Son Dakika

KİLO KONTROLÜNÜ ZORLAŞTIRIYOR
KİLO KONTROLÜNÜ ZORLAŞTIRIYOR

Uzmanlar, özellikle sık seyahat eden, iş yoğunluğu yüksek, sürekli stres altında olan kişilerin düzensiz ve kötü beslenmesinin kilo kontrolünü de zorlaştırdığını belirtti. Seyahat edenlere beslenme önerilerinde bulunan Uzmanlar "Gün içinde ziyaret edeceğiniz yerlere mümkün olduğunca yürüyerek gitmeye çalışın. Dolaşım ve bağırsak sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışabilmesi için seyahat boyunca günde en az 1.5 litre su içmeye özen gösterin. Gittiğimiz yerlerin yöresel tatlarından mutlaka yemek istiyorsanız, tatlınızı birlikte seyahat ettiklerinizle paylaşabilir ya da aldığınız porsiyonu küçültebilirsiniz" dedi. Tatil ya da iş nedeniyle yapılan seyahatlerde beslenmelere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Uzmanlar, "Seyahatlerde yapılan beslenmeler metabolizmanın bozulmasına neden olabiliyor. Özellikle de sık seyahat eden, iş yoğunluğu yüksek, sürekli stres altında olan kişilerin düzensiz ve kötü beslenmesi kilo kontrolünü de zorlaştırıyor. Bunun en önemli nedenlerinin başında da yolculuklar sırasında ilginç şekilde abur cubur yemek isteğinin artmasının yanı sıra normal tüketimimizden çok daha fazlasını yeme ihtiyacımız geliyor" ifadelerini kaydetti. Alışılan beslenme rutinlerinin dışına çıkılmasının seyahat boyunca sağlıksız yiyecekleri tercih etme anlamına gelmeyeceğini kaydeden Uzmanlar, "Tabi ki de küçük kaçamaklar konusunda özgür olsak da bunları diğer öğünlerde daha dengeli beslenerek telafi etmek gerekiyor. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı hiçbir şekilde atlamayın. Bu sayede hem gün içinde daha zinde olabilir hem de fazla kalorili besinlere daha az rağbet edersiniz. Açık büfe kahvaltılardan mümkünse uzak durmaya çalışın. Peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillikler, tam tahıllı ekmek, meyveleri içeren Akdeniz tarzı bir kahvaltı tercih edin. Eğer bunları bulamıyorsanız şöyle bir kombinasyon yapabilirsiniz; meyve ve süt yanına omlet ya da sütle tahıl gevreği yiyebilirsiniz. Sucuk, salam, jambon, sosis, pastırma gibi mümkün olduğunca işlenmiş et ürünlerinden kaçının. Protein ihtiyacınızı diğer öğünlere saklayın. Kahvaltının yanında açık çay veya kahve içebilirsiniz tabii şekersiz olmak kaydıyla" diye konuştu. 

İLK KATARAKT AMELİYATI YAPILDI
İLK KATARAKT AMELİYATI YAPILDI

Yozgat Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Sarıkaya Devlet Hastanesinde, katarak ameliyatı yapılarak Sarıkaya’da bir ilke daha imza atıldı. Katarakt cerrahisi tekniği,fakoemülsifikasyon ( FAKO )  ameliyatı, Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.Mustafa Aksoy tarafından ilk defa hastanede yapılmaya başlandı.  Katarakt; göz içinde bulunan ve cisimlerin görüntülerinin göz arkasında (fovea) sarı noktaya odaklamayı sağlayan lensin kesifleşmesinin olduğunu ayrıca kataraktın her yaş grubunda bulunabilmesine rağmen en sık ileri yaş hastalarında gözlendiğini belirten Aksoy, yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Kataraktın en sık sebep olduğu şikâyet puslu görmedir. Kataraktın herhangi medikal tedavisi bulunmamasına rağmen cerrahi olarak başarıyla tedavi edilmektedir. Katarakt ameliyatı bazı istisnalar hariç lokal anestezi ile yapılmaktadır. Katarakt cerrahisinde bozulmuş olan mercek 2-3 mm kesiden göz içerisine girilip ultrasonik titreşimlerle küçük parçalara ayrılarak aynı anda emilmektedir. Daha sonra merceğin çevresindeki zarın içine göz içi lensi yerleştirilir ve istisna durumlar hariç dikiş konulmadan cerrahiye son verilir. Bu teknikle yapılan katarakt ameliyatı ortalama 20-30 dakika sürmekte, kataraktın yeni veya eski (sertleşmiş) olmasına bağlı olarak da bu süre biraz daha kısa veya uzun olabilmektedir” dedi.  Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada; “ İlçelerimizde ilkleri yaşıyor olmanın sevinci içerisindeyiz. Amacımız sevkleri en aza indirebilmek, hasta mağduriyetini gidererek, hasta memnuniyetini optimum düzeye çıkarabilmektir. Sarıkaya Devlet Hastanesinde katarakt ameliyatı ile ilke imza atan Göz Doktorumuz Op. Dr. Mustafa Aksoy ve ekibine teşekkür ediyorum” dedi.

MEVSİMSEL DEPRESYONA DİKKAT
MEVSİMSEL DEPRESYONA DİKKAT

Uzmanlar, gün ışığının azalmaya başladığı sonbahar ve kış aylarının mevsimsel depresyon riski açısından oldukça yüksek risk taşıyan dönemler olduğunu, ancak mevsimsel depresyonun ilkbahar ve yaz aylarında da görülebildiğini söyledi.

GÖZ YORGUNLUĞU YAPIYOR
GÖZ YORGUNLUĞU YAPIYOR

Uzmanlar, cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların uzun süre kullanımının göz yorgunluğuna neden olduğunu belirterek uyarılarda bulundu. Günde 3 saat ve daha fazla dijital cihaz kullananlarda hastalığın görüldüğüne dikkat çeken Uzmanlar, "Birçok kişide görülen bu hastalık, günde 3 saat veya daha fazla zamanını dijital cihazların başında ya da birden fazla cihazın karşısında zaman geçirmek hem zaman kaybına hem de göz sağlığına olumsuz etkileri vardır. Bilgisayar kullanmak zorunda kalan erişkinlerin birçoğu ise bu dijital hastalığa yakalanmaktadır. Dijital göz yorgunluğunun en büyük nedenlerinden bir tanesi bilgisayar karşısında gözün ekranı netleştirmek için yaptığı uyumdur.  İnsan gözü yakın objeleri netleştirmek için uyum yapar. Bu uyum esnasında ise, göz merceğindeki kaslar kasılır ve mercek kalınlaşır. Değişen ışık gücüne göre göz bebeği ufalmaya ya da genişlemeye başlayabilir’’ dedi.

FARKINDALIK  AŞILIYORLAR
FARKINDALIK AŞILIYORLAR

Toplumun ve bireyin sağlığı ile ilgili farkındalık ve kontrol yeteneklerinin arttırılması amacı ile faaliyet gösteren Sağlıklı Yaşam Aracı  köy köy gezerek bilinçlendirmeye devam ediyor. 

GLOKOMDA 65 YAŞA DİKKAT
GLOKOMDA 65 YAŞA DİKKAT

Uzmanlar, 65 yaşından sonra yaklaşık her 10 kişiden birinde göz tansiyonuna rastlanabildiğini, bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren zaman zaman göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.  Uzmanlar, glokom bir diğer adı göz tansiyonu hastalığı ile ilgili bilgi verdi. Uzmanlar, “Glokom yani göz tansiyonu hastalığı her yaşta ve hatta yeni doğanda bile karşımıza çıkabilmesine rağmen genellikle 40 yaşından sonra görülen bir göz hastalığıdır. Yenidoğanlarda glokom görülme riski 10 binde birken, 40 yaş üzerindeki bireylerde yüzde 2’dir. Yaş ilerledikçe glokom görülme riski artar. Bu oran 50 yaşından sonra yüzde 4, 60 yaşından sonra yüzde 8’dir. 65 yaşından sonra yaklaşık her 10 kişiden birinde glokoma rastlanabilir. Bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren zaman zaman göz muayenesi yaptırmak gereklidir” dedi.

DİYALİZ HASTALARINA UYARI
DİYALİZ HASTALARINA UYARI

Yozgat Kamu Hastaneleri Birliğine Yozgat Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Çağrı Kayıpmaz , böbrek fonksiyonlarının diyaliz makinesi ile yapılarak kanda biriken zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıyla böbrek yetmezliği yaşayan hastalarımızın yaşam süreleri uzatıldığını söyleyerek diyaliz hastalarının dikkat edeceği noktalar konusunda uyardı.

AKDAĞMADENİ’NDE PANORAMİK RÖNTGEN
AKDAĞMADENİ’NDE PANORAMİK RÖNTGEN

Yozgat Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı Akdağmadeni Devlet Hastanesi’nde artık hastalar diş röntgeni için Yozgat veyahut başka bir ile sevk edilmeyecek. Panoramik röntgenin hizmete girmesiyle hastaların bu mağduriyeti de giderilmiş oldu.

ANLAMA KAYBINA SEBEP OLUYOR
ANLAMA KAYBINA SEBEP OLUYOR

Gelişen teknolojiye bağlı olarak giderek yaygınlaşan işitme kaybı, tedavi edilmediği takdirde zamanla tedavisi güçleşen "anlama kaybı"na neden oluyor. Tedavi yöntemleri arasında işitme cihazı uygulaması yaygın olan anlama kaybına karşı en etkili yöntem ise erken tanı. Yozgat İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi Odyometristi Harun Yılmaz, erken tespit edilmeyen işitme kayıplarının geç tedavi edilmesinden dolayı beraberinde anlama kayıplarının da yaşandığını söyledi. 

AŞIRI TERLEME KABUS OLMASIN
AŞIRI TERLEME KABUS OLMASIN

Uzmanlar, “Yaz mevsiminin gelmesi ve havaların ısınması, aşırı terleme yaşayan kişilerin kabusu olabiliyor. Çünkü vücut için doğal bir süreç olan terleme, özellikle sıcak havalarda iş ve sosyal hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Bölgesel aşırı terleme, hastaların kıyafetlerinde iz bırakması sebebiyle açık renk giyinmelerine hatta tokalaşmalarına bile engel olabiliyor” dedi.