Son Dakika

"Kanser Önlenebilir Bir Hastalıktır"

Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr

Bu haber 336 kez okundu.
Yazı Boyutu

Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin  4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle bir açıklamada bulundu. 

İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, yaptığı açıklamada "Kanser, dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemidir ve toplumlarda önemli bir sosyoekonomik yüke, bireylerde de maddi ve manevi kayıp ve zorluklara yol açmaktadır. Bunun yanı sıra kanserin önemli bir kısmının önlenebilir olması bu konuya verilen önemin de giderek artmasına yol açmıştır" dedi.

Şahin, şöyle devam etti:

"Ülkemizde her bir yıl içinde yaklaşık 163500 kişiye kanser teşhisi konulmaktadır. Resmi rakamlar değerlendirildiğinde bir yıl içinde yaklaşık 96200 erkek ve 67200 kadının kanser teşhisi aldığı tahmin edilmektedir. Türkiye’de görülmekte olan kanser sıklığı Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika gibi gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelere göre daha düşüktür. Erkeklerde en sık görülen kanserler akciğer ve prostat iken, tütüne bağlı kanserler erkeklerde önemini korumaya devam etmektedir. Kadınlarda en sık görülen meme kanseri, her 4 kadın kanserinden birisi olmaya devam etmektedir. Bir yıl içinde yaklaşık 17.000 kadına meme kanseri teşhisi konulmuştur. Çocukluk çağı kanserlerinde ise lösemi en sık görülen kanser türüdür. Gençlerde ise (15-24 yaş grubu) erkeklerde testis kanseri, kadınlarda ise tiroid kanseri ilk sıralarda yer almaktadır. Ülkemizde obeziteye bağlı olarak gelişen kanserlerin sayısı 6 bin civarında tahmin edilmektedir. Obezitenin etken olduğu kanserler daha çok kadınları etkilemektedir. Ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde; kanser tüm ölümlerin yaklaşık 520 civarını oluşturmaktadır. Kanser 2015 yılında 49 bin 946 erkek ve 27 bin 22 kadının ölümüne neden olmuştur. 'Dünya Kanser Günü' her yıl 4 Şubat Günü Kanser ile ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla dünya genelinde kutlanmaktadır. Bireyler ve toplumlar, yaygın kanser türlerinin en az üçte birinin daha sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmesi, tütün ürünlerinden uzak durulması, fiziksel aktivitenin arttırılması ve alkol kullanımının azaltılması ile önlenebileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Ayrıca ultraviyole radyasyondan korunma, mesleksel ve çevresel maruziyetlerin önüne geçilmesi ile kanser yükü daha da aza indirgenecektir."

"KANSER 

ÖNLENEBİLİR BİR 

HASTALIKTIR"

Kanserin yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlere bağlı oluştuğunu aktaran Dr. Fatih Şahin, "Kanser yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlere bağlı oluşmakta çevresel faktörler arasında da tütün, alkol, obezite ve enfeksiyonlar ilk sıralarda yer almaktadır. Dünyada her geçen gün daha fazla insan tütün ve tütün mamullerine, hareketsiz yaşam tarzına ve yanlış beslenme gibi kanserin en önemli risk faktörlerine maruz kalmaktadır. Bireyler sağlıklı kiloyu muhafaza ederek ve fiziksel aktiviteyi gündelik yaşamlarının bir parçası haline getirerek birçok ortak kanser riskini azaltabilirler. Aşırı kilolu veya şişman (obez) olmak barsak, göğüs, rahim, yumurtalık, pankreas, özofagus, böbrek, karaciğer, ileri prostat ve safra kesesi kanseri olmak üzere on kanser riskini arttırır. Bir kişinin diyetine yapılan özel değişiklikler de fark oluşturulabilir. Alkol aynı zamanda birkaç kanser riski ile de güçlü bir şekilde bağlantılıdır.

 Alkol tüketiminin azaltılması ağız, farenks, gırtlak, yemek borusu, barsak, karaciğer ve göğüs kanseri riskini azaltır. Genel olarak ortak kanserlerin üçte birinden fazlası sağlıklı bir diyetle, fiziksel olarak aktif olmakla ve sağlıklı vücut ağırlığını koruyarak engellenebilir. Güneş ve solaryum gibi diğer kaynaklardan gelen ultraviyole (UV) radyasyona maruziyetin azaltılması da birçok deri kanseri riskini azaltmak için önemlidir.

"ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR"

Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kanser türlerinin uyarılarını erken keşfetmek, bulgularını araştırmak ve ileri tetkik için hastaların sevk edilmesi erken tanı şansını arttırmaktadır. Bu nedenle, kanserde erken tanı programları toplumun, sağlık çalışanlarının ve politika oluşturucularının bilgisini arttırmayı hedeflemeli, erken tanı olanakları hakkındaki farkındalığı arttırmalıdır. Ülkemizde meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri için toplumun kaynaklarına ve hastalık yüküne uygun olarak tarama programları yürütülmektedir. Bir tarama programının başarıya ulaşabilmesi için toplum tabanlı olması ve hedef nüfusun yüzde70’ni kapsaması gerekmektedir.

 Sağlık Bakanlığımızın “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile toplum tabanlı kanser taramalarına yönelik, ülke genelinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurulmuş olup hâlihazırda ülkemizde 208 adet KETEM mevcuttur. Erken teşhis, tedavinin başarılı olması adına atılan ilk ve en önemli adımdır."


Bu haber 03 Şubat 2018 Cumartesi tarihinde eklenmiştir.