TARLA FARESiNE KARŞI UYGULAMALI EĞİTİM

Yozgat Tarım İl Müdürü Ãœnal Koçak, Türkiye'nin en önemli tarım bölgesi olan Yozgat'ta hububat alanlarına büyük ölçüde zarar veren tarla fareleri ile mücadelede çiftçilerin bilinçli olması gerektiğini söyledi.

TARLA FARESiNE KARŞI UYGULAMALI EĞİTİM
Yozgat Tarım İl Müdürü Ãœnal Koçak, Türkiye'nin en önemli tarım bölgesi olan Yozgat'ta hububat alanlarına büyük ölçüde zarar veren tarla fareleri ile mücadelede çiftçilerin bilinçli olması gerektiğini söyledi. Özellikle ekili hububat alanlarına büyük ölçüde zarar veren tarla faresi konusunda il genelinde çalışmalarını sürdüren Tarım İl Müdürlüğü, Yozgat'ın Yerköy ilçesi Sarıyaprak köyünde tarla fareleri ile nasıl mücadele edilmesi gerektiğini çiftçilere uygulamalı olarak gösterdi. Tarla fareleri konusunda çiftçileri bilgilendirme çalışmalarının devam ettiğini belirten Yozgat Tarım İl Müdürü Ãœnal Koçak, çiftçilere hitaben yaptığı konuşmada, "Bakanlığımız tarafından bitki koruma ve uygulama prensipleri gereğince ilimizde yürütülen tarla faresi sürvey ve mücadele çalışmaları devam etmektedir. Bu kapsamda Tarım İl Müdürlüğü Tar-Gel Projesi kapsamında görevli ziraat mühendisi tarafından tarla faresi toplu mücadele uygulamalı olarak gösterildi" dedi. Tarla faresi ile mücadelenin bilinçli bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizen Koçak, şu bilgileri verdi: "Tarla fareleri kış uykusuna yatmayan ve besin depolamayan canlıdır. Ãœremeleri kış sonu başlamakta ve bir sonraki sonbaharın sonuna kadar sürmekte, bir dişi bir üreme döneminde bir kaç kez yavrulamakta ve doğan yavrular da iki ay sonra üreme olgunluğuna erişmektedir. Genelde yaşam alanları, çayırlıklar, tarla kenarlarındaki sürülmeyen otluk alanlar ve tarım alanlarıdır. Bitkilerin yeşil kısımlarıyla beslenirler. Tarım alanlarında bulundukları taktirde özellikle hububatta zarar verirler. Tarım alanlarına giriş genelde tarlaya komşu alandan veya tarla aralarındaki sürülmeyen şeritlerden kaynaklanmakta ve buralardan tarlaya yayılmaktadırlar. Bu yüzden en etkili mücadele şekli, tarlaya fare girişinin bulunduğu kısımların derince sürülerek bir şerit oluşturulması ve özellikle kıştan çıkarken üreme dönemi henüz yeni başlayacağı dönemde kapanlarla mekanik mücadeledir." Tarla faresiyle mücadelede ikinci olarak zehirli buğday uygulandığını anlatan Koçak, sözlerine şöyle devam etti: "Zehirli yem uygulamasında da sadece beslenmek için kullanılan galeri ağızlarının iç kısmına ve sadece 5'er tane zehirli buğday konulmalıdır. Tarla faresi kış çıkarken üremeye başladığı için kimyasal mücadelenin şubat-mart aylarından itibaren başlaması gerekir. Ancak yapılan gözlemlerde tarla faresine karşı kimyasal mücadeleye genelde geç başlandığı, bunun da başarı oranını önemli ölçüde düşürdüğü görülmektedir. Popülasyon patlaması gerçekleştikten sonra yapılan mücadelelerde ise kesinlikle başarı sağlanamamaktadır. Popülasyon yoğunluğu zarar yapabilecek boyutta olduğu taktirde öncelikle tarla kenarlarının sürülmesi ve kapanla mekanik mücadele yapılmalıdır. Mekanik mücadeleye mutlaka yoğun üreme dönemine girilmeden Nisan ayından önce başlanmalıdır. Daha ileri boyutta zarar durumunda kimyasal mücadele önerilir." Kimyasal mücadelede dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Koçak, "Tarla fareleri ile mücadelede farelerin, yuva ağzının içine değil de çevresine konulacak zehirli buğdaylar kuşlar tarafından da alınabileceği için hedef olmayan canlıların da zehirlenmesine neden olacaktır. Yapılan gözlemlerde bu konuda genelde uygulama hatası yapıldığı, bütün galeri ağızlarına zehirli buğday bırakıldığı, yuvanın içine değil çevresine serpildiği, miktarın genelde 3- 5 misli uygulandığı görülmüştür. Bu hatalar zinciri de başarıyı olumsuz yönde etkilemekte ve maliyeti artırmaktadır. Zehirli buğday uygulamasından sonra araziden ölü fareler toplanmamakta, bu da farenin en büyük düşmanı olan özellikle yırtıcı kuşlar, yılanlar, tilki, sansar, gelincik, porsuk, çakal gibi etçil hayvanların zehirden etkilenmesine neden olmaktadır. Mücadele için bu dönem kaçırıldığında hayvan üremeye başlayacağı için mücadelesi zorlaşmakta, başarı azalmaktadır. Çünkü bir dişiden bir üreme döneminde 50 kadar yavru dünyaya gelebilmektedir, bu doğan yavruların da doğumdan 2 ay kadar sonra yavrulamaya başlayacağı düşünülürse doğru zamanda mücadelenin önemi ortaya çıkacaktır. Bu yüzden bilinçli bir şekilde mücadelemizi sürdürmeliyiz" şeklinde konuştu.
7 Aralık 2010 Salı tarihinde eklendi ve 2084 kez okundu

YORUMLAR

0 yorum yapıldı
Üye girişi yapmak için tıklayınız