprağına, haydi hayırlısı” diyerek gazete çıkarmaya karar verirken ben henüz 18 yaşında ve bugün gazeteci olacağımı tahmin etmiyordum. Gazetecilik için yıllar sonra fikirlerimi paylaştığım kişilerden farklı farklı tepkiler aldım. Bu sektör olmaz dediler. Vazgeçmeyi düşündüğüm anlar oldu. Tıpkı Ahmet Büyüksoy gibi...Kimseyi dinlemedim ve ilk yazımla başladım bu işe. Merhaba Yozgat her zaman mütevazı, onurlu ve ilkeli hareket etmeye özen gösterdi. Ancak böyle bir günde mütevazılığı bir kenara bırakıp, gururla, onurla söylüyorum ki Merhaba Yozgat Gazetesi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiştir ve Yozgat' a renk katmıştır Uzun zamandır bu kadar duygulu köşe yazısı yazmıyordum. Bu hafta gazetemizin kuruluş yıldönümü nedeniyle yazı yazmak için bilgisayarın başına oturdum. Kim bilir, kimler hayallerini gerçekleştirmek için bugün daha mutlu ve hırsla gözlerini açtı. Kim bilir, kimler işe gitmesi gerektiği halde biraz daha uyuyabilmek adına saatini beş dakika daha ileriye aldı. Kim bilir, hangi bebek güne etrafına gülücükler saçarak başladı. Kalabalık bir caddede hayal ettim kendimi birden. Etrafımda bir sürü insan? Bazıları daha uyanamamış gibi, gözlerini ovuşturuyor, bazıları esniyor? Bazıları ise çoktan bu hızlı tempoya kendisini kaptırmış, işe yetişme telaşında.İçlerinden en çok da çocuklar dikkatimi çekiyor. Sabahın o saatinde annelerinin elini tutmuş, anneleri nereye gitmek isterse oraya gidiyorlar. Bir taraftan da annelerine ?biraz daha uyusaydım' diye yalvarıyor gibiler. Anneleri ise alışkın bu sözlere, duymamış gibi yapıyor ya da gerçekten duymuyorlar. Kim bilir, o anda belki aklı bitirmesi gerektiği dosyasında, belki ilgilenmesi gerektiği hastasında. Kim bilir, belki daha nelerde, nelerde? Ve sabah iş yerime gelirken yolumun üzerinde olan Büyük Cami ve manevi huzuru... Bi tarafta cami üzerinde özgür kuşlar, bi yandan su sesi... Ve asıl o sabah namazını kılıp caminin bahçesinde sohbet eden insanlar... Hayattan hevesini almış ölüme yakın hisseden sadece ibadet düşünen insanlar.. Bir ara etraftaki açılan kepenklere dikkat kesiliyorum. Besmeleyle açılan kapılar ve kasaya atılan ilk siftahlar. Kim bilir, ne umutlarla açılıyor o kepenkler. Bütün gün müşteri gelmesi umuduyla saatleri akşam eden dükkânlarla dolu o caddeler? Bugün aslında yeni bir günden öte, Merhaba Yozgat Gazetesinin yıl dönümü...Elinize alıp okuduğunuz, kimisi için resimlerden ibaret, kimisi için cam silmek için kullandığı gazeteler var ya,işte o gazeteler gazete yapanlar için aslında birer çocuk gibi fidan gibi... O fidanı özenle hazırladığımız her sayısı farklı her sayfası farklı nazikçe itinayla yaptığımız Merhaba Yozgat Gazetemiz' in doğum günü... Aslında biz sizlerle her gün yeniden doğuyoruz. 5 yıl önce bugün sadece başlangıçtı. Yıl 2013 ve biz kocaman bir aileyiz...Okuyucularımız sayesinde her yeni başlayan gün daha da büyüyoruz.Evet, her gün tüm bunların yaşandığı, yaşanmaya devam ettiği yepyeni bir güne MERHABA! Bunları yine siz değerli okurlarımızın verdiği güzel tepkilerden dolayı rahatlıkla söyleyebiliyorum. Gazetecilikte 5 yılda bu kadar başarı elde etmesi aslında 2008 yılında da belliydi. Başarıda hırsların, çalışma arzusunun, meslek sevgisinin etkileri var ve bizelere manevi destek olan siz değerli okurlarımıza, dostlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Nice güzel yıllara?

Bu yazı 04 Temmuz 2013 Perşembe tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1747 kez okundu.
Yazı Boyutu