Son Dakika

BOZDAĞ: “EN ÖNEMLİ GÖREV İSLAM ALİMLERİNE DÜŞMEKTEDİR”

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Terör örgütleri karşısında mücadelede en önemli görev İslam alimlerine düşmektedir

Bu haber 155 kez okundu.
Yazı Boyutu

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Terör örgütleri karşısında mücadelede en önemli görev İslam alimlerine düşmektedir. Eğer biz dinimizi doğru kavramlarla iyi bir biçimde anlatamazsak, o zaman terör örgütleri dinimizi kirletmek için suç işlemeye devam edeceklerdir” dedi. 

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye Azerbaycan Örneğinde İslam Dayanışma Sempozyumuna katıldı. Sempozyuma Bozdağ'ın yanı sıra, Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Azerbaycan Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Şeyhülislam Allahşükür Paşazade ve çok sayıda davetli katıldı. Sempozyumda konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, terörün, dini doğru bir şekilde anlatarak yenilebileceğine vurgu yaptı.

Sempozyumda İslam dininin karşı karşıya olduğu sorunlara değinen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Karşı karşıya olduğumuz sorunlara baktığımızda Kuran, sünnet kısaca İslam konusunda Müslümanlar arasında yer etmiş olan cehaletin çok büyük yer tutuğunu görüyoruz. Eğer Müslümanlar Kuran ve sünneti doğru anlamış olsalar İslam-ı ve İslam’ın kavramlarını doğru öğrenmiş, öğretmiş ve doğru yaşıyor olmuş olsalar, bugün İslam dünyasında tek bir tane terör örgütünün yer bulamamış olması lazım. Bir yandan DEAŞ terör örgütü, bir yandan FETÖ terör örgütü, bir yandan El Kaide terör örgütü, bir yandan Boko Haram terör örgütü, bir yandan adını unuttuğumuz başkaca terör örgütleri. Nereden bakarsanız bakın İslam’ı istismar eden, Kuran’ı istismar eden Allah'la Peygamberle, Kuran'la insanları ölüme artan ve daha ziyade şeytanın peşinden koşan pek çok terör örgütü görüyoruz” dedi.

“Bunların panzehiri bilimdir” diyen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Diğer terör örgütlerinin ortaya çıkmasından sonra yeryüzünde insanlar Müslüman’ım diyerek rahat bir şekilde gezebilme imkanını neredeyse kaybetmek üzereler. İslamofobi adı altında resmen ve alenen İslam düşmanlığı yapılmaktadır.

 Esasında islamofobi bu düşmanlığın hafif bir kavramla ifade edilişinden başka hiç bir mana ifade etmemektedir. Bütün şeytanlar bir araya gelmiş olsalar insanların, Müslümanlardan, İslam’dan, Kuran'dan ve peygamber efendimizden nefret etmesi için nasıl bir organizasyon yapabiliriz diye düşünseler ancak DEAŞ terör örgütü gibi bir organizasyon yapabilirler. Şuanda DEAŞ terör örgütü başta olmak üzere İslam’ı istismar eden bütün terör örgütleri yaptıklarıyla Allah'a peygambere ve İslam’a en büyük düşmanlığı yapıyorlar en büyük kötülüğü yapmaktadırlar” şeklinde konuştu.

“Terör örgütleri karşısında mücadelede en önemli görev İslam alimlerine düşmektedir”

Sözlerine devam eden Bozdağ,” O nedenle bu terör örgütleri karşısında mücadelede en önemli görev İslam alimlerine düşmektedir, bilim insanlarına düşmektedir, müftülerimize düşmektedir, din görevi yapan insanlarımıza düşmektedir. Eğer biz dinimizi doğru kavramlarla iyi bir biçimde anlatmazsak anlatamazsak o zaman bu terör örgütleri dinimizi ve hepimizi kirletmek için pek çok maalesef suçları işlemeye devam edeceklerdir. Bunların panzehiri bilimdir, panzehiri doğru bilgidir, doğru din öğrenimi, doğru din öğretimidir. 

Eğer biz dinin doğru öğrenilmesi ve öğretilmesi konusunda çekingen davranırsak yerin altı dini istedikleri gibi öğreten, çarpıtan farklı yapılarla dolar. Terör örgütleri ile doluşur. Evlatlarımız elimizden kaçar gider. O nedenle diyorum ki her yerde dini doğru öğretmek, doğru öğrenilmesine katkı sağlamak ve bu konudaki mekanizmaları insan hakları ve hürriyetler çerçevesinde işler kılmak bu terörle, teröristle mücadelede en önemli güç kaynağımızdır, en önemli dayanağımızdır. Nerede bunlar kapanıyorsa orada bir zaman sonra bakıyorsunuz şikayet ettiğimiz terör örgütleri orada yuvalanıyorlar ve orada güç bulabiliyorlar” dedi.

“Milletimiz kardeş ülke Azerbaycan'ın desteğini de hiç bir zaman unutmayacak“

Azerbaycan ve Türkiye'nin dostluk tarihini okuyarak sözlerine başlayan Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.Ali Erbaş, “Bazı halklar ve ülkeler insanların gönlünde farklı yere sahip olur. Onun ismini duymak bile yüzlerde tebessüme vesile olur. İşte Azerbaycan bizim için böyle bir ülkedir. Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan Türkiye olmuştur. Bu iki ülkenin kardeşlik bağını ifade eden en belirgin söz ise merhum Haydar Aliyev hazretlerinin 'Bir millet iki devlet' sözüdür. Bu ifadenin sözde kalmadığını ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşan hain darbe girişiminde Azerbaycan halkının Türkiye'ye verdiği destekle ispatlamıştır. Milletimiz kardeş ülke Azerbaycan'ın desteğini de hiç bir zaman unutmayacak daima hayırla yad edecektir” dedi.


Bu haber 27 Eylül 2017 Çarşamba tarihinde eklenmiştir.