Son Dakika

“EN AZ 2 VEKİL İSTİYORUM”

Yozgat’ta, partisinin il teşkilat binasının açılış törenine katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, burada partililere ve Yozgat halkına seslendi

Bu haber 862 kez okundu.
Yazı Boyutu

Yozgat’ta, partisinin il teşkilat binasının açılış törenine katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, burada partililere ve Yozgat halkına seslendi. İYİ Parti'nin ‘cesurlar hareketi’ olduğunu belirten Akşener, vatandaşlardan partisine sahip çıkılmasını istedi. Hükümetin Yozgat’a yaptığı yatırımları eleştiren Akşener, "Bu şehre yapılan en büyük yatırım, en büyük bina, ceza evi. Yahu siz bu şehri açık cezaevi haline getirmişsiniz, fırsat bulan Yozgat’tan kaçıyor. Cezaevi en büyük binanız. Genç işsizliği, Şırnak’ta neyse, Edirne’de neyse, Yozgat’ta da aynısı. Üniversite mezunu gençlerimizin işsizliği, terörden bile daha fazla sorun olarak ortaya çıkıyor. Peki ne yapıyor bu arkadaşlar. Hiç mi iyi bir şey yapmıyorlar? Yapıyorlar. Yozgat’ta keklik üretimi 7 binmiş, sayelerinde 15 bine çıkmış” diye konuştu. 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener “Öncelikle Bozok Yaylası’nın yiğidin harman olduğu bu yerin, yiğit evlatlarıyla beraber olmaktan duyduğum büyük bir mutluluğu, heyecanı ve onuru sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugün burada il binamızın açılışını gerçekleştireceğiz. Bu binanın, bir kurucu il başkanımızın ve il başkan yardımcılarımızın, yönetim kurulu üyelerimizin, ilçe başkanlarımızın, yönetim kurulu üyelerimizin, özellikle kadınlarımızın hizmetleriyle Yozgat’a hizmetleriyle, önce Yozgat’a sonra Türkiye’ye hayırlara vesile olmasını diliyorum, iyiliklerin gerçekleşmesini diliyorum.” dedi.

“MİLLETVEKİLİ SAYISI 3’E DÜŞECEK”

En son 2 yıl önce Yozgat’ın içinden geçtiğini ifade eden Akşener, konuşmasına şöyle devam etti; “Benim Yozgat’a sanırım 6 ya da 7’inci gelişim. Aynı yoldan geçtik, aynı benzer binaları görerek geldik. 2 yıl olmuş gelmeyeli sanıyorum ve inşaat halindeki TOKİ evleri bitmiş farklılık olarak onu gördüm. Yozgat şuan itibariyle, il başkanımızın da dediği gibi Türkiye’nin en fazla göç veren illerinden birisi. Yatırım almayan illerinden birisi. 2004 yılında Yozgat, Türkiye ekonomisinde 42’inci sıradayken bugün 50’inci sıraya düşmüş yani 8 sıra aşağı düşmüş. Nüfusu 600 bin civarındayken bu nüfusun 200 bini göç vermiş. Bu iktidarın iş başına geldiği zamandan bahsediyorum, 6 milletvekili varken 4’e düşmüş. Şimdi nüfus sayımı söz konusu olursa, konuşulanı söylüyorum 3’e düşecek” dedi. 

“YOZGAT GENÇ

İŞSİZLE DOLU”

Yozgat’ta işsiz kesimin genç olduğunu ifade eden Akşener, ekonomisinin de çok zayıf kaldığını söyledi. Akşener şöyle devam etti; “ Yozgat Ekonomisi, sadece üniversite öğrencilerinin buradaki faaliyetleriyle, onların alışverişleriyle sınırlı olduğu bir kent halinde. Yozgat, Türkiye’nin PKK mücadelesinde en fazla şehit veren illerinden birisi. Yozgat, İstiklal Savaşı’nda da herkesin bildiği gibi önemli tavır koymuş ve çok şehit vermiş illerimizden birisi. Yakın zamanda Silopi, Cizre ve Şırnak’a gittim geldim. Mardin’e gittim geldim. Oradaki yatırımların benzerlerinin yapıldığı bir şehrimiz. Şimdi en büyük bina, en büyük yatırım bu şehre yapılan cezaevi. Yahu siz bu şehri zati açık cezaevi haline getirmişiniz, bulan kaçıyor, bulan kaçıyor, cezaevi en büyük binanız. Şimdi genç işsizliği, Şırnak’ta ne ise, Edirne’de ne ise, Yozgat’ta aynısı. 4 yıllık üniversite mezunu çocuklarımızın, işsizliği Türkiye genelinde terörden daha önemli bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Peki, ne yapıyor bu arkadaşlar? Hiç mi iyi bir şey yapmıyorlar? Yapıyorlar, yok yok. Yozgat’a yapmışlar. Yozgat’ta, keklik üretimi 7 binmiş, sayelerinde 15 bine çıkmış. Yozgat, pancar ekimi konusunda en önemli illerimizden birisi. Sınırsız ekebiliyor musunuz? Hayır. Kota koydular. Şimdi muhterem bağırıyor, ‘Ey Amerika.’ Ben de burada, Yozgatlıların huzurunda diyorum ki, ey Erdoğan, Amerika Birleşik Devleri’ne ‘Ey’ yapıyorsun, gereği olarak mısır şurubu, Amerikan çiftçisinin yetiştirdiği mısırı ithal etmekten vazgeçip, Yozgatlının, Aksaraylının, Çorumlunun ektiği pancarı kotasız hale getirecek misin? Şimdi, pancar ne? Pancar aynı zamanda hayvan küspesi, hayvan yemi. Peki, pancarı azalttın, getirdin mısır şurubunu, getirdin Amerikan çiftçisinin mısırını satın aldın, sonra ne oldu? Sonra pancara bağlı olarak hayvancılık azaldı. Ne yaptın, gittin Sırbistan’dan et ithal ettin. Peki, Sırbistan neresi? Sırbistan, 11 yıl evvel kurulmuş bir cumhuriyet. Sen 16 senedir iktidardası. Sırbistan’dan et ithal ediyorsun. Nereye gitti Türkiye’nin hayvancılığı? Peki, nereye gitti buğday ekimi? Gidiyorsun, Rusya’dan buğday ithal ediyorsun. Rusya çiftçisinin yetiştirdiği buğdayı sen ithal ediyorsun, Amerikan çiftçisinin yetiştirdiği mısırı ithal ediyorsun, Kanada çiftçisinin yetiştirdiği mercimeği ithal ediyorsun, senin çiftçin ne yapıyor? Diyorsun ki, ‘Benim çiftçimin ben cebine bir miktar para koyacağım, üretmesin’ E niye? Çünkü pahalı üretiyor. Peki, söyleyeyim mi niye pahalı üretiyor? Mazot, Türkiye’de Amerikan çiftçisinin aldığı mazotun 4 katı da ondan pahalı üretiyor. Hadi kardeşim, indir mazotu çiftçiye, indir mazotu 1 liraya, aynı Amerikalıların Amerikalı çiftçisine yaptığı gibi, yetiştirsin pancarı, hayvan üretimi artsın. Girdileri indir, bakalım benim çiftçim, bizim çiftçimiz ucuz maliyetli ürün yetiştirmiyor mu? Yemi, mazotu, gübreyi, arş-ı alada bir parayla satacaksın çiftçiye, ondan sonra da dünya ile rekabet edecek bir ürün sonucu bekleyeceksin. Böyle bir şey yok. Ama İyi Parti iktidarında, mazotun, yemin ve gübrenin çiftçinin eline geçiş fiyatı dünyada diğer çiftçilere o büyük ülkelerin yaptığı ve üstünü tamamladığı biçimde olacak ve biz hayvan ithalatı yerine, et ithalatı yerine et ihraç eden bir ülke haline geleceğiz. Hem de çok kısa bir süre içinde geleceğiz. Cezaevi yapmak yerine, OSB’ler yapılacak. Biraz evvel bir OSB’yi gezdik. Yerköy’de bir fabrikaya gittik. Orada kadın işçiler de vardı, erkek işçilerle konuştuk, döndük geldik. Ama bazı binaların üstünde yıkıntıya uğramış kiralık, satılık yazıyordu. OSB dediğin şey, bacası tüten, arı gibi çalışılan, karınca gibi insanların gezdiği yerlerdir. Ürettiğinizin, satışının yapılamadığı alanlarda elbette o fabrikalar, kapanır. Peki, abi gitti Sudan’a, Sudan’da ada restore ediyor.”

MARKA ŞEHİR 

OLDUNUZ MU?

Yozgat’ın milliyetçi bir şehir olduğunu ve seçim öncesi Yozgat meydanlarında verilen sözlerin tutulmadığını ifade eden İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Şimdi benim bildiğim Yozgat, milliyetçi bir şehirdir. Doğru mu? Sizi kafalamak için milliyetçilik yapılıyor burada. Doğru mu? E doğru. Peki, şimdi ben Yozgatlıların huzurunda bu muhteremlere soruyorum, marka şehir olacakmışsınız oldunuz mu? Yav muhterem, bak sevgili kardeşim, 2011’de gelindi bu meydanda denildi ki size, ‘Marka şehir yapacağız Yozgat’ı’ durum nedir? Peki, hızlı treniniz olacaktı, havaalanınız olacaktı, evet inşaatı sürüyor da ne zaman? Peki, hani savunma sanayinin merkezi olacaktı burası? E ne olacak? Ama şimdi güzel kardeşim sorun şu. Bak Kayseri başka partilere de milletvekili veriyor, Yozgat 4-0 yaptı ve sonuç itibariyle dediler ki, ‘Al bakalım buyur’ rekabet iyi şeydir. Başka siyasi partilerin de eğer burada yaşamasına, büyümesine müsaade edildiği takdirde bugün döndürüp de ‘hani marka şehir yapacaktık kardeşim, ha bak bir daha sana oy yok’ dediğiniz gün bakın nasıl oluyor. Marka şehir de olunuyor, savunma sanayi de Yozgat’a getirilebiliyor. Şimdi, Türkiye’de arkadaş geliyor Yozgat’a, diyor ki, ‘milliyetçilik’ tamam hay hay canım baş üstüne. 

“YOZGAT EN FAZLA ŞEHİT VERMİŞ 

İLİMİZDİR”

Yozgat, PKK terörüne en fazla şehit vermiş ilimizdir. Yozgat görevini yapmıştır. Yozgatlı analar, babalar görevini yapmıştır. Hiçbir şehidin başında bir Yozgatlı anne-baba ağlamamıştır, ‘vatan sağ olsun’ demiştir. Peki, cevabı bu mu? Gençler işsiz ve Yozgatlı gençlerin önüne sadece seçenek olarak bırakılan uzman çavuşluk. Onu da alabilmeniz için AK Parti teşkilatlarından kâğıt getirmeniz lazım. Böyle bir Türkiye olamaz. Böyle bir Türkiye yönetilemez. 

“EN AZ 2 VEKİL 

İSTİYORUM”

Bizim yapacağımız birinci iş, Türkiye’de ekonomiyi sanayileştirmektir. Üretim ekonomisini önüne koymaktır. Evet, inşaat sektörüyle çalışılmalıdır. Ekonominin canlanması için inşaat önemli bir konudur. Ama yanlış tercih yapıp sadece inşaat üzerinden bu ülke gelişemez, Yozgat gelişemez. İnşaat sektörü geçici işçilerin istihdam edildiği bir yerdir, bir alandır. Eğer sanayileşemezseniz, eğer üretimi canlandıramazsanız, o zaman işte Yozgat günde 25, saatte 1 kişinin göç ettiği bir şehir haline gelir. Dolayısıyla şehirlerimize sahip çıkacağız. Şehirlerimize sahip çıkmanın yolu da siyasette tek tabanca kimseyi bırakmamaktır, rekabeti arttırmaktır. Ben buradan il başkanımızın verdiği sözleri takip edeceğimi sizinle paylaşmak isterim. İl Başkanımız dedi ki, ‘çok çalışacağız’ ben 4 milletvekilinin asgari 2’sini istiyorum. Belediye başkanlıklarında başa güreşilmesini istiyorum, çok sıkı takip edeceğim. Bugünler için geldik, ondan sonra pat hiç habersiz geleceğim esnaf gezeceğim, bakalım ne oluyor diye. Bakalım çalışıyor mu bizimkiler. Dolayısıyla, siyasetteki rekabet önce vatandaşın işine yarar, önce seçmenin işine yarar. Dün yakamızdan tutardınız, bugün tutabiliyor musunuz? Hadi gidin, Bekir Bozdağ’ı eleştirin de ne oluyor? Onun için sizin adınıza ben eleştiriyorum. Şimdi bakın yatırımlar yapılıyor bu ülkede doğrudur. İşte büyük bir cezaevinin yapılması gibi ama enteresan olan İstanbul’a yapılan köprülerden bahsedeceğim. İstanbul’a köprüler yapıldı, köprüler yaptırdık gelip geçmeye iyi güzel. Yap-İşlet-Devret modeline göre. Şimdi bizim bir köprünün size maliyeti bugün itibariye 10 milyar dolar yani 3 kilometrelik bir köprünün maliyeti 10 milyar dolar. Çin’de 10 milyar dolara 35 kilometrelik köprü yapmışlar. 

Şimdi yap işlet devret şöyle oldu. Bir grup iş adamına topladılar. Dediler ki “Sen bu işi yapacaksın”. “Peki” dedi o da. Ve ben sana hazine garantisi vereceğim. Kredilerini Türkiye’den verdireceğim. Aynı zamanda arabaların geçiş garantisini vereceğim. E peki, şimdi ne oluyor. Sadece Osmangazi köprüsünden bahsedeceğim. 35 Dolar üzerinden o firmalarla anlaşıldı. 1 araba geçişi 35 dolar. 35 doları ödeyecek kimse olmadığı için 65 liraya düşürüldü. 65 Liranın üstü 35 doların karşılığı ek parayı hazine ödüyor. 14 Milyon araba geçecek garantisi verildi. 6 Milyon geçmiş 8 milyonun parasını devlet ödüyor. Evet, şimdi ben size bir soru soracağım.  Motorlu taşıt araçlarınıza zam geldi vergisine doğru mu? Benzini pahalı kullanıyorsunuz doğru mu? Mazotu pahalı kullanıyorsunuz doğru mu? E İstanbul’a yatırım yapıldı Yozgatlıya sorulmadı. İstanbul’un köprülerinin parasını siz ödüyorsunuz. Size hiçbir şeyi yok. Ondan sonra gelip buradan köprünün parasını sizin cebinizden alıyorlar. Gençlerininiz işsiz şehrini köreliyor. O şehir hastaneleri o çok uzun bir iş. Devlet hastaneleri ortadan kalkıyor. Şehir hastaneleri yap işlet devret. İngilizler bunu denedi yapamadılar. Ortadan kaldırdılar. Bizimkiler hayata geçirdiler. Sebebi ne? Cep dolduruluyor kardeşim cep dolduruluyor.

Dün bir tane yüzükle yola çıkıp da çocukların gemicik filosu oluyorsa e bu işte bir yanlışlık var. Reza denilen dolandırıcı gidip de Amerika’da bir bakana “45 milyon mu, 50 milyon mu Euro verdim” diyorsa yani 5 milyon Euroyu hatırlamıyorsa dönen paraların büyüklüğüne bakın. Cepler doluyor siz fakirleşiyorsunuz. İşte iyi parti, önce ekonomiyi sonra yolsuzlukları ve bu cebini dolduran ahlaksızların bu kayrılmış işadamları marifetiyle çalınan paraları geri alacak bir programı ve iradeyi ortaya koyacak tek siyasi partidir. 

“SON ÇIKAN KHK, BİZİM İÇİN YOK 

HÜKMÜNDEDİR”

Son çıkan KHK ile ortaya çıkan tartışmalar hakkında da konuşan Akşener, şunları söyledi: “Gelelim şimdi KHK meselesi var. KHK’nın bir maddesi var ki 14, 15,16 Temmuz diye iddia edilen o hain darbe teşebbüsü ile ilgili olduğu söylenen ama sivil insanların karşımda polislerimiz görev yapıyor. Allah onlardan razı olsun. Kaşını gözünü beğenmeyip çekip bir tabancayı vatandaşı vurup “O FETO‘cuydu ve ya o şuydu” dediği takdirde ceza görmeyeceği, “Kaşının üstünde gözün var, seni beğenmedik çat vurduk ve bu da FETÖ‘cüydu. Bana öyle söylendi” denildiğinde, “Darbe yapacaktı onun için vurdum” denildiğinde ceza görmeyeceği bir KHK çıktı. Şimdi bu niye böyle çıktı? Meclisten kaçırılmak üzere çıktı. MHP - AKP milletvekili sayısı 330’un üstünde. Meclisten rahat rahat geçirebilecekleri bir KHK’İ Kanunu Cumhurbaşkanı imzasıyla, Bakanlar Kurulu İmzası ile geçirdiler. Bir kere dikkat etmemiz gereken konu bu. Ne olmuş biliyor musunuz? En zorlu zamanlarda bile bunlar para pul işinden katiyen geri adım atmıyor. Şimdi Vakıflar Bankası’nın içinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hisseleri var. Hani bunlar ecdad ecdad diye geziyor ya. Ecdad yerinde dönüyordur şu anda. Ecdat malını hazineye devrettiler. Vakıf malı beytül maldır. Vakıf malına elini uzattığınız zaman o el kurur diyebiliriz. Hiç üşenmeden hiç sıkılmadan, hiç utanmadan vakıf mallarını ecdad mallarını ecdadın vakfa vakfettiği malları hazine ye, hazinenin içine koydular ve sonuç itibariyle yarın cep doldurmak üzere birer birer satılacak. Yağmalayacaklar. Şimdi İyi Parti olarak biz de bu yağmalara göz yummayacağımızı sonuna kadar takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyorum. 

Bu son çıkan KHK bizim için yok hükmündedir. Şimdi eminin sabahın köründen beri bu polis arkadaşlarımız görevlidir. Soğukta, sıcakta biliyor musunuz emekli oldukları zaman maaşlarınız yarısı gidiyor. En hızlı yaşlanan meslek gurubu polislerimiz. Her şeye para bulunuyor da 3600 göstergeye mi para bulunmuyor. Kardeşim Rıza’nın 45-50 milyon Euro paraları alt altta koyduğunuz zaman havada karada polislerimizin 3600 göstergesi hayata geçirilmiş. Dolayısıyla bunun da takipçisi olacağız. Bir başka sorunun da takipçisi olacağız. Bakalım dışişleri bakanı Yunanlılar tarafından işgal edildiğini söylediği adalarımızla ilgili teklifimiz olacak. Bir gizli görüşme kapalı görüşme mecliste bakalım ona evet diyebilecekler mi. Yürekleri yetiyorsa evet demeliler ve Milletvekillerini bu konuda bilgilendirmelidirler. Bunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Eğer bu gizli oturumdan, kapalı oturumdan da kaçarlarsa onlar kaçacak biz peşlerinden gideceğiz. Kesinlikle bırakmayıp takipçisi olacağız. Aranızda olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum”.

Şimdi bir şey daha söyleyip, sözlerimi bitireceğim. Ben o zaman ben Meclis yönetiyordum, Sayın Bekir Bozdağ’ın bu FETÖ grubuyla ilgili gözleri yaşara yaşara ‘Hocaefendi, hocaefendi…’ deyişini hatırlıyorum. Valla CHP’lilerin ağzından ‘FE’ çıksa, hepsi beraber savunurlardı, en şiddetli savunan da Sayın Bakandı.  Şimdi buradan bürokrasiye sesleniyorum,  Bu, Kanun Hükmündeki Kararnamenin, kanuna uymayan Anayasa suçu işlenen bu kararnamenin, kanunsuz emirlerini yerine getirirseniz, Zekeriya Öz’ün yanında yer almanız son derece mümkündür. Zekeriya Öz’ün durumunu unutmayasınız. Mavi Marmara diye bir gemi vardı, 9 şehidimiz var orada bizim, hatırlayın. Gittiler, İsrail’e de o zaman bir ‘Ey’ yapıldı, sonra aradan zaman geçti. El sıkışılırken sayın Erdoğan dedi ki, ‘Yav giderken bana mı sordunuz?’ Bakın samimiyetle söylüyorum, bürokrasideki arkadaşlara sesleniyorum, sakın ola ki kanunsuz bir iş yapmayasınız. Aynı Sayın Erdoğan döndürüp der ki, ‘Bana mı sordunuz kardeşim?’ kalırsınız suçla baş başa”. 

“PARTİMİZE SAHİP ÇIKIN”

“Evet, partimize sahip çıkmanızı istiyorum, partimize üye olmanızı istiyorum, partimize omuz vermenizi istiyorum. Çünkü İyi Parti cesurların hareketidir. Çünkü İyi Parti sizin adınıza bedel ödemeye hazır insanların partisidir. İyi Parti orman kanunlarına direnen insanların partisidir. İkide bir hani parmak sallıyorlar ya, o parmak sallayanlara ‘hadi oradan’ diyenlerin partisidir. Sizi korkutmak isteyenlerden korkmuyoruz. Düşün vatandaşın, düşün milletimizin yakasından. Eşit, bir rekabet içinde, eşit bir şekilde siyaset yapmanın yolunu açın. Yok yapmıyorsanız, hadi buyurun. Halep oradaysa arşın burada. Tek tek şehir şehir, dükkan dükkan, ev ev gezip, sizinle rekabet edeceğiz. Sizinle demokrasi içerisinde mücadele edeceğiz. 

“ÇAMLIĞIN BAŞINDA TÜTER BİR TÜTÜN”

Çok teşekkür ediyorum. Yozgatlılar, hırsızlara yok hükmünde diyor. E şimdi tabi bir arkadaşım dedi ki, hani bir türkünüz var ya sizin, ‘Çamlığın başında tüter bir tütün, acı çekmeyenin yüreği bütün.’ Şimdi acı çekmeyenlerin yüreği bütün. Onun için ‘bana mı sordun’ diyor. Onun için ‘ben mi dedim’ diyor, onun için şehitlere ‘kelle’ diyor, onun için askerlere, ‘askerlik yan gelip yatma yeri değildir’ diyor ama adam haklı ya. Adam kantinde yapmış, kantinde. Adam haklı. Yan gelip yatmış. Aramızda yan gelip yatan var mı? Askerliğinde yok. Patır patır önceden gidiyorsunuz, en ağır şartlarda askerlik yapıyorsunuz, onunla da övünüyorsunuz, adam kantinde yapmış. Dolayısıyla askerlik denildi mi, bildiği şey yan gelip yatmadır. Evet, saygılarımı sunuyorum, tekrar bu binamızın hayırlara, iyi hizmetlere vesile olmasını diliyorum, Allah’a emanet ediyorum”.  

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, konuşmaların ardından İyi Parti Yozgat il binasının açılışını gerçekleştirdi. Bir süre partililerle görüşen Akşener, esnaf ziyaretlerinde bulunduktan sonra Kırşehir’e hareket etti.


Bu haber 28 Aralık 2017 Perşembe tarihinde eklenmiştir.