Son Dakika

02-08 KASIM LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASI

02- 08 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası münasebetiyle açıklama yapan Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr

Bu haber 694 kez okundu.
Yazı Boyutu

02- 08 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası münasebetiyle açıklama yapan Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin,” Çocukluk çağındaki kanser vakalarının yüzde 35'ini lösemiler oluşturur ve birinci sırada. Lösemiler hücre cinsine göre; ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut Myeloblastik Lösemi) olmak üzere 2 ana gruba ayrılır.

 Kendi içlerinde de alt sınıflar tanımlanabilir. Türkiye'de her yıl 16 yaşın altında  bin 200- bin 500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmekte.  

Lösemi nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmadı. Sitogenetik ve moleküler tekniklerdeki yeni gelişmelerle; genetik yatkınlıklar, radyasyon, benzen ve türevleri (bali, vs.), böcek ilaçları gibi kimyasal maddeler, bazı kalıtsal hastalıklar ve bazı viral hastalıkların hep birlikte lösemiye neden oldukları çalışmalarla gösterildi. Lösemi her yaşta görülmekte. En sık çocukluk çağında 2-5 yaşlarında artmakta. 1 yaşın altında, 10 yaşın üstündeki yeni vakalarda tedaviye cevap azalmakta.  Herhangi bir etkiyle damarlarımızda dolaşan kanın esas yapım yeri olan kemik iliğimizdeki ana hücrelerde oluşan şifre değişikliği ile blast adını verdiğimiz olgun olmayan kan hücrelerinde artış meydana gelmektedir. Bu hücreler hızla yayılarak kemik iliğini, lenf bezlerini, dalağı, karaciğeri, beyin ve merkezi sinir sistemini tutmakta.

Çocuklarda lösemi hastalığının belirtileri:

* İştahsızlık

* Kansızlık 

* Zayıflama 

* Bacaklarda kemik ağrıları

* Cilt altında kanamaları (kırmızı noktalar veya morarmalar)

* Burun ve dişeti kanamaları

* Ateş

ilk gözlenen bulgulardır. Ayrıca yayıldığı organlara ait belirtiler, örneğin başağrısı, kusma, karın ağrısı, görme bozuklukları önem taşıyabilir. Bu yakınmalarla müracaat ettikleri çocuk hematoloji (kan hastalıkları) uzmanlarınca yapılan muayenede çoğunlukla karaciğer ve dalak büyümesi, lenf bezlerinde genişleme, kanama bulguları tespit edilebilir.

Yapılan kan, kemik iliği, hücre tipini belirleme ve genetik tetkikler sonucu kesin tanı konulabilir.

Tanıdaki ayrıntılı testler genellikle lösemi tiplerini, tedavi prensiplerini belirlemede yardımcı olacaktır.” dedi.

Tedavi hakkında bilgi veren Şahin,” Öncelikle genel durumun düzeltilmesi yöntemleri ile başlar. Bu safhada kan veya kanın içindeki özel hücrelerini donörlerden (gönüllü kan verici kişi) alınarak lösemili hastaya verilmesi, enfeksiyon mevcutsa gerekli mücadelelerin yapılması, böbreklerin, karaciğer ve kalbin kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinden korunma önlemlerinin alınması çok önemlidir.

Ayrıca hastaların ve ailelerin hastalık hakkında bilgilendirilmesi, löseminin umutsuz değil, tersine iyi bir tedavi ve moral desteği ile lösemide yüzde 85'lere varan oranda iyileşmenin sağlandığının açıklanması tedavinin ikinci basamağıdır.


Bu haber 06 Kasım 2017 Pazartesi tarihinde eklenmiştir.