Son Dakika

TEK ADAMLIK VE YAŞAM TARZI

Gülseren Canbolat Kandemir
merhabayozgat@hotmail.com
Gezi parkı protestosu ayaklanmaya, hükümeti alaşağı etme operasyonuna dönerken pek çok şeyi ıskaladık. Demokratik tepki dedik, fakat protestocular kural tanımadı demokratik sınırları aştılar. Caddeler, sokaklar işgal edildi, kaldırım taşları söküldü, camiler pisletildi. Bir polis öldürüldü.Sessiz çoğunluk korktu,evlerinden çıkamaz hale geldi.Evlerinden çıkmak zorunda olanlar ise korku ve endişe yaşadılar.Eylemciler milyonlarca liralık maddi zarar verdiler ama bu zarardan etkilenen insanları zerre kadar düşünmediler. Yaşananlar tepki değildi. Demokratik hiç değildi.Başbakan “ Demokratik taleplere canımız feda “ dedi. Kendiliğinde de değildi;bir anda ülkenin her yanına yayılmasından organize olduğu gün gibi aşikardı. Bu isyanın Başbakanın söyleminden ,dayatmacılığından ,tek adam olmasından kaynaklandığını iddia edenlere ise zerre kadar inanmıyorum.Neden? Başbakanın partide tek adam olduğunu ,bütün kararları tek başına aldığı için eleştirenler tek parti dönemindeki tek adamlara tek bir eleştiri getirmişler midir? Mesela Ayasofya müze yapılırken kime danıştılar? Kimin fikrini aldılar? Bu kararla savaştan yeni çıkan Türk halkı ne kadar mutlu oldu acaba? Alfabemizi rafa kaldırarak ,Batının alfabesini Türk alfabesi diye bize dayatanlar kime sordu? Bu kararları alırken yasaları çıkarırken kiminle istişare ettiler? Batıya karşı Kurtuluş Savaşı yapıp ,hem de Batının bütün kurum ve kurallarını milletimize asker copuyla dayatırken kime sordunuz? Kimin fikrini aldınız.Bu aldığınız kararlarda millete danıştınız mı? Bu kararlarınızdan milletiniz mutlu mu oldu karaları mı bağladı? Başbakana tek adam, diktatör diyenler onu alaşağı etmeye çalışanlar kendi tek adamlarını eleştirsinler ,o zaman inanırız ki tek adamlığa karşılar. Seçim kazanmak her şeyi yapma hakkını elbette vermez ama üç ağaç bahanesiyle isyan çıkarıp “ya dediğimizi yaparsınız ya da olaylar devam eder” dayatması seçilmişlerin yetkilerinin, haklarının gasbıdır. Anlaşılan askerin yerini protestocular dolduracak. Askeri vesayetten kurtulduk derken uzantısı sivil vesayetle karşılaştık. Başbakan “bunca şey yaptık neden böyle oldu ? “ demiş.Milliyetten MehmetTezkan ise “Hayat sadece çok para kazanmak ,daha fazla imkanlara sahip olmak değil ki.. Hayat özgürlük .. Hayat dilediğin gibi yaşamak .. Dilediği gibi yaşayanı aşağılamamak .. Kılık kıyafetine karışmamak .. Karşı çıkış buna .. Tek tip insan olmamaya ..Formatlanan hayatı yaşamamaya..” Bu sözlere sonuna kadar katılıyorum ama bahsettikleri haklar sadece kendileri için var.Maalesef sessiz çoğunluk için bu haklar söz konusu bile değil,çifte standardı sadece batı bize uygulamıyor biz kendimize de uyguluyoruz. Sessiz çoğunluk neden istediği gibi yaşayamıyor? Sessiz çoğunluğu oluşturan Müslüman erkek ve kadınlar neden istedikleri kıyafetleri giyinemiyorlar? Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Anayasa Profesörüdür. Eşi de hukukçu ve avukat.Danıştayın kararına rağmen maalesef duruşmaya alınmadı.Sebep başörtüsü.Bakın sessiz çoğunluğun hakları nasıl gasbediliyor ,yaşam tarzlarına nasıl müdahele ediliyor.Başı açık diye duruşmaya alınmayan tek bir avukat var mı? Demek ki yaşam tarzına karışan Müslüman çoğunluk değil maalesef laik azınlık.Müslüman çoğunluğu kendi laik okullarında istedikleri formata sokan da kendileri.CHP lilerin meşhur çarşaf yakma eylemlerini de unutmadık .Çarşaf giyen Müslüman hanımların kara Fatma olarak aşağılandığını da unutmadık. Balıkesir Burhaniye ?de yazlıklarda cami yok. Merkezi sistemden okunan ezan duyulsun diye imza toplandı.Bir vakit ezan okundu sonra ezan sesi kesildi.Birileri rahatsız olmuş hoparlörü indirmişler.Tekrar imza toplandı.Tekrar ezan sesi duyuldu.Ramazan-Şerif de olacak iş mi? Ezansız iftar yapmak.Türkiye de değiliz de sanki Yunanistan'dayız. Yunanın ezan düşmanlığını anlarız da , ya bizimkilerin.Hayat tarzımıza karışılıyor diye taşı taş üstünde bırakmayanlar Müslüman halkın yaşam tarzına,inançlarına ,hukuklarına zorla müdahale ettiler.Ãœstelik anayasada din ve vicdan özgürlüğü temel haklardan olmasına rağmen. Başı örtülü üniversite hocası var mı? Başı örtülü polis var mı? Hanımı tesettürlü asker var mı? 28 Şubatta hanımı örtülü olan subaylar askeriyeden irticacı oldukları gerekçesiyle tasfiye edilmediler mi? Subaylar ordudan ,dindarlar da kamusal alandan ihraç edilirken yaşam tarzına saygı isteyenler ; siz değil miydiniz yaşam tarzı için insanları ekmeğinden ,aşından edip çoluğunu,çocuğunu mağdur eden. Müslüman sessiz çoğunluk başı açıklar avukatlık yapamaz diye yasa mı çıkardılar, yada bir hakim mini etekli avukatlık yapamazsınız diye duruşmaya mı almadı? Allah rızası için namaz kılan öğrenciler televizyonlarda terörist gibi lanse edilirken, içimizi ne kadar acıttığınızı, yaşam tarzımıza ne kadar müdahale ettiğinizi görmüyor musunuz? Biz sessiz çoğunluğun sizin yaşam tarzına karıştığımıza dair tek bir eylem ,yasal düzenleme var mı? Var mı tek bir deliliniz.Siz istedikleri gibi özgürce yaşayanlar bizi ikinci sınıf olarak gördüğünüz için ,bize verilen en tabi bir hak siz de hazımsızlık yapıyor.Kuyruk acınız yaşam tarzınıza karışıldığından değil,sizin artık rahatça bize müdahale edememenizden kaynaklanıyor.Bizi dizayn edememenizden ,toplum mühendisliğinizin başarısızlığından kaynaklanıyor.Darbe yapmaktan,hükümet devirmekten,insanları darağacında sallandırmaktan başka ,yalan ve yanlış bilgilerle insanları sokağa dökmekten,Türkiye'yi dışarıya şikayet edip ülkemize müdahale kapısını açmaktan başka meziyetiniz var mı?

Bu yazı 13 Haziran 2013 Perşembe tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1595 kez okundu.
Yazı Boyutu