Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Hayrullah Yazar, insanlar beslenirken, birer, doğal beslenme uzmanları gibi hareket etmeleri gerektiğini söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Hayrullah Yazar, bu günlerde yazılı ve görsel medyada, internet ortamlarında, hekimler olarak kendilerini üzen ve maalesef terör olarak adlandırılabilecek kadar vahim, gıda raporları ile karşılaştıklarını belirtti.
Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Hayrullah Yazar, "Son olarak Tarım Bakanlığının hazırladığı gıda raporu sonuçları adeta insanın kanını donduracak niteliktedir. Ramazan ayı yaklaşırken halkımız gıda terörü hakkında yeterince duyarlı mı? Tükettikleri ürünleri sorguluyor mu? Örneğin bakkal, market gibi alış veriş için gittiğinde, ürünlerin içerisindeki katkı maddelerini okuyor mu, yada sadece kodları yazılan (EC) bu maddelerin ne anlama geldiğini üreticilere soruyor mu ? O an içinde bulundukları, gıda tüketilen mekanlarda (restoran,lokanta,vs) önlerine getirilen yemeklerin- içeceklerin sorgulamalarını yapıyor mu, üreticiye kullandığı malzemeler hakkında soru soruyor mu? Sofralarımıza gelen ve tükettiğimiz gıdaların, üretim öncesi ve üretimi aşamasında, tarlalarda, çalışan işçiler patronlarına kullandıkları hormon-katkı maddelerinin kanserojen etkileri hakkında soru soruyorlar mı" dedi. Medyaya da seslenen Yazar, "Sizler reklamını yaptığınız ürünlerin içeriklerini, tarladan sofraya, fabrikadan markete kadar, araştırma veya sorgulama ihtiyacı hissediyor musunuz. Gıda terörünün halkalarını daha da örneklemek mümkün, ancak birazda çözümlerden bahsetmek gerekir. Bana göre gıda terörünün çözümü, bireylerin doğal beslenme uzmanları olması gerekir. İnsanlar nasıl doğal beslenme uzmanları olacak. Devlet vatandaşlarını eğitecek ve bireysel farkındalık zemini oluşturacak, (Üniversiteler, Toplum Sağlığı Merkezleri, İlgili bakanlıklar, Valilikler tüm yurtta düzenleyecekleri konferanslar, toplantılar yine tüm medyada günlük spot- kısa akılda kalıcı pratik tavsiyeler içeren proğramlar yapılacak. Eğitilen vatandaşlara mutlaka özel kimlik belgeleri düzenlenecek ve bu kişilere 'gönüllü doğal beslenme uzmanı denetmeni' benzeri bir sıfat verilerek, adeta gönüllü toplum sağlığı zabıtalığı sistemi kurulacak. Bu kişiler gittikleri her yerde, her mekanda, tüm topluma bireysel farkındalık oluşturmak için, gıdaların doğal beslenmeye aykırı olup olmadığını, üretim aşamalarından başlayarak, sorgulanması gerekliliğini anlatacak, uygulamalarını göstererek yapacak. Tüm bireylerde gelişecek olan doğal beslenme bilinci sayesinde, tüm üreticiler toplumun sorgulayıcı, kontrol edici tavırları karşısında, zorunlu olarak uyguladıkları gıda terörünü durduracaklar. Çünkü karşılarında milyonlarca doğal beslenme uzmanı, gönüllü gıda zabıtası olacak" diye konuştu.
Bu önerilerimiz belki bazı kişilere çok hayali-ütopik gelebilir diyen Yrd. Doç. Dr. Yazar, "Ancak unutmamamız gereken şey şu ki, gıdaların üretim aşamasından soframıza gelinceye kadarki süreçlerinin tamamında, insan merkezli bir sistem işliyor. Tüm toplumun doğal beslenme uzmanı bilincini yakaladığını hayal ettiğinizde ve bunun mükemmel bir sisteme dönüştüğünde ne demek istediğimiz daha net anlaşılacak. Hepimiz bu sistemin bir parçası olursak ve gereklerini yerine getirirsek, ortaya şu sonuç çıkıyor; doğal beslenme sisteminin değer ve prensiplerine uymayan üretimleri yapan yerlerde çalışacak işçi bulunamayacak, uygunsuz gıda satışı yapılacak mekanlar oluşturulamayacak, doğal beslenme şartlarını taşımayan, uygunsuz ortam ve hallerden, bilinçli toplumun mensupları kaçınacak oraları terk edecekler, uygunsuz gıdaların tanıtım aktivitelerinde bulunulmayacak (medyada reklamları yayınlanamayacak, çünkü medya mensupları doğal beslenme uzmanları olacak). Görüldüğü gibi gıda ile ilgili bireysel farkındalığımızın artırılması temeline dayanan bu sistem, tam anlamı ile gönüllülük esasını içermekte ve tüm toplumu kapsamakta, hatta tüm insanlığı kuşatabilecek bir çözüm içermektedir" diye konuştu.