Son Dakika

BESLENME OKUL  BAŞARISINI ETKİLİYOR
BESLENME OKUL BAŞARISINI ETKİLİYOR

Diyetisyen ve beslenme Uzmanı Gökhan Elbay,  zor olsa da hem çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimlerinin sağlanması, hem de sağlıklı yetişkinler olabilmeleri için bazı kurallara dikkat etmek gerektiğini belirterek, okul çağı çocuklarında sağlıklı beslenmenin püf noktalarını anlattı.  Elbay büyüme ve gelişimin en hızlı ilerlediği okul çağı döneminde çocukların besin ihtiyaçlarının arttığını ifade ederek, cinsiyet, genetik geçmiş gibi faktörlerin gereksinimlerde belirleyici rol oynadığını söyledi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Elbay çocukların sağlıklı kalması, gelişmesi ve doğru bir beslenme düzenini içeren yemek kültürünün oluşması için ebeveynlere büyük görevler düştüğünü belirterek, özellikle okul çağındaki çocukların iyi beslenebilmesi için tavsiyelerde bulundu. Elbay enerjiyi sağlamak için karbonhidratlar ve yağların son derece önem taşıdığını kaydederek, “Ayrıca, büyüme ve gelişme için olmazsa olmaz bir diğer besin kaynağı ise proteinler. Vücut dokusunun korunması ve onarılması için de ihtiyaç duyulan proteinin karşılanması gerekiyor. Bunun için çocukların et, balık, yumurta, süt ve süt ürünlerinden günde toplam 2-3 porsiyon tüketmelerine özen gösterin. Temel ihtiyaçlardan biri de kalsiyum. Güçlü kemiklerin oluşturulması için çocukluk döneminden itibaren en iyi kalsiyum kaynaklarından olan süt ve süt ürünlerinin yanında koyu yeşil yapraklı sebzeleri tüketmesini sağlayın. Okul çağı döneminde çocukların artan demir ihtiyacını karşılamak için de yine et, balık, kümes hayvanları gibi ürünleri yemesine gayret edin” dedi. Akşam yemeğinin ardından gece boyu 8-12 saat aralığında aç kalan metabolizmayı canlandırmak için sabah kahvaltı yapılması gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Elbay “Günün en önemli öğünü olan sabah kahvaltısı, beyin için gerekli olan glikozun sağlanmasında son derece önem taşıyor. Yapılan araştırmalar, sabah kahvaltı yapmayan çocuklarda halsizlik, baş ağrısı, dikkat eksiklikleri oluşabildiğini ve sonuçta okul başarısının da olumsuz yönde etkilenebildiğini gösteriyor. Dolayısıyla çalışan ebeveynler bile olsanız çocuğunuzun okuldaki performansının artması ve konsantrasyon sorunu yaşamaması için mutlaka kahvaltı yapmasını sağlayın. Kahvaltının günlük enerji ihtiyacının üçte birini karşılayacak besinlerden oluşması önem taşıyor. Bunun için sağlıklı tahıllar (çavdar ya da tam buğday ekmeği gibi), yüksek protein kaynağı olan yumurta, süt ve süt ürünleri, C vitamini açısından zengin meyvelerden oluşan bir kahvaltı menüsü oluşturmaya çabalayın” önerisinde bulundu. Elbay vitamin A, B, D ve E'den ve çinko mineralinden zengin olan yumurtanın kolin içeriği sayesinde beyin fonksiyonlarının düzenli çalışmasını sağladığını bu nedenle çocuğun herhangi bir sağlık sorunu yoksa her gün bir yumurta yemesini tavsiye etti. 

KONTROLLERİNİZİ YAPTIRIN
KONTROLLERİNİZİ YAPTIRIN

Yozgat Halk Sağlığı İl Müdürlüğü 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla bilgilendirici bir açıklama yayımladı. Bazı şikayetlerin başlamasıyla prostat kanserinin anlaşılabileceği sıralayan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, yaptığı açıklamada; “Prostat, erkek üreme sisteminin parçası olan bir salgı bezidir. Mesanenin (idrar kesesi) altında yer alır. Prostatı oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu prostat kanseri gelişebilir. Ülkemizde ve dünyada, erkeklerde akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkla en sık görülen kanser prostat kanseridir. Prostat kanserinin kesin nedenleri bilinmemekle birlikte: Yaş ilerledikçe risk artmaktadır. Birinci derece akrabasında (baba, erkek kardeş, abi) prostat kanseri görülenlerin bu kansere yakalanma riski diğer insanlara göre iki kat daha yüksektir. Doymuş yağlardan (hayvansal gıdalarda bulunan yağlar, tereyağı, margarin, iç yağı, kuyruk yağı) ve kırmızı etten zengin, sebze-meyveden fakir beslenme alışkanlığı prostat kanseri riskini arttırabilmektedir. Prostat kanseri erken evrede hiçbir belirti vermez. Kanser dokusu büyüdükçe aşağıdaki bazı şikayetlere yol açabilir: Sık idrara çıkma, Gece idrara kalkma, Kesik kesik idrar yapma, Zor idrar yapma, Ağrılı idrar yapma, Kanlı idrar, Kanlı meni, Bu şikayetlerin olması prostat kanseri olduğunu göstermez ama bir ipucu olabilir. Bu yakınmalardan en az biri olduğunda, üroloji (bevliye) uzmanına başvurulmalıdır. Prostat kanseri erken tanı konulabilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır.

BETA MİKROBUNA DİKKAT
BETA MİKROBUNA DİKKAT

Çocuklarda ve erişkinlerde sıkça görülen kulak, burun ve boğaz hastalıkları beta mikrobunun habercisi olabiliyor. Uzmanlar, çocuklarda ateşin, yutma güçlüğünün, boğaz ağrısının ve huzursuzluğun devam ettiği durumlarda doktorlara başvurulması gerektiğini belirtti.  Uzmanlar, geçmeyen kulak burun boğaz hastalıklarında beta testi yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Öncelikle çocuklarda geniz eti ve bademcik, hayatın normal akışı içinde gerekli olan dokular. Fakat bazen her şeye rağmen çok sevdiğimiz çocuklarımızı dış etmenlerden korumamıza rağmen onlarda burun tıkanıklığı, ateş, yutma güçlüğü, huzursuzluk, kulağa vuran ağrılar olabilmekte. Burada tabii ki uluslararası standartlarda öngörülen ilk tedaviler öncelikle koruyucu tedaviler. Yani bu koruyucu tedavide ne var; ateş ve yutma güçlüğünün önüne geçilip çocuğumuzun beslenme ve gıda yönünden halsiz düşmemesini sağlamak önceliğimiz. Tabii ki her şeye rağmen ateşin ve yutma güçlüğünün, boğaz ağrısının, huzursuzluğun devam ettiği çocuklarda bizler devreye girmek zorunda kalıyoruz çünkü hastalığın çocuğumuza daha fazla zarar vermemesi açısından ve sosyal hayatının devamı açısından ilaç tedavisine başlamak gerekiyor. Her gördüğümüz geniz eti, bademcik hastalığında antibiyotik tartışılan bir konu ve hemen vermiyoruz. Bunun kriterleri var. Sağlık Bakanlığının son zamanlarda gündeme getirdiği beta mikrobuna karşı bir test de burada önemli, bunu yaptırmakta fayda var. Diğer taraftan bademcikleri çok beyaz beyaz iltihap kapmış, geniz eti iriliğinden dolayı burun tıkanıklığı olan çocuklarımıza ilaç tedavilerini önermekteyiz. Bunlar klasik antibiyotikler, ateş düşürücüler, burun açıcı kısa süreli spreyler olabilmekte. Genellikle bir hafta 10 gün içinde toparlamakta ve daha kısası 72 saat içerisinde genellikle toparlanmakta. Fakat genel vücut düşkünlüğünün ağır olduğu durumlarda serum yolu ile de hastaneye yatırarak bazen tedavi gerekebilmekte" dedi. Uzmanlar,  erişkinlerde bademcik hastalığının daha şiddetli olduğunu belirterek, "İş gücü kaybına ve mali eksikliklere sebep olabilmekte ve daha fazla komplikasyon dediğimiz vücuda yan etkileri olabilmekte. Bunlar arasında eklem ağrıları, romatizmaya çevrilme ihtimali, kalp kapak hastalıkları, böbreklerde glomerulonefrit dediğimiz hastalıkların olabilmesi sayılabilir. Tabii ki burada da en önemli şey hastanın sağlık konforunun biran evvel yerine getirilmesi. Yutma güçlüğünün, boğaz ağrısının olabildiğince hızlı yenilmesi ana amaçlardan biri. Biz bu amaçla öncelikle semptomatik dediğimiz hastanın şikayetlerine yönelik tedavileri ön plandan tutmaktayız. Buna rağmen geçmeyen durumlarda beta mikrobundan şüphelendiğimiz durumlarda antibiyotiği tabii ki tercih etmekteyiz.

ÇOCUKLARDA OKUL DÖNEMİ BESLENME
ÇOCUKLARDA OKUL DÖNEMİ BESLENME

Büyüme ve gelişmenin en belirgin yaşandığı okul döneminde çocukların sağlıklı beslenmesinin önemli olduğu açıklandı.  Sağlıklı beslenme alışkanlığının uygun besin ögeleri ile sağlanması gerektiğini belirten Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay,  okul döneminde beslenme konusunda bazı sıkıntılarla karşılaşılabileceğini söyledi. Okula gidip gelme süreleri iyi ayarlanmadığından, öğünlerde aksaklık ve düzensizlik olabileceğini ifade eden Elbay, "Okulda kalma süresi fazla ise, beslenme açısından sınırlı imkanlarla sağlıklı bir öğün oluşturmak güç olabilir. Eğer evde sağlıklı beslenme davranışı oluşturacak bir model yoksa, çocuk aynı sağlıksız alışkanlığı okulda sergileyebilir. Okulda, arkadaş ortamında beslenme açısından yanlış uygulamaları gören çocuk, sağlıksız beslenme alışkanlıkları edinebilir. Çocuğun aktivitesi fazla veya az olabilir. Sağlıklı vücut ağırlığı korunamayabilir. Karşılaşılabilecek bu tür problemler, sağlıklı beslenme davranışını hayata geçirmeyi güçleştirebilir. 

HAZIMSIZLIĞA YOL AÇIYOR
HAZIMSIZLIĞA YOL AÇIYOR

Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay,  kurbanlık hayvanın kesildikten sonra etinin 24 saat dinlenmeden tüketilmesinin sindirim problemlerine yol açtığını söyledi. Elbay,  etlerin kavurma ve kızartma olarak değil, yağsız olarak tüketilmesi gerektiğine dikkat çekti.  Öğünlerde genellikle ölçünün kaçtığı Kurban Bayramlarında sağlıklı beslenme tüyoları veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay,  özellikle kalp, diyabet, böbrek ve yüksek tansiyon hastalarının bayramı dikkatli geçirmeleri gerektiğini söyledi. Etlerin kızartma ya da kavurma olarak tüketilmemesini, yağsız olarak hazırlanmasını öneren Elbay,  "Bireylerin hastalık riski ve sindirim problemleri yaşamamaları adına bunu istiyoruz. Etleri tüketirken yanında C vitamini yüksek gıdalar da tüketilmeli. Salataların üzerine limon sıkarak ya da taze sebzelerle beraber tüketilmesini istiyoruz ki bireyler etin içerisindeki demirden en iyi şekilde yararlanabilsin. Ayrıca, kilo problemi yaşanmaması adına etin yanında pilav ve makarna yerine tam buğday ekmeği ya da bir kase çorba tüketmek daha doğru bir tercih olacaktır" ifadelerini kullandı. Etin saklama koşullarına ilişkin bilgiler de aktaran Elbay,  etlerin büyük parçalar yerine tek kullanımlık parçalar halinde saklanması gerektiğini kaydederek "Etler, eğer buzdolabında saklanacaksa 1-2 gün, ileri tarihlerde tüketilecekse derin dondurucuda eksi 18 derecede 1-2 ay saklanması daha uygun oluyor" şeklinde konuştu. Yüksek kolesterol nedeniyle ilaç kullanan bireyler ile fazla kilosu olan vatandaşların et tüketiminde dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Elbay,  şöyle devam etti: "Geleneksel olarak kurban kesildikten sonra kahvaltılarda dahi hemen et tüketilmeye başlanıyor. Bu mide ve bağırsak problemi yaşayan bireyler için ciddi anlamda rahatsızlık riski taşıyor. Etler ilk kesildiğinde 24 saat süreyle 'ölüm katılığı' dediğimiz, etlerin sert kaldığı durum oluşuyor. Bunun için etin bir süre dinlenmesi gerekiyor. Mangal yaparken de etin çok yanmamasına, kömürle çok temas etmemesine, 10-15 santimetre kadar mesafe olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca kuyruk yağlarını ve iç yağlarını ise tüketmelerini önermiyoruz. Etin çok yakılmaması ama içinin de iyi pişmesi lazım. Aksi durumlarda bireylerde ciddi anlamda sindirim problemlerinin yaşandığını görüyoruz. Etler, lif kaynakları olmadığı için yine sindirim sorunları yaşanmaması adına yanında sebze ya da salatalar gibi lif kaynağı olacak gıdaların tüketilmesini öneriyoruz."

DİŞ SAĞLIĞINI TEHDİT EDEBİLİR
DİŞ SAĞLIĞINI TEHDİT EDEBİLİR

Uzmanlar, bayramdaki beslenme alışkanlıklarımızın diş sağlığını tehdit edebileceğini belirtti. 

ETİ DİNLENDİRDİKTEN SONRA TÜKETİN
ETİ DİNLENDİRDİKTEN SONRA TÜKETİN

Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay, başta mide ve bağırsak hastaları olmak üzere herkesin yeni kesilmiş et tüketimine dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

ET TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN
ET TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN

Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay, bayramda et tüketimine dikkat çekerek, “Mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlık alın ve kesilen kurbanı 1-2 gün (24-48 saat) soğutucuda beklettikten sonra tüketin” dedi. 

YAZ AYLARINDA ARTIYOR
YAZ AYLARINDA ARTIYOR

Yaz aylarında kene ısırmalarına bağlı olarak “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi” vakalarının artış gösterdiğine dikkat çeken uzmanlar, kene ısırmalarının ölümcül olabileceğini söyleyerek uyardı.

HAYDİ YOZGAT KAN BAĞIŞINA
HAYDİ YOZGAT KAN BAĞIŞINA

Türk Kızılayı Kan Bağış Tırı Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda kan alımına başladı. Türk Kızılayı Yozgat Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem İlker yaptığı açıklamada “19-26 Ağustos 2017 tarihlerinde saat: 10.00 – 18.00 arasında kan bağışı kabul edilecektir.