Son Dakika

ÇARŞI, “HÜSNÜ MÜBAREK’E” KARŞI

Kürşat Kılıç
merhabayozgat@hotmail.com
Mısır halkı, gün geçtikçe daha da hırslanıyor. Ekmek bittikçe, petrol tükendikçe, Bankalar çalışmadıkça, ana gıda maddeleri ve halk vasıtaları ortadan kayboldukça kızgınlık ve öfkelerinin derecesi artıyor. Artık kaybedecek hiçbir şeylerinin olmadığını düşünüyorlar. Aynen bir çok halk ihtilalde "açlık ve sefillikten başka kaybedecek bir şeyleri olmayanların" nice krallıkları ve imparatorlukları devirdiği görülmüştür. Mısır'daki protestocular için "Mübarek gitmedikçe, hiçbir şey düzelmez ve kabul edilemez" noktasına ulaştı. Mısır hükümeti işte bunu da anlayamıyor veya inanamıyor. Halk isyanının en zayıf noktası bu hareketin başı veya tek organizatörü yok. Dolayısı ile boşta uçan lidersiz arı kovanı gibiler. Acilen taleplerini dile getirebilecek temsilciler bulmak zorundalar. Bazı kimseler mesela Al Baradey, eski Uluslararası Atom komisyonu başkanı gibi kişiler fırsattan istifade "liderlik " üstlenmek istemektedirler. Bu da Kabul görmeyecektir. Yıllardır içten, içe kaynayan, ara sıra tehlike dumanları yollayan o ezilmişlerin kor ateşi sonunda bir yanardağ gibi patladı. Bunu durdurmanın imkânı yok. O kızgın lava normal ve kendi gücünün götürdüğü yere kadar akacak. Bunu hem Mısırın başındakiler ve hem de onlara dost ve müttefik olanlar anlasalar çok daha gerçekçi kararlar alabilirler. Mısır Halkı neye ve kime karşı : • 30 yıldır ülkeyi bir diktatör olarak idare eden Mübarek ve ailesine karşı, • Mübarek idaresinin yansıması baskı ve zulüm rejimine karşı, • Ãœlkede ki yolsuzluklara, rüşvete ve bozukluklara karşı, • Mısırın bir türlü hakiki potansiyelini gerçekleştirememesine karşı, • Mısırda muhafazakâr Müslümanların ezilmesine, işkence görmesine karşı, • Mübarek politikalarının, Mısır gibi köklü, eski ve büyük bir ülkeyi, şu sıralarda adeta kudretsiz, kararsız veya yanlış kararlar alan ve uygulayan bir ülke haline getirmesine karşı. Şu anda tüm bu sebeplerin tek bir odakta birleşmiş durumda. Bu onların gücü ve Mübarek hükümetinin kavrayamadığı kadar tehlikeli olan yanı. Zira çok çeşitli sebeplerden isyan haline gelen grupların tek isteği Mübarekten ve onun taifesinden kurtulmaktır. Uluslararası yazılı ve sözlü yorum ve yazımlarda bazı belli başlı tekrarlar ortaya çıkmaktadır ve çoğu da yanlış esaslara dayanmaktadır: 1- Bu ayaklanma veya patlamanın aynen Iranda olduğu gibi gelişeceği ve sonunda dini bir rejimin kurulacağı hususu. Yanlış tahmin çünkü şikâyeti olanlar karma bir gruptur ve son üç güne kadar dini gruplar ( Müslüman Kardeşler dâhil) olaya katılmamıştır. Protesto yürüyüşünde yokturlar. Sadece Cuma günü birlikte namaz kılınmıştır. O kadar. Hatta bazı dini grupları resmi idareye baş kaldırmayı uygun bulmamaktadır. Iranda ki gibi bir durum mevcut değildir. 2- Iran çok uzun zamandan beri yani 19. yüzyıldan beri birçok protesto hareketlerine imza atmış bir devlettir. Bunların çoğunluğunu Mollalar yönetmiştir. Mısır da böyle bir gelenek mevcut değildir. 3- Iranda ki protestolar çoğu zaman dış güçlere karşıdır. Oysa Mısırda bu protesto iç rejime karşı, açlık, sefalet ve fiyat artışlarına karşıdır. Şu ana karşı hiçbir ülke veya komşu hakkında slogan atılmadı ve pankart açılmadı. 4- Mübarek ile Tunus diktatörü Ben Ali mukayese edilmektedir. Belki aşırı zenginleşme, yurt dışı bağlantılar ve aile fertlerinin ülkede en etkili grup oluşturmasında benzerlikler olabilir ( Bin Ali'nin eşinin bir buçuk ton altın götürdüğü ve Mübarek'in gelininin Londra’ya yüz bavulla gittiği iddia ediliyor). Lakin benzerlik burada bitiyor. Gerisi yanlış benzetme olur. Ben Ali dışardan ama Mübarek ise Mısır ordusu içinden gelme bir generaldir. 5- ABD ve Avrupa devletleri Mısıra hem "hiç bir işe karışamayız, bu sizin işiniz " demekte ve hem de hükümete reformlar için baskı yapmaktadırlar. Bunun bir sonuç getireceğini umanlar mevcut. Bu da yanlış bir tahmindir çünkü olayları belirleyecek olanlar sonunda Mısır halkı olacaktır.

Bu yazı 07 Şubat 2011 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1727 kez okundu.
Yazı Boyutu