Son Dakika

GENEL SEÇİMLER ÜZERİNE

Kürşat Kılıç
merhabayozgat@hotmail.com
Önümüzdeki genel seçimlerde Milletvekili aday adayları, Parti Genel Başkanlarının “liyakati” ile ya listelerde yer alacaklar yahut bir sonraki döneme şanslarını deneyecekler. Siyasal sisteme dahil olmak adına siyasetin “girift” yollarında ter dökecek adaylara şimdiden başarılar dilerim. Parti kadrolarında yer alıp da istifa etmiş veya kadro dışından “yabancı” kontenjanını kullanıp listelerde yer almak isteyen “hizmet gönüllüleri” için kriter nedir ? Genel Başkanlar adayların özgeçmişlerinde nelere dikkat ederler? Toplumdaki hacimleri mi? Temsil kabiliyetleri mi? İstikbal vaat etmeleri mi? Yoksa piramidin tepesindeki güç oyunları mı? Kriter ne olursa olsun göz ardı edilmemesi gereken gerçek; adaylar her kim olursa olsun Oyların yüzde doksan dokuzunun Genel Başkana veriliyor olması. Haddizatında seçim bölgelerinde aday gösterilen bazı kimseler oyu artırmak bir yana oyların kaçmasına bile neden olmaktadır. Ben de en çok olayın bu tarafına takıyorum… Neden mi ? Bakıyorum isim vermekte istemiyorum esasında ama görevde kalınan süre içinde herhangi bir eser meydana getiremeyip Tayyip Erdoğan başarısını sahiplenmek “sezarın hakkını sezara” teslim etmemek abesle iştigal oluyor. Ak Parti’nin herhangi bir il veya ilçede teşkilatı olmasın oy potansiyelinde bir azalma olmayacağı yönünde bir düşünce kaim. Bazı icra makamları hariç bir takım siyasi kademeler oy potansiyelini artırmada yavan kalıyor. Sadece adet yerini bulsun, parti kadroları diri kalsın düşüncesiyle meydana gelen oluşumların “parti içi denge” olarak var olduğu, “temayül”lerde ortaya çıkıp görevlerini yerine getirdikten hemen sonra, takip eden döneme kadar “stand by” pozisyonuna geçtiği aşikardır. Sayın Başbakanın hakkının teslim edilmesi lazımdır. Bu ülkede “hak ve özgürlükler” bağlamında bireyler rahat ediyorsa, “askeri vesayetten”, “esaret altında siyasetten”, “şer odaklarından”, “gerilim tacirlerinden” “alçaklardan” “demokrasiye balans ayarı yapanlardan “ Sayın Başbakan sayesinde kurtuluyorsak yapılan açıklamalarda Sayın Başbakan’a atıfta bulunulması şarttır! Tekrar tekrar hatırlatmak istiyorum. “keramet” kimsede değil, oylar birileri bazı makamlarda olduğu içinde verilmiyor. Doğru bildiği yolda Ãœlkesine hizmet aşkıyla yanıp tutuşan kendi ceplerinden harcama yaparak “12 Eylül referandumunda” partiyle yakından uzaktan alakası olmayıp bir “evet” için yollara düşen köy köy gezen insanlara saygı duyarım. “Siyasal zorunluluk” olarak kılını kıpırdatmada bile sakınca görenlere saygı duymam! Yapılan açıklamalarda birlik ve beraberlikten dem vurulması, başarının büyük oranda Sayın Başbakan’a ait olduğunun konuşmalarda yer verilmesi “ustalığın şiarındandır”. Bu yazı bir yerlere “yaranmak” için yazılmamıştır. “öz be öz” kendi düşüncelerimdir. Milletvekili aday adaylarının yapacakları açıklamalarda “önemli bir detayı” atlamamaları gerektiğinin altını çizdim. Türkiye’de siyaset yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapılanma içerisinde “eskiye dair ne varsa eskide” kalmıştır. Açıklamaların daha samimi bir üslupla göz boyamadan uzak yapılmasının puan kazandıracağı kanaatindeyim. Huzurlu ve mutlu bir hafta dileğiyle…

Bu yazı 17 Ocak 2011 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1495 kez okundu.
Yazı Boyutu