Son Dakika

“VAKİT ZULMÜ BİTİRME VAKTİ”

Memur-Sen Yozgat İl Başkanı Kenan Şerefli, Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonunda Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantı düzenleneceğinin belirterek, “Doğu Türkistan ’da vakit zulmü görme ve bitirme vakti” dedi

Bu haber 233 kez okundu.
Yazı Boyutu

Memur-Sen Yozgat İl Başkanı Kenan Şerefli, Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonunda Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantı düzenleneceğinin belirterek, “Doğu Türkistan ’da vakit zulmü görme ve bitirme vakti” dedi. 

Memur-Sen Yozgat İl Başkanı Kenan Şerefli, sendika binasında düzenlediği basın açıklamasında Doğu Türkistan’ın 1949 yılından bu yana Çin işgali altında olduğunu ve o yıllardan beri coğrafyada acının eksik olmadığını aktardı.

Şerefli, “Çin’in Müslüman Türk Toplumuna yönelik zulmleri yeni formlarla artarak devam ediyor. Buna karşın kulakları sağır, gönülleri körleşmiş bir modern dünya ile karşı karşıyayız” diye konuştu. Şerefli, Doğu Türkistan’ın1949 yılından beri Çin işgali altında olduğunu kaydetti. 

Şerefli, “Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonunda Çin Hükümetiyle karşılıklı olarak Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantı düzenlenecek. Bugünkü yapısına rağmen BM’nin, Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği jenosidi/soykırımı en azından dünya kamuoyuna duyurması bakımından önemsiyoruz. Evet Çin, Doğu Türkistan’da bir soykırım gerçekleştiriyor. Bunu yaparken de kendince meşrulaştırıcı bazı politik argümanlar geliştiriyor. Zaten modern dünyada bütün katliamlar, zulümler bu kılıf altında, yani masum gibi görünen teoriler ve politik söylemlerle gerçekleştiriliyor. Çin hükümeti de, Doğu Türkistan’daki soykırımı, zulmü gizlemek için ‘Sosyo-ekonomik reformlar’ söylemini kullanıyor. Bu söylemin altında neler gizli, gelin birlikte bakalım. Yükselen ejderha olarak gösterilen Çin, komünist parti oligarşisi altında tam bir kölecilik düzeni kurmuştur. Bu yüzden, insan hakları ihlalleri bütün ülke sathına yayılmıştır. Bugün Çin’in zenginlerinin kimliğine baktığınız zaman hep Çin Komünist Partisinin yöneticilerinin çocukları olduklarını görürsünüz. Bunlara küçük prensler denilmektedir. Çin rüyası pazarlanan budur. İşte, ‘sosyal-ekonomik reformlar’ bu küçük azınlık için geliştirilmiş sömürü politikalarının kılıfıdır. Değerli dostlar, bu gerçek anlaşılmadan, Doğu Türkistan’da neler oluyor sorusunun cevabını tam olarak anlayamayız” şeklinde konuştu.


Bu haber 07 Kasım 2018 Çarşamba tarihinde eklenmiştir.