AK Parti Yozgat İl Başkanlığı, 12 Eylül'de yapılacak olan Anayasa değişikliği halk oylamasına yönelik propaganda çalışmalarını istişare etmek üzere, AK Parti Grup Başkan Vekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ ve Abdulkadir Akgülün de bulunduğu ilçe teşkilatlarının başkanları ve AK Partili belediye başkanları ile akşam Yozgat Belediyesi Çapanoğlu Kent Park'ta toplantı düzenledi.
AK Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, üstünlerin hukuku için değil hukukun üstünlüğü için 12 Eylül'de yapılacak anayasa değişikliği halk oylamasında evet diyeceklerini söyledi.
AK Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, Anayasa değişikliğinin üstünlerin hukukuna değil hukukun üstünlüğüne evet demek için yapıldığını kaydetti. Başer, şöyle konuştu: "Halkımız AK Parti'ye gönül verdi, oylarını verdi. Milletvekillerimiz gece gündüz demeden, anayasa değişikliğini yaptılar. Yozgat İl Teşkilatı olarak biz de ilimizde bir tarih yazmak istiyoruz. Darbe anayasasına son vermek istiyoruz. Artık herkesin yargı önünde hesap verebileceği bir hukuk devleti olmasını istiyoruz. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün hakim olacağı bir ülke istiyoruz. Dolayısıyla 12 Eylül'ü yapan zihniyetin yargı önünde hesap vereceği bir ülke olsun istiyoruz. Bunun için 'referanduma evet' diyoruz. Bunun için belediye başkanlarımızla, ilçe teşkilat başkanlarımızla birlikte bir toplantı yaparak, önümüzdeki referandum sürecinde ne yapacağız, onu görüşüyoruz. Ev ev dolaşıp tüm vatandaşlarımızı bilgilendireceğiz."
REFAHIN ANAHTARI
AK Parti Yozgat İl Başkanı Av. Yusuf Başer, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumun her alanda olduğu gibi ekonomik anlamda da Türkiye'nin önünü açacağını söyledi.
İl Başkanı Av. Başer, referandumun ekonomiye sağlayacağı katkılara değindi. Başer, ekonomik veriler bazında birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinden iyi konumda olan Türkiye'nin demokrasi ve hukuk sistemindeki aksaklıklar nedeniyle yeterli derecede yabancı yatırımcıyı bünyesine çekemediğini ifade etti.
Başer, "Borç stoku, enflasyon, büyüme ve kapasite kullanımı oranlarında birçok AB üyesi ülkeden daha iyi seviyede bulunuyoruz. 5 kat fazla pozitif değerlere sahip olmamıza rağmen Yunanistan, yatırıma bizden daha elverişli ülke olarak kabul ediliyor. Bunun dünyadaki algılaması maalesef bu şekilde. Çünkü Yunanistan'ın demokrasisi bizden daha ileride. ‘Yarın sabah darbe olacak’ diye bir beklenti kimsede yok. Fakat bizim demokrasi ve hukuk sistemimiz arzu edilen düzeyde olmadığı için, yeterli miktarda yabancı yatırımcıyı ülkemize çekemiyoruz. Yatırım için tereddüt yaşıyorlar" dedi.
12 Eylülde yapılacak referandumda çıkacak muhtemel bir evet kararıyla birlikte ülkenin iktisadi olarak da ivme kazanacağını, iş dünyasının yatırım ve istikrar anlamında hızlı bir atılım başlatacağını söyleyen Başer, "Referandumla birlikte hukuk sistemimizi yeniden yapılandıracağız. İstikrar anlamında iş dünyasına, ticari hayata uygun bir ortam hazırlanacak. Bireysel özgürlükler alanında önemli değişiklikler geliyor. Demokrasi ve hukukla beraber ekonomi, resmen atağa kalkacak. Türkiye, her alanda olacağı gibi ekonomik anlamda da çok büyük bir atılım başlatacak. Milletimiz inşallah bu fırsatı iyi değerlendirecek" diye konuştu.
Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.